Gazeteler ‘Kanlı Temmuz’ planını yazdı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Gazeteler ‘Kanlı Temmuz’ planını yazdı

Sabah, Star ve Yeni Şafak gazelerinin bugünkü manşetlerinde; Ergenekon’un 7 Temmuz’da ses getirecek kanlı eylemle başlayacak planını yazdı. Gözaltına alınanların Emniyet’teki ilk gecesi de manşetlerde.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 13:29 TSİ 03 Temmuz 2008 Perşembe

İSTANBUL - Ergenekon operasyonu bugünkü gazetelerin de manşetinde. “Kaos ve darbe” planı, eski Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’ün “ortalığa çekidüzen verme” çağrısı, ATO Başkanı Sinan Aygün’ün evindeki kasadan çıkan para ve mücevherler, emekli orgenerallerin “kaçış planı”, bugünkü gazetelerde yer alan “özel” haberler...
Haberin devamı

HÜRRİYET: GLOCK’U KİM KOYDU
ATO Başkanı Sinan Aygün’ün çalışma ofisinde 8 Mayıs günü termosifon tamiri sırasında bulunduğu açıklanan ve esrarı çözülemeyen ‘Glock’ marka tabancayla ilgili sorular yanıtsız kaldı.

Kasada 2.5 milyon Euro çıktı
ATO Başkanı Aygün’ün evinde özel bir bölmedeki kasadan 2.5 milyon Euro çıktı. Polis, parayı arama tutanaklarına geçirmekle yetindi. ATO Meclis Başkanı Nuri Gürgür, “Geçtiğimiz günlerde Ankara Rüzgarlı’da işyeri sattı. Kasasında para bulunması çok doğal” dedi.

Dinlemede ‘kaçma planı’nı duymuşlar
Emekli Org. Hurşit Tolon’un gözaltı tutanağında, “kaçma ihtimalleri ortaya çıkabileceği ve bu konuda mevcut telefon görüşmeleri bulunduğu” gerekçesiyle sanıkların gözaltına alındığı belirtildi. Tolon’un askeri lojmanının, tutanakta “teknikte geçen adres” olarak belirtilmesi, bu adresteki telefonların dinlendiği yorumlarına yol açtı. Tutanağa göre, Tolon’un Ankara’daki iki evi, Kuşadası’ndaki yazlığı ve oğlunun kaldığı Bahçelievler’deki evi de kapısı çilingirle açtırılarak arandı.

Ertuğrul Özkök: Hangi chapter’da
Ergenekon denilen soruşturmanın başında gözaltına alınan bazı kişiler 13 aydır neyle suçlandıklarını bilmeden içeride yatıyorlar. Türkiye, AB ile tam üyelik müzakereleri yapıyor ve chapter’lar açıp kapıyor. Söyler misiniz, bu unutulmuşluk hangi chapter’a giriyor?

Ahmet Hakan: Tayyip Erdoğan babayiğit midir?
Eğer gerçekten “babayiğit” olsaydı...
“Türk Silahlı Kuvvetleri’nin seçilmiş hükümete posta koyması” karşısında...
... Görürdü restini, koyardı postasını... Ve derhal bir emekliye sevk etme operasyonunda bulunurdu...
... Mademki... Görevleri başındaki kuvvet komutanlarının ve bazı orgenerallerin “Sarıkız” kod adlı darbe planları yaptıklarından hepimizden önce haberi vardı... Mademki...Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek’in “Darbe Günlükleri” ortaya çıkmadan, Abdullah Gül “Sarıkız’dan haberimiz var” diyordu... Derhal bir emekliye sevk etme girişiminde bulunması gerekirdi...
... Sırf bir iddianame hazırladı diye... Ve o iddianamede bazı asker kişileri suçladı diye... Bir savcıyı “Fizan”a sürmekten beter duruma düşürmeye gönlü razı gelmezdi... Olaya bir biçimde müdahale eder ve o savcının hakkını korurdu...
... Uzlaşarak, konuşarak, hesaplanarak, bilgi vererek... Yapılmış bir gözaltı operasyonundan... Yani... Üniformasızlığın kıskacına düşmüş iki emekli generalin gözaltına alınmasından... “Milat” çıkmaz... “Artık bizde de Yunanistan’daki gibi olacak” cümlesi hiç çıkmaz... Sadece itiş kakış çıkar... Ki şu anda yaşanan biraz da budur...


