Keneyi radyasyonla kısırlaştırma projesi
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Keneyi radyasyonla kısırlaştırma projesi

Laboratuvarda yetiştirilen ve radyasyonla kısırlaştırılan erkek keneler doğaya salınarak dişileri döllemeleri sağlanacak. Bu yöntemle virüslü keneler zamanla yok olacak.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 11:54 TSİ 10 Temmuz 2008 Perşembe

ANKARA - Ankara Üniversitesi (A.Ü) ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) iş birliğinde yürütülen projeyle virüslü kenelerin soyu radyasyonla kurutulacak. Proje yürütücüsü AÜ Veterinerlik Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Zafer Karaer, projenin AÜ ile TAEK işbirliğinde yaklaşık 2 yıl önce başlatıldığını belirterek daha önce başka ülkelerde gerçekleştirilen çalışmanın Türkiye’de ilk kez uygulandığını bildirdi.
Haberin devamı

Projede laboratuvar ortamında deney hayvanı olarak üretilen erkek keneleri kullandıklarını anlatan Karaer, bu keneleri belirli dozlarda radyasyonla ışınladıklarını kaydetti. Karaer, laboratuvar şartlarında gerçekleştirilen bu işlemlerin ardından erkek kenelerin dişileri döllemesini sağladıklarını söyledi.

ERKEKLERLE REKABET EDEBİLECEKLER
Laboratuvarda döllenen dişilerin yumurtalarını incelediklerini kaydeden Karaer, yumurtalardan çıkan kenelerin sayısı, yaşam süreleri gibi verileri değerlendirdiklerini söyledi.

Normal erkek keneler ile radyasyonla ışınlanmış erkek kenelerin dişilerle çiftleşme farklılıkları ve rekabet durumlarını da incelediklerini bildiren Karaer, şöyle konuştu:

“Çünkü doğadaki erkekler dişilerle çiftleşmede daha avantajlı durumdadır. Doğadakilerin rekabet gücünü, çiftleşmesini engellemek için yöntemler bulduk,rekabet edebilecek erkekler yetiştirdik. Sonuçlar memnuniyet verici. Ama zaten tamamen yumurtadan larva çıkmaması bir şey yok. Radyasyonun dozunu artırınca doğadakilerle rekabet gücü çok azalır. Radyasyonunun dozunu çok iyi ayarlamak lazım. Buna bağlı olarak da bazı dozlarda hem rekabet gücüne sahip, hem de yumurta vermemesi veya yumurtadan larva çıkmaması değil bizim tezimiz. O zaman şansımız da olmazdı. Çünkü bu tür, doğada rekabet edemiyordu.”

Karaer, radyasyonla ışınlanmış kenelerin döllediği yumurtalardan çok azının canlı olduğunu bildirerek, “Az miktarda larva çıkıyor. Bu larvaların da yaşam süresi diğerlerine göre daha kısa süreli oluyor. Burada bu tür avantajlar var. Sonuçları daha kesin belirlenmedi. Fakat bugüne kadar elde etmiş olduğumuz sonuçlar müspet” diye konuştu.

10 ERKEK KENE YERİNE RADYASYONLU 100 KENE
Prof. Dr. Karaer, dişi bir kenenin bütün hayatı boyunca yalnızca bir kez çiftleşebildiğini belirtti. Kenelerde KKKA hastalığına neden olan virüsü hem erkek hem de dişi kenelerin taşıdığını anlatan Karaer, projeyle virüsün etki alanının daraltılacağını vurguladı.

Radyasyon verilmiş keneleri, uygulama alanı belirleyerek doğaya salacaklarını anlatan Karaer, bölgedeki kene popülasyonuna bakarak, virüs taşıyıcısı kenelerin doğadaki miktarlarının tespit edileceğini ve bölgeden toplanan her 10 erkek kene yerine 100 radyasyon verilmiş erkek kene bırakılacağını kaydetti.

Karaer, sözlerini şöyle tamamladı:

“5-10 yıllık bir süreçtir. Ama olumlu gidecek bir süreç oluşturması bakımından önemlidir. Kimyasallarda olduğu gibi her yıl farklı kimyasallardın ortaya çıkarılmasını gerektiren bir süreç değildir. Bu daha olumlu bir bakış açısıdır. Ekosistemi de çok fazla yıpratmayacağız. Ekosistemdeki yaratıklarla çok fazla oynamadığımız için onların canlı kalmasını sağlıyoruz. Bizim amacımız virüs oranını azaltarak, virüsü o türün içerisine hapsetmek.”

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

mustafa çimen  - Kayseri
11 Temmuz 2008, Cuma 15:16  
kesinlikle tavsiye etmem bu tür çalışmalarla elde edilen kenelerin en az 10-15 sene takip edilmeleri ve 2-3-20-10000 kuşaklarınında incelenmesi gerekir. neticesi daha vahim olabilir. sadece biyolojik mücadele yöntemleri yeterlidir. doğaya keklik bıldırcın yaban tavuğu bırakılmalı ve kuş avcılığı yasaklanmalı

sedat  - Denizli
10 Temmuz 2008, Perşembe 20:07  
güzel kardeşim kırım kongo virüsüyle mücadele etmek mi ekosisteme müdahele.bu kenelerin sayısı son yıllarda çok arttı ki bunun doğal değil yapay bir etkiyle olduğunu düşünüyorum.daha doğrusu yayılmasını sağlayan bir hata ve denetimsizlikten kaynaklı.sığırlarla yayılıyor bu en fazla ve bizim sığırlarımızın ve küçük başların bakımı da meşhurdur.bilim adamı ne yapsın siyasetçi ve bakanlıl düşünecek diğer önlemleri.bilim adamı sorunu çözer kırım kongo virüsünü de yok eder isterse.zaten bu ülkenin doğal ortamına ait olmadığını adından anlarsın.

Auhar  - Yurt Dışı
10 Temmuz 2008, Perşembe 17:26  
"kuş gribi" nedeniyle itlaf edilen kümes vs.. türleri , ve yıllardır bilinçsiz & açgözlüce düşman öldürür gibi öldürülen orman - yayla kanatlılarının "yok" seviyesine gelen sayıları eko dengeyi mahvetmiştir , komplo teorileri üretip başka devletleri suçlamak çok alışageldik bir davranış Türkiye"de...

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları