İlk eserlerinde kübizm ve dadaizm etkileri gösteren Dali, Madridde geçirdiği yıllarda, kendisi gibi avangart sanata meraklı olan film yapımcısı Luis Buñuel ve şair Federico García Lorca ile yakın arkadaş oldu. 1923te disiplinsizlik yüzünden geçici olarak okuldan uzaklaştırılan Dali, aynı yıl Gironada anarşist gösterilere katıldığı için tutuklandı ve bir süre gözaltında tutuldu. 1925te okula geri döndü ve Barcelonada ilk kişisel sergisini açtı. Dali 1926da Parise gitti ve büyük saygı duyduğu Pablo Picasso ile tanıştı. Sonraki birkaç yıl boyunca, Dalínin eserlerinde Picasso etkisi ağır basacaktı. Mart 1928de sanat eleştirmenleri Lluís Montanyà ve Sebastià Gasch ile beraber, sanatta modernizmi ve fütürizmi savunan Sanat Karşıtı Katalan Manifestoyu yazdı.
GALA İLE TUTKULU BİR AŞKIN BAŞLANGICI
1929da arkadaşı Luis Buñuel ile beraber çektikleri Bir Endülüs Köpeği adlı avangart kısa film, sürrealist sanat çevrelerinde ikiliye büyük şöhret kazandırdı. Aynı yıl ikinci kez Parise giden Dalí, burada ressam Joan Miró aracılığıyla sürrealist akımın öncüleri André Breton ve Paul Éluard ile tanıştı. Éluardın karısı Gala tanıştıkları andan itibaren Dalínin ilgisini çekti ve 1929 yazında Dali ile Gala arasında, sonradan evliliğe dönüşecek olan tutkulu bir ilişki başladı.
 |
| Belleğin Azmi ya da diğer adıyla Eriyen Saatler. |
1931 yılında Dali, en meşhur eseri olan Belleğin Azmiini yaptı. Yumuşak Saatler ya da Eriyen Saatler olarak da bilinen eserde, geniş bir kumsal manzarası önünde eriyen cep saatleri resmedilmiştir. Eser genel olarak, katı ve değişmez zaman kavramına karşı bir protesto olarak yorumlanır. Dali sonradan bu resmin ilhamını, sıcak Ağustos güneşi altında erimekte olan bir Camembert peynirinden aldığını yazacaktı.
1934te New Yorkta bir sergi açan Dali, ABDde büyük sansasyon yarattı ve büyük üne kavuştu.. 1937de Hollywooda giderek zamanın meşhur komedyenleri Marx kardeşler ile tanıştı ve onlar için bir film senaryosu yazdı. 1938 yazında ise Londrada, hayranı olduğu Sigmund Freud ile tanıştı ve ünlü psikologun birkaç portresini yaptı. Tüm sürrealistler gibi Dali de bilinçaltının dışavurumuyla ilgileniyor ve Freudun bilinçaltı konusundaki yazılarını ilgiyle takip ediyordu.
FAŞİST REJİMİ DESTEKLEDİĞİNİ AÇIKLADI
1936da başlayan ve tüm İspanyayı kaosa sürükleyen İspanya İç Savaşı, 1939da General Francisco Franconun galibiyetiyle sona erince, Dali yeni kurulan faşist rejimi desteklediğini açıkladı. Bunun üzerine, çoğunluğu Marksist olan ve Dalinin abartılı dikkat çekme çabalarından hoşlanmayan sürrealistler, Daliye açıkça sırtlarını döndüler. Sürrealist grubun önderi Breton, Salvador Dalinin isminden iğneleyici bir anagram çıkardı: Avida Dollars (Dolar Heveslisi). Dali ise cevap vermekte gecikmedi: Le surréalisme, cest moi! (Sürrealizm benim!) Sürrealistler ve Dali arasındaki çekişme, Dali ölene kadar devam etti. Dali 1951de Katolisizmin ve modern bilimin bazı kavramlarını sentezlediği Mistik Manifestoyu yayımladı. Yine bu dönemde Dali, tuvale boya sıçratma, hologramlar, optik yanılgılar ve stereoskopi gibi pek çok değişik teknikle denemeler yaptı. |
| Dali-Gala aşkı |
GALANIN ÖLÜMÜ
10 Haziran 1982de Dalinin çok sevdiği karısı, menajeri, modeli ve ilham perisi Gala hayatını kaybetti. Galanın ölümünden sonra yaşama isteğini kaybeden Dali, karısının öldüğü ve gömüldüğü Púbol Kalesine yerleşti ve münzevi bir hayat sürmeye başladı. 1983te Púbol Kalesinde yaptığı Serçenin Kuyruğu adlı tablo, Dalinin son eseri olacaktı..
Dali, 23 Ocak 1989da kalp yetmezliğinden öldü ve Figuereste kendi adını taşıyan müzenin mahzenine gömüldü.
Dali hayatı boyunca, 1500den fazla resim ve onlarca heykelin yanı sıra, çeşitli taş baskı eserler, kitap illüstrasyonları, tiyatro dekorları ve kostümleri üretmiştir. Ayrıca, Man Ray, Brassaï, Cecil Beaton ve Philippe Halsman gibi fotoğraf sanatçılarıyla ve Elsa Schiaparelli, Christian Dior gibi moda tasarımcılarıyla beraber çalışmıştır.
 |
| Figueres'teki Dali Gala Tiyatro Müzesi. |
Bugün Dalinin eserlerinin büyük çoğunluğu, Figueresdeki Dali Tiyatro ve Müzesinde bulunur. Floridanın St. Petersburg kentindeki Salvador Dali Müzesi, Madriddeki Reina Sofia Müzesi ve Los Angelestaki Salvador Dali Galerisi de sanatçının yüzlerce eserini barındırır. Dalinin 1965te New Yorktaki Rikers Island Hapishanesine bağışladığı çarmıha gerilmiş İsa resmi, 1981e kadar hapishanenin yemekhanesinde asılı durduktan sonra buradan alınarak hapishanenin lobisine asılmış, 2003te ise kimliği belirsiz kişilerce lobiden çalınmıştı.
1942 yılında Dali, Salvador Dalinin Gizli Hayatı isimli otobiyografisini yayımlayan Dali, 1945-46 yıllarında, Walt Disney ile beraber Destino, Alfred Hitchcock ile beraber Spellbound filmlerinin yapımında çalıştı. 1947de sürrealist bir Picasso portresi yaptı. Katalonya doğumlu olan Dali, 711 yılında İspanyayı fethetmiş olan Mağribilerin soyundan geldiğini iddia etmiş, süslü ve cafcaflı olan her şeye, lüks hayata ve doğu kıyafetlerine olan düşkünlüğünü de Arap kökenine bağlamıştır.
Dali sanatıyla ve yaşamıyla olduğu kadar eksantrik giyimi, davranışları ve sözleriyle de dikkat çekmişti.
ÜNLÜ SÖZLERİ:
Dahi değilsen bile öyle davran kesin dahi sanarlar.
Çocukluğumun daha ilk yıllarında kendimi sıradan ölümlülerden ayrı tutan şirret bir düşüncem vardı. İşte o yüzden bugün başarılıyım ben.
Bir dahi olacağım ve herkes bana hayran kalacak. (16 yaşında defterine yazdığı yazı )
Soytarı olan ben değilim, deliliğini gizlemek için ciddiyet oyunu oynayan şu aklın, mantığın alamayacağı ölçüde sinsi, bönlüğünden bile habersiz toplum.