STAR: 7 TEMMUZ’DA KAOS PLANI
Eruygur’un Fenerbahçe Orduevi’ndeki odasında bulunan ajandada yazılı olan ve bu hafta başlatılacak plan şöyle:
1- 6 Temmuz’a kadar ses getirecek bir eylem olacak.
2- Bir gün sonra, bu eylem bahane edilerek, 40 büyük ilde halk sokağa dökülecek, “Yargıya sahip çık” sloganıyla izinsiz mitingler yapılacak. Şener Eruygur’un katılacağı Gaziantep’teki miting sonrası yaşanacak olaylar ülke gündemini belirleyecek. “Ordu göreve” çağrısı yapılacak. Mitinglerin televizyonlardan yayınlanması sağlanacak.
3- Darbe olacak.
4- Ardından yeni hükümet kurulacak.
Ajandada, ses getirecek eylemler için itirafçı O.G liderliğinde 30 kişilik özel timden söz ediliyor. Darbe yapılması öngörülürken ise, nasıl olacağı belirtilmiyor.

Mustafa Karaalioğlu: Ne rövanş, ne hamle
... Cevap bekleyen sorular ilk kez bugün sorulmuyor. Araştırılması gereken ilişkiler sadece bugünün ilişkileri değildir. Sorun ne bugün iktidarda hangi partinin olduğuyla ilgilidir; ne de ona karşı açılan davanın akibetinin ne olacağıdır. Sorun, Türk demokrasisinin darbe fikrine teslim olup olmayacağı, daha da ötesi bu elim vak’ayla yüzleşip yüzleşemeyeceğidir.
... Bir demokraside darbe planlamaktan daha büyük bir suç olamaz.
... Türkiye bu ayıpla yaşayamaz. Nitekim, hükümetin ilk ortaya çıktığı günlerde iddialara kayıtsız kalışı, bugünü geciktirmedi. O zaman hükümeti eleştirmeyen, yargıyı dava için cesaretlendirmeyen CHP’nin bugün yargı olaya el koyduğunda cunta için kendini paralaması da ülkenin demokrasiye doğru yürüyüşünü engelleyemeyecek.

Mustafa Erdoğan: Krizi atlamada dış dinamiğin etkisi
... Soru şu: Bu krizi atlatmada dış dinamiğin devreye girmesi doğru mudur? İşe yarar mı?
... Bu şartlar altında dış dinamiğin devreye girmesi doğrudur. Çünkü bir kere Avrupa kurumları bizim için “yabancı” değildir. İkincisi, Türkiye’deki halilazır güç ilişkileri karşısında, içerdeki sivil-demokratik inisiyatif tek başına bu krizin üstesinden gelemez. Yine de dış dinamiğin işe yarayacağı kesin değildir. Çünkü “ulusalcı cephe” bu dinamiği “gerektiğinde” gözden çıkarmaya bile hazır görünüyor.
Keşke gerçeklere sadık kalarak daha iyimser bir tablo çizmek mümkün olsaydı!..


CUMHURİYET: TOTALİTER GİDİŞE DOĞRU
Son gözaltılar, başta iş dünyası ve barolar olmak üzere sivil örgütleri ayağa kaldırdı.


ZAMAN: TUĞGENERAL RUSYA’YA GİTMİŞ
Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında aranan eski Jandarma İstihbarat Başkanı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’ün yurtdışına çıktığı öğrenildi. Ersöz’ün, savcının mahkemeden gözaltı kararı çıkardığı gün olan 29 Haziran’da Rusya’ya gittiği belirlendi.

Ersöz’ün yakın çevresi, emekli Tuğgeneral’in bir iş gezisi için Rusya’ya gittiğini, 10 gün sonra Türkiye’ye döneceğini söylüyor. Aynı soruşturma sebebiyle aranan eski milletvekili Turhan Çömez’in de kısa bir süre önce yurtdışına çıktığı belirlenmişti. Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı’nın Turhan Çömez ile Levent Ersöz’ün yakalanması için İnterpol’ü devreye sokmaya hazırlandığı belirtilirken, iki zanlının yurda girdiği anda yakalanması amacıyla tüm sınır kapıları uyarıldığı bildirildi.


YENİ ŞAFAK: DARBE GÜNLÜKLERİNDEKİ ERSÖZ
Ergenekon’un ‘telekulak’ı olarak aranan dönemin Jandarma İstihbarat Başkanı Tuğgeneral Levent Ersöz de Örnek’in günlüklerinde şu ifadelerle geçiyor.

