Bahçeli: Erdoğan Türkiye’ye uzaydan bakıyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Politika

Bahçeli: Erdoğan Türkiye’ye uzaydan bakıyor

MHP lideri Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ı küresel krize ilişkin değerlendirmeleri nedeniyle eleştirdi. Bahçeli, Erdoğan’ın başka gezegende yaşadığını ve Türkiye’ye uzaydan baktığını söyledi.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV
Güncelleme: 15:54 TSİ 02 Aralık 2008 Salı

ANKARA - Partisinin grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli, Türkiye’nin kötü yönetim ve siyasi öngörüsüzlük nedeniyle ekonomik kriz ağına düştüğünü öne sürdü. MHP lideri, “Hükümet ekonomik sorunların tespitinde ya gafildir, ya umursamazdır ya da idraksizdir” dedi.
Haberin devamı


Bahçeli, Merkez Bankası’nın finansal istikrar raporundaki veriler ile Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarının taban tabana zıt olduğunu da söyledi. Erdoğan’ın “Krizi fırsata çevireceğiz” sözleri de MHP liderinin hedefindeydi. Bahçeli, “Eğer Başbakan’ın fırsattan kastettiği paradan para kazanan yağmacı, talancı, ihale komisyoncusu siyasi yandaşlarıysa diyeceğimiz birşey yoktur. Nedense fırsatlar aziz millet fertlerine hiç uğramamış, sürekli olarak Başbakan ve siyasi çevresine rastlamıştır” diye konuştu.

Bahçeli, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Geldi gelecek, etkiledi etkileyecek tartışmaları yapılırken, krizin olumsuz yansımaları Türkiye ekonomisini kuşatmaya başlamıştır. Ülkemiz kötü yönetim ve siyasi öngörüsüzlük yüzünden yeni bir ekonomik krizin ağına göz göre göre düşmüştür.

Bugün itibariyle, güvensizlik ve belirsizliğin kısır döngüsü, alınacak önlemlerin bir sonuç doğurmamasına yol açacak kadar güçlenmiş ve kemikleşmiştir.

Bu aşamada bile, hükümet tarafından, hala krize kaşı neler yapılabilir tartışmalarının dillendirilmesi abesle iştigaldir, telafisi olmayacak bir sorumsuzluk örneğidir.

AKP hükümetinin krizi anlamadaki siyasi yeteneksizliği ve buna karşı tedbir geliştirmekteki yavaşlığı, krizi yönetilebilir ve önlenebilir olmaktan her geçen gün uzaklaştırmaktadır.

Vatandaşlarımızın kahir ekseriyeti ekonomideki sorunları alabildiğine yaşamakta, kış aylarının etkisini hissettirdiği şu günlerde sıkıntıları gün geçtikçe artmaktadır.

Kriz artık vatandaşımızın özel hayatına sirayet etmiş, marketlerde, pazarlarda yapılan alış verişlerin azalmasına, filelerin boşalmasına yol açmış; aziz vatan evlatları ekmeklerini kazanmanın derdine düşmüştür.

“Yağmurda yürüyüp ıslanmamak mümkün değil“ diyerek şimdiden krize karşı mazeretler üretmeye çalışan Başbakan Erdoğan için yoksulluk, işsizlik ve çaresizlik içinde çırpınanlar; sadece siyasi mülahazalar sebebiyle hatırlanıp gündeme getirilmekte ve politik hamlelerine alet edilmektedir.

Biz Başbakan’ın sözünü ettiği bu yağmuru, daha kara bulutlar görünür görünmez aylar öncesinden haber vermiş, yağmur sağanağa dönmeden tedbir alınmasını talep ederek halde yaşanacak selin ağır tahribata neden olacağını söylemiştik.

Maalesef aradan geçen süre bizleri haklı çıkarmak üzeredir. Sürecin bu şekilde gitmesi durumunda; kriz, Başbakan Erdoğan ve partisini siyasi tarihin karanlık tüneline itecek bir daha da oradan çıkarmayacaktır.

Burada bizi ilgilendiren asıl husus, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin akıbeti değildir.

Aziz milletimizin her yönden maruz kalacağı ağır buhran halidir.

Muhterem Milletvekilleri,

Ekonomik krizler; genel anlamda, hakim ekonomik sistemin çelişkilerinin bir sonucu olup, karmaşıklaşan ve küreselleşen iktisadi ilişkilerin kontrol edilemez bir duruma gelmesiyle somutlaşan bir dengesizlik halini gösterirler.

Ancak, etkili ve tutarlı yöntemlerle krizlerin engellenmesi, en azından etkisinin azaltılması mümkündür.

Bunun için öncelikle muhatap olunan sorunların gerçekçi bir tespiti ve çözüm için atılacak adımların sağlam ve derinliğinin olması bize göre elzemdir.

