İstanbulun yüzyıllık çınarları, dişbudakları, ıhlamurları bilinçsizce budanmasaydı acaba bugün nasıl görünürdü? Prof. Dr. Cemil Ata ve Yrd. Doç. Gülveli Kaya işte bunu bir sergiyle gösteriyor. Ata, Kültür başkentine bu ağaçlar hiç yakışmıyor diyor.
İSTANBUL - NTVMSNBC, bundan bir süre önce İstanbulun yüzyıllık çınarlarına ne oldu? haberiyle İstanbulun ölüme terk edilen ağaçlarını kamuoyuna duyurmuştu. Kabak budama yöntemiyle katledilen bin kadar ağacı Yeditepe Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cemil Ata fotoğraflamıştı. Prof. Atanın fotoğraflarını da Yrd. Doç. Gülveli Kaya resimledi. Eğer ağaçlar yanlış budanmasalardı fotoğraftaki gibi görünecekti.
Bu süreçte belediyelerle görüşmelere başlayan Ata, belediyelerin hatalı budamaya son vermelerini sağlamak ve kamuoyunu bilgilendirmek için 18-24 Ağustos tarihleri arasında Yeditepe Üniversitesinde, 25- 30 Ağustosta Odakulede sergi açmaya hazırlanıyor.
Prof. Ata, İstanbulun ağaçlarının bir kültür başkentine yakışır olması gerektiğini şu sözlerle anlatıyor: Beşiktaş meydanında, 200 yaşındaki o fevkalede güzel çınar... Bıraksanız 600 sene yaşayacak ama biz öldürmüşüz. Barborosdan iniyorsunuz, karşınızda güzellik abidesi olabilecek bir ağaç, ama ölüme terk edilmiş... İstanbul 2010da Avrupa Kültür Başkenti olmaya hazırlanıyor, kültür varlıkları restore ediliyor. Ağaçlar da kültürün bir parçası. Tarihi yapılar gibi... Yüzlerce yıl öncesinden bize kalmışlar. İstanbulun ağaçları bir kültür başkentine yakışır olmalı...
AĞAÇLAR OLMASA BİNALAR ÇIRILÇIPLAK KALIR Ben gördüğüm bütün ağaçları fotoğrafladım. Şimdi yetkililere sormak istiyorum, Binalara ilgi gösteriyorsanız ama öldürülmüş ağaçlarla neden ilgilenmiyorsunuz?.. Kent içindeki ağaçlar o kentin güzellikleridir. Tarihi binayı yapmışız ama o ağaçlar olmasa binalar tek başına çırılçıplak kalır. Ağaçlar da o sanatın bir parçasıdır. İstanbul niye kötü gözüküyor; çünkü bakımsızlık var. Bir kentte binalardan önce ilk göze çarpan ağaçlardır. Dolmabahçe Sarayının etrafında yanlış budamadan dolayı kaç ağaç ölmüş, bunun farkında değiliz. Ölmüş ağaç çirkinlik kaynağıdır. Hiç olmazsa bundan sonrakileri öldürmememliyiz.
BİNALAR GİBİ ONLAR DA RESTORE EDİLEBİLİR Prof. Ata yapılması gerekenleri de şöyle sıralıyor: Ölmüş (öldürülmüş) ağaçlar ve hasta ağaçlar yenileriyle değiştirilmeli. Sık dikimden vazgeçilmeli. Siper altı dikim yapılmamalı. Yetiştirme ortamına uygun tür seçimi yapılmalı. Iskarta fidan dikimine son verilmeli. Kabak budamaya son verilmeli. Her ağaç tek tek ele alınıp şekil verilmeli. Her ağacın topraktaki yaşam alanı ızgara ile korunmalı. İstanbulun açık yeşil alanlarında sağlıklı ve güzel 10 milyon ağaç bulunmalı.
BİR HOCA KENDİ KENDİNE KONUŞTU OLMASIN Prof. Ata sergi hakkında da, 250 tane afiş olacak. 250 resimin üzerine, Beni bu hale kim getirdi, beni neden bu hale getirdiniz? diye yazacağım. Sergimiz ses getirirse en azından gelecek seneler için yapılacak budamalarda etkili olur. Yoksa yine bir hoca kendi kendine konuştu olur diyor. İstanbulun yüzyıllık çınarlarına ne oldu?
hoca çok güzel anlatmış.
belediye 3 haftada ölecek laleler
dikeceğine bir ömür yaşayacak ağaçlar
dikmeli, sağlıksız ağaçlara uygun
bakımlarda bulunmalı.
betonların arasında iki parça yeşil
görebilsek kötümü olur?
BAŞAR BARIŞ - İstanbul
08 Ağustos 2008, Cuma 08:18
Biz Türkler ağacı sevmeyiz ama betona
bayılırız. Biz Türkler gerçekten
aptalız.
alpaslan duman - İstanbul
07 Ağustos 2008, Perşembe 21:50
soldaki resim canım vatanımın
insanları= sağdaki resim oy vererek
bizim haklarımızı korumak üzere
seçtiğimiz VEKİLLERİMİZ... özür
dilerim gazi yazmayı unuttum