19 Aralık 2003: “Jandarma İstihbarat Başkanı general (Ersöz) yaptıklarıyla ilgili bana brifing verdi. AKP hükümetini zayıflatmak için neler yapılması gerekiyorsa hepsi düşünülmüş ve uygulamaya geçmişler. Alınacak tedbirler içerisinde afiş asmaktan gazetelerde ilanlar vermeye kadar değişen birçok hal tarzları vardı. Bu çalışmaya ‘Cumhuriyet Platformu’ ismini vermişler.” Örnek, Eruygur’un bazı üst düzey yöneticilere ait ses kayıtlarını kuvvet komutanlarına dinlettiğini anlatıyor.

3 Şubat 2004: Eruygur üst düzeydeki bazı yöneticilerin konuşmalarına ait ses kayıtlarını dinletmiş. AKP’ye danışmanlık yapan kişilermiş ve Kıbrıs sorununu nasıl halletmeyi düşündüklerini anlattıkları kayıtlarmış. Takdimin sonunda Hava Kuvvetleri Komutanı ve Eruygur 10 Mart’ta ihtilal yapalım diye bastırmaya başlamışlar. Kara Kuvvetleri Komutanı onları şimdilik frenlemiş ve bunun için daha zamanın uygun olmadığını ve beklemememizi salık vermiş.


TARAF: ERGENEKON, BAŞBAKAN’IN CİĞERİNİ DİNLİYORDU
Yurda dönüşünde Ergenekon operasyonunda gözaltına alınması beklenen Turhan Çömez, geçmişte özel kalem müdürü ve doktoru olarak Başbakan Erdoğan’ın en yakınındaydı.
Çömez’in izlendiğini ve dinlendiğini bildiren Emniyet’e göre, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt dahil birçok yetkili ve Ergenekon tutuklusu da, Çömez’in dinlenmesine takıldı.
İki ay önce partiden ihraç edilen eski AKP milletvekili Çömez, belediye başkanlığı sırasında Erdoğan’la yakınlaşmış, özel sağlık bilgilerini ve siyasi planlarını ilk elden öğrenmişti.

Ahmet Altan: Darbe ve medya
Her darbenin bir medyaya ihtiyacı vardır.
... Bugün de Ergenekon’un ve darbenin bir medyası var.
... Ama bu sefer beceremeyecekler. Bütün bu gelişmeler beceremeyeceklerinin işareti. Demokrasinin tehlikede olmasına hiç aldırmayan bu medya, şimdi şaşkınlıkla bu ülkede “demokrasi” isteyen insanlar olduğunu görüyor. Ve komik bir şekilde, yüksek tirajlarına rağmen marjinalleşiyorlar. Çünkü artık darbenin ve Ergenekon’un bir medyası olduğu gibi... Demokrasinin de bir medyası var bu ülkede.


MİLLİYET: DÜNYA İZLİYOR
Ergenekon operasyonu, AB ve dünya basını tarafından yakından takip ediliyor. Dış gözlemciler gelişmeleri, “hakkında kapatma davası açılan AKP ile muhaliflerinin tehlikeli hesaplaşması” olarak yorumluyor.

Paşalar çekyatta sabahladı
Eruygur, Tolon, emekli tümamiral İlker Güven, ATO Başkanı Sinan Aygün ve Cumhuriyet Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, ilk gece nezarete konulmadı, komiserlerin odasında çekyatlarda sabahladı. Gözaltındakilere ilk gece türlü, pilav, cacık verildi. Generallere karpuz da ikram edildi. Sabah kahvaltısı olarak çayla birlikte peynir, zeytin ve reçel verildi.

Fikret Bila: Özkök Paşa’dan özveri çağrısı
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, önemli bir çıkış yaparak kriz ortamıyla ilgili çarpıcı mesajlar verdi.