Bunlardan daha da önemlisi; siyasi sorumluk taşıyanların, her kesimde güven ve kararlılık imajını uyandırmalarıdır.

Ne var ki, bu görüşlerimize uygun manzara ülkemizin şu andaki siyasi ve ekonomik atmosferinde bulunmamaktadır.

AKP hükümetine hakim olan panik, iş bilmezlik, uyum ve karar almadaki zaafiyetler, sorunları büyütücü bir işlev görmekte, ekonomideki problemlerin çoğalmasına zemin hazırlamaktadır.

Geçen haftaki konuşmamda bu konuya temas etmiş; Başbakan Erdoğan ve yol arkadaşlarında görülen uyum ve koordinasyon eksikliğinden, yaklaşım farklılığından, açıklamalardaki çelişkilerden bahsederek krizin baskını hissettiğimiz şu günlerde, bu tablonun kaygılarımızı daha çok arttırdığını vurgulamıştım.

Aradan geçen bir hafta içinde, kusurlar telafi edileceği, yanlışlar düzeltileceği yerde, tutarsız siyasi ve ekonomik yaklaşımlara her gün bir yenisi eklenmiştir.

Bu durum karşısında, elimizde AKP zihniyetini tanımlayabileceğimiz üç seçenek kalmıştır.

Hükümet ekonomik sorunları tespitte ya gafildir, ya umursamazdır yada idraksizdir. Bunun bize göre başka anlamı bulunmamaktadır.

Krize karşı alınacak somut tedbirlerden öncelikli olarak, çok ciddi olumsuzluklara kapı aralayabilecek bu zaafiyetten bir an önce çıkılması zorunluluktur.

Geçtiğimiz günlerde, Merkez Bankası tarafından açıklanan Kasım ayı Finansal İstikrar Raporu’nda; küresel ekonomide beklenen yavaşlama ve emtia fiyatlarındaki düşüş eğiliminin, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin enflasyon oranlarına olumlu olarak yansıyacağı ve önümüzdeki aylarda küresel enflasyondaki düşüşün hızlanarak süreceği öngörülmüştür.

Buna rağmen bu açıklama sanki hiç olmamış gibi, Başbakan Erdoğan son Ulusa Sesleniş Konuşmasında; küresel ekonomide bir daralma yaşandığını, talebin düştüğünü, gıda ve emtia fiyatlarının arttığını, birçok ülkede enflasyonun yükselişe geçtiğini ifade etmiştir.

Bu iki farklı ve birbiriyle taban tabana zıt tespitlerin hangisi doğrudur?

Ekonomideki sorunlara karşı, tedbirler böylesine bir siyasi felç haliyle mi alınacaktır?

Krizin baskınını ve etkisini hissettirdiği bu zaman içinde, var olan uyumsuzluğun ve çelişkinin hesabını kim verecektir?

Biz, Başbakan Erdoğan ve yol arkadaşlarında görülen uyum ve koordinasyon eksikliği derken, bu ve benzeri garabet durumları kast etmiştik.

Krizi anlama ve teşhis konusundaki kaygı verici bunalımın, Başbakan Erdoğan ve ekonomi bürokrasisinde var olan kafa karışıklığının giderek yoğunlaştığını bu vesileyle üzülerek ifade etmek istiyorum.

Ekonomik krizin Avrupa kaynaklı olduğunu söyleyerek, bir kez daha derin bir değerlendirme yanlışının içine düşen Başbakan Erdoğan’ın; krizin faturasının hükümetine çıkarılamayacağını söylemesi, bize göre başına gelecekleri anlamış olduğunu göstermektedir.

Israrla ve inatla, bir sel gibi ilerleyen ekonomik krizin teğet geçeceğini tekrarlayan Başbakan Erdoğan, krizin fırsata çevrileceğini de durmadan dile getirmektedir.

Eğer Başbakan Erdoğan’ın fırsattan kast ettiği; paradan para kazanan yağmacı, talancı, ihale komisyoncusu siyasi yandaşlarıysa diyeceğimiz bir şey yoktur.

Zira altı yıldır gün onların günü olmuştur. Milletimizin alın teri, helal kazancı sömürülmüş, fakirlik ve mağduriyet reva görülmüştür.

Nedense fırsatlar aziz millet fertlerine hiç uğramamış, sürekli olarak Başbakan Erdoğan ve siyasi çevresine rastlamıştır.

Çiftçimizin tarlasından elde ettiği ürünü para yapmamış, işçimiz tezgâhının başında perişan olmuş, esnafımız mal satamamış, memurumuz ekmeğini dahi zor alır bir duruma gelmiş, emeklimiz pazarda sadece tezgâhlara bakar olmuş; ancak Başbakan Erdoğan’ın yandaşları ise servetlerine servet katmıştır.

Bildiğimiz ve inandığımız bir şey vardır. Kriz asla, ama asla milletimiz için bir fırsat değil, bir sosyal afettir.”

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları