Bedenimiz Bizimdir İnisiyatifi üyeleri, Gülcan Kösenin Galata Köprüsünde balık tutarken hayasızca hareket ettiği gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılmasını protesto etti.
İSTANBUL - Beyoğlu Tünel Meydanında toplanan Bedenimiz Bizimdir İnisiyatifi üyesi kadınlar, ellerindeki pankartlarla yürümeye başladı. Devlet Elini Bedenimden Çek, Kadınlarınız Değil Kadınlarız., Yaşasın Kadın Dayanışması ve Cinselliğimiz Bizimdir şeklinde slogan atan kadınlar, yürüyüşünü Galata Köprüsü üzerine kadar sürdürdü.
Burada grup adına açıklama yapan Zelal Yalçın, hayasızca Galata Köprüsüne geldiklerini belirterek, Son dersimizi Galata Köprüsünde aldık. Öğrendik ki bir kadın, tek başına, taytı ve t-shirtyle balık tutuyorsa, hayasızlık suçundan 5 ay hapse mahkum edilebiliyormuş. Çünkü bu kadın köprüdeki bazı erkeklere göre genel ahlakı rencide etmiş dedi.
HAYASIZCA HAREKETLER TCKDAN ÇIKARILSIN Feministlerin ve kadın örgütlerinin bu kararı protesto ettiğini ifade eden Yalçın, TCKdan hayasızca hareketler ifadesinin çıkarılmasını istediklerini belirtti.
Zelal Yalçın, genel ahlak kurallarının zamana ve topluma göre değişkenlik gösterdiğini, göreceli olduğunu kaydederek, Hukuk sisteminde kavramların yer alması kadınlara karşı ayrımcılığı ve eşitsizliği meşrulaştırmaktadır. Tüm uğraşlarımıza rağmen TCKnın 225. maddesi yasadan çıkartılmadı. Kabul edilene kadar mücadelemiz devam edecek diye konuştu.
Yalçın sözlerini şöyle sürdürdü:
Temel ahlak kuralları zamana ve topluma göre değişebilir ve anayasada bu tip maddelerin bulunması kadınların özgürlüğünü kısıtlandırmaktadır. Bu meşrutiyet ve erkek egemenliği yüzünden kadınlar zarar görmektedir. Bu inisiyatifin platform biçimini alması için çalışmalarımız devam edecek. Biraz daha çalışma yapılması gerekiyor. Bu son yaşanan olaylarla ilgili Türkiyenin her yerindeki kadın kuruluşlarından tepkiler geliyor. Biz bedenlerimizin yazılı ya da sözlü yöntemlerle denetim altında tutulmasına izin vermeyeceğiz. Erkek egemen sistemin, güvenlik mensuplarının ve yargının bu maddeleri aleyhimize kullanmalarına izin vermeyeceğiz ve kazanımlarımızı korumaya devam edeceğiz.
KARAKUŞ: TBMMYE DİLEKÇE SUNACAĞIZ
İnisiyatif yürüyüşüne katılan feminist aktivistlerden Filiz Karakuş ise Bu, temsili ve politik mesajları fazla olan bir eylemdi, gerekli katılımın sağlandığını düşünüyorum. Çünkü İstanbuldaki pek çok kadın derneğinden insanlar geldi ve bunu çok olumlu buluyorum dedi.
Karakuş, şunları söyledi:
225nci maddenin iptal edilmesini talep ediyoruz, çünkü bu madde Güncel Köse örneğinde olduğu gibi, genel ahlak adına genel cezaya dönüştürülmesine yol açıyor. Bu yüzden tüm kadın kuruluşlarından tek tek imza toplayarak, bu konudaki dilekçemizi TBMMye sunacağız ve sadece 225nci madde değil, genel ahlakla ilgili diğer maddelerin de iptal edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü bu bir zincirdir ve genel olarak toplumda gelişen muhafazakar halkanın kadınlara yansıtılmasına sebep oluyor. Maalesef 225nci madde, yoruma açık bir gelişme bu madde geriye gitti ve iki sevgilinin sokakta dolaşırken dudağına bir buse kondurmasını bile teşhircilik olarak sayan bir maddedir. Uluslararası anayasalardaki bu tip maddeler alenen cinsel ilişkiyi kapsadığı halde bizim anayasamızdaki bu madde, gerekçesiyle bu işi genişletmiştir.
5 AY HAPİS CEZASI Galata Köprüsünde uygunsuz giysiyle balık tutarak çevreyi rahatsız ettiği iddiasıyla İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesinde yargılanan Gülcan Köse, Türk Ceza Kanununun, Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır hükmünü içeren TCKnın 225. maddesi gereğince 5 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Mahkeme, sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluştuğu, Kösenin 5 aylık hapis cezasının, 1 yıllık denetim süresinde bir daha suç işlememesi koşuluna bağlı olarak ertelenmesine hükmetmişti.
deniz başka.çarpıtmayalım.bu şort
tişört meselesi değildir.bu işi
yürürten kişiler bilmiyorlar mı bu
kadar saçma bişeyden ceza
alınmayacağını.kıyafeti kesinlikle
öyle değildir.
zuleyha - Ankara
11 Temmuz 2008, Cuma 11:56
denizde durum başka ama sokak
ortasında kılık kıyafetinde bir adabı
vardır.bencede bu bir tişört ve bir
tayt değildir. yani, o kadarda değil
artık bu kadarda saaçmalık olmaz. o
zaman çoğu bayan ceza yer.inanmayın
tişört şorta ceza verileceğine