Çetin Altan: Ne oluyor yahu!
“Kışla” parfümlü siyaset ile “cami” parfümlü siyaset kutuplaşmaları... “Tencere dibin kara, seninki benden kara” polemikleri... Ergenekon adında gizli, silahlı ve çizme kokulu umacı örgütlenmeler... Askeri darbe kıpırdanmaları... Meclis’te çoğunluğu oluşturan siyasal partileri kapatma davaları...
Ve de önce sabaha karşı, sonra da sabahın erken saatlerinde hem Ergenekon örgütü, hem de askeri darbe kıpırdanmalarıyla ilgili, gazetecilerle emekli orgeneralleri de çemberleyen gözaltına almalar...
...
Saddam’ın devrilmesinden sonra, Irak’ın da nihayet demokrasiye kavuştuğu iddia edildiği bir sırada, demokratik tek İslam ülkesi olduğu böbürlenmesindeki Türkiye’de, bir askeri darbenin gerçekleşmesi...
Biraz rigolo olmaz mıydı?
...
Darbecilik özenine kapılmış birkaç üst düzey militer; bu kadarını dahi düşünememişler ve ABD’nin de “nasıl olsa şeriatçılığa karşı” olduğu varsayımına düğmüklenmişlerdi herhalde.
* * *
Türkiye’nin son 100 yılını şeffaflaştırmaya kimse yanaşmadı ve “Türk’e Türk propagandasıyla”, “onlar-biz” ayrımlarının üstüne yatıldı.
İlkokullarda ezberletilen şiirlere bir örnek:
Orda bir köy var uzakta,
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de tozmasak da,
O köy bizim köyümüzdür.
* * *
Biz kimdik, o köyde yaşayanlar kimlerdi?
Mahmut Makal, “Bizim Köy”ü yazdığı için, az belaya girmedi başı.
...
Şairlere, yazarlara, sanatçılara, düşünürlere, bilimcilere zulmedilmiş ülkelerde, birtakım çalkantıların yaşanılması kaçınılmazdır.
Çünkü efendim doktorların, hastalıkları teşhis etmeleri yasaklansa bile, hastalıklar devam eder giderler.


SABAH: 7 TEMMUZ KAOS PLANI
Ergenekon operasyonunda Adana’da yakalanan ve “suç makinesi” olarak nitelenen Osman Gürbüz’ün liderliğinde, eski JİTEM mensupları ve itirafçılardan oluşan 30 kadar tetikçi önemli isimlere seri suikastler düzenleyecekti. Ülke kan gölüne dönecek, ülke göreve çağırılacaktı. Eş zamanlı olarak 40 ilde izinsiz olarak “Yargıya sahip çık” mitingleri düzenlenecek, müdahale olursa “Polis laiklerle çatıştı” görüntüsü yaratılacak, polisle silahlı çatışmaya girilecekti.

Yavuz Donat: Altan Abi’den Mustafa Balbay’a
Sevgili Gülşah “üzgündü.”
Ama kederini içine atıp “iyiyim” diyor ve ekliyordu:
- İyi olmaya çalışıyorum... Cumaya çıkmasını bekliyorum... Ama sırf tutmuş olmak için cumadan sonra yine tutarlar mı, bilemiyorum.
Gülşah “Mustafa’yı biliyorsunuz” dedi:
- Bir şey yok... Delil yok... Eve geldiler, karıştırdılar, bir şeyler bulamadılar. Mustafa telaşlıdır, esprilidir, elinde bir sürü kağıt vardır, bazen aradığı kağıdı kendisi de bulamaz.
Altan Abi kaçırsa kaçırsa “havaalanına geç gider... Bineceği uçak havalanmıştır... O da uçağı kaçırır... Bir sonraki uçağı bekler.”
Gazetede telefonla konuşurdu “herkesin içinde.”
Yazısını yazardı “herkesin içinde.”
Onun “gizli kapaklı” ne işi olabilirdi ki?
...
Sene 1971’di.
Akşam Gazetesi’ndeydik.
Bir gün “muhtıra” verildi. (12 Mart.)
Ve “gözaltılar” başladı.
Akşam Gazetesi’nden Altan Abi’yi de aldılar, götürdüler. (Öymen)
“Sağı solu, orayı burayı, siyasetçiyi savcıyı” aradık.
“Suçu nedir” diye.
Denildi ki “uçak kaçırma işine karışmış.”
Altan Abi kaçırsa kaçırsa “havaalanına geç gider... Bineceği uçak havalanmıştır... O da uçağı kaçırır... Bir sonraki uçağı bekler.”
Gazetede telefonla konuşurdu “herkesin içinde.”
Yazısını yazardı “herkesin içinde.”
Onun “gizli kapaklı” ne işi olabilirdi ki?
Ama “götürdüler...”
“2 ay kadar” yattı, çıktı.
“Bir şeyle de suçlanmadı.”
Suçlanamazdı.
Dün Mustafa Balbay’ın eşi Gülşah Balbay ile konuşurken, kafamızdan “bir film şeridi gibi” 1971 muhtırası, Altan Abi’nin götürülüşü, eşi Aysel Hanım’ın üzüntüsü geçti.


VATAN. İLK 24 SAAT
Jandarma eski Genel Komutanı ile 1. Ordu eski KOmutanı geceyi tek kişilik odalarda geçirdi. 21 zanlıya Çevik Kuvvet’in tabldotu verildi, çay ikram edildi.

Aygün’ün kasasından 3 milyon Euro
Aygün’ün evinde arama yapan polis iki kasa buldu. Birincen eşine ait ziynet, diğerinden döviz çıktı. Ziynet eşyalarının bulunduğu kasa çilingir çağrılarak açıldı. Aygün’ün özel kasasından 3 milyon Euro çıktı. Bir polis, Aygün’ün “Tek suçum Atatürk’ü sevmek” dediğini hatırlatarak “Atatürk’ü sevdiğini söylüyorsun, ama kasadaki paralarda Atatürk resmi yok” dedi.


REFERANS
Cengiz Çandar: Ergenekon’un arka planı ‘Darbe Günlükleri’
... “Ergenekon soruşturması”nın son “gözaltı dalgası”na ilişkin muhatap olduğum her soruya, “Darbe Günlükleri”ni açıp okuyun cevabını veriyorum “Ergenekon soruşturması”nı yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün incelettirmesi üzerine, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı, emekli Oramiral Özden Örnek’in bilgisayarından çıktığı emniyetçe “teknik olarak” kanıtlanan “Darbe Günlükleri”nde bugün aranan her sorunun cevabı var.
Nokta dergisi 29 Mart-4 Nisan 2007 tarihli 22.sayısında “Darbe Günlükleri”ni yayınladı. “Hayret verici ayrıntılarıyla SARIKIZ ve AYIŞIĞI-2004’te iki darbe atlatmışız!” kapak başlığı ile sayfalarca yayınlanan söz konusu “Darbe Günlükleri”nden bazı bölümler:
20 Ocak 2004- Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda yapılacak kuvvet komutanları toplantısına katıldım. MGK ön toplantısı perşembe günü yerine yarına alındığı için bir koordinasyon ihtiyacı doğmuştu. (...) Konuşmalar sırasında Jandarma Genel Komutanı (Şener Eruygur) daima bir ihtilal özlemi içersinde, bir an önce bu işi yapalım şeklinde konuşuyordu. Bugün de defalarca tekrar etti...
6 Şubat 2004- Sabah doğruca Jandarma Genel Komutanlığı’na gittim ve orada üçümüz buluştuk. Durumu tekrar gözden geçirdik. Jandarma Genel Komutanı hala darbe yapalım diye inat ediyordu... Sabah toplanmamızın esas gayesi Kıbrıs konusunda neler yapılabileceği konusunda seçenekleri gözden geçirmek. Ancak biz bu konuyu bırakıp darbe yapacak mıyız yoksa yapmayacak mıyız konusuna girdik. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur’u ikna etmek oldukça güç. Bir netice alamayacağımı bildiğim halde yine de onu ikna etmeyi denedim. Pek ikna olduğunu söyleyemem...”
...”Darbe Günlükleri” okunduğu vakit, 1 Temmuz 2008 günü gözaltına alınan isimlerden bazılarına rastlanıyor. Bu arada, CHP ile temaslar, Onur Öymen ile biraraya gelmeler, günlüklerde epey yer tutuyor. Ve, bütün bunlar, önceki günkü “gözaltı dalgası”ndan sonra kimin ne tepkiyi, niye verdiğine de ışık tutuyor.

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

ali bulduk  - Yurt Dışı
03 Temmuz 2008, Perşembe 16:40  
Büyük temizlik helal olsun,herkim baslattiysa millet iradesi"ini hice sayarsan böyle olur civi civi"yi söker harman zamani darbemi olurmus. ASLAN TEMELIM.

Rahim  - Yurt Dışı
03 Temmuz 2008, Perşembe 15:56  
Biz de inandik.. Science fiction romanlarindan.. Avrupadan ithal edilmis olmali!

EFSUN KOCA  - Muğla
03 Temmuz 2008, Perşembe 14:59  
Benim merak ettiğim nokta bu kadar gizli yürütüldüğü iddia edilen ve gizlilik kararı olan bir savcılık dosyasında , bu kadar bilgiye sahip olan, kanlı temmuz başlığıyla haber yayınlayan, asılsız , gerçek dışı bilgiler yayınlayan gazetelerin de bağlantılarının sorgulanması gerekmiyor mu?

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları