Sabah, Star ve Yeni Şafak gazelerinin bugünkü manşetlerinde; Ergenekonun 7 Temmuzda ses getirecek kanlı eylemle başlayacak planını yazdı. Gözaltına alınanların Emniyetteki ilk gecesi de manşetlerde.
İSTANBUL - Ergenekon operasyonu bugünkü gazetelerin de manşetinde. Kaos ve darbe planı, eski Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkökün ortalığa çekidüzen verme çağrısı, ATO Başkanı Sinan Aygünün evindeki kasadan çıkan para ve mücevherler, emekli orgenerallerin kaçış planı, bugünkü gazetelerde yer alan özel haberler...
HÜRRİYET: GLOCKU KİM KOYDU ATO Başkanı Sinan Aygünün çalışma ofisinde 8 Mayıs günü termosifon tamiri sırasında bulunduğu açıklanan ve esrarı çözülemeyen Glock marka tabancayla ilgili sorular yanıtsız kaldı.
Kasada 2.5 milyon Euro çıktı ATO Başkanı Aygünün evinde özel bir bölmedeki kasadan 2.5 milyon Euro çıktı. Polis, parayı arama tutanaklarına geçirmekle yetindi. ATO Meclis Başkanı Nuri Gürgür, Geçtiğimiz günlerde Ankara Rüzgarlıda işyeri sattı. Kasasında para bulunması çok doğal dedi.
Dinlemede kaçma planını duymuşlar Emekli Org. Hurşit Tolonun gözaltı tutanağında, kaçma ihtimalleri ortaya çıkabileceği ve bu konuda mevcut telefon görüşmeleri bulunduğu gerekçesiyle sanıkların gözaltına alındığı belirtildi. Tolonun askeri lojmanının, tutanakta teknikte geçen adres olarak belirtilmesi, bu adresteki telefonların dinlendiği yorumlarına yol açtı. Tutanağa göre, Tolonun Ankaradaki iki evi, Kuşadasındaki yazlığı ve oğlunun kaldığı Bahçelievlerdeki evi de kapısı çilingirle açtırılarak arandı.
Ertuğrul Özkök: Hangi chapterda Ergenekon denilen soruşturmanın başında gözaltına alınan bazı kişiler 13 aydır neyle suçlandıklarını bilmeden içeride yatıyorlar. Türkiye, AB ile tam üyelik müzakereleri yapıyor ve chapterlar açıp kapıyor. Söyler misiniz, bu unutulmuşluk hangi chaptera giriyor?
Ahmet Hakan: Tayyip Erdoğan babayiğit midir? Eğer gerçekten babayiğit olsaydı... Türk Silahlı Kuvvetlerinin seçilmiş hükümete posta koyması karşısında... ... Görürdü restini, koyardı postasını... Ve derhal bir emekliye sevk etme operasyonunda bulunurdu... ... Mademki... Görevleri başındaki kuvvet komutanlarının ve bazı orgenerallerin Sarıkız kod adlı darbe planları yaptıklarından hepimizden önce haberi vardı... Mademki...Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnekin Darbe Günlükleri ortaya çıkmadan, Abdullah Gül Sarıkızdan haberimiz var diyordu... Derhal bir emekliye sevk etme girişiminde bulunması gerekirdi... ... Sırf bir iddianame hazırladı diye... Ve o iddianamede bazı asker kişileri suçladı diye... Bir savcıyı Fizana sürmekten beter duruma düşürmeye gönlü razı gelmezdi... Olaya bir biçimde müdahale eder ve o savcının hakkını korurdu... ... Uzlaşarak, konuşarak, hesaplanarak, bilgi vererek... Yapılmış bir gözaltı operasyonundan... Yani... Üniformasızlığın kıskacına düşmüş iki emekli generalin gözaltına alınmasından... Milat çıkmaz... Artık bizde de Yunanistandaki gibi olacak cümlesi hiç çıkmaz... Sadece itiş kakış çıkar... Ki şu anda yaşanan biraz da budur...
STAR: 7 TEMMUZDA KAOS PLANI Eruygurun Fenerbahçe Orduevindeki odasında bulunan ajandada yazılı olan ve bu hafta başlatılacak plan şöyle: 1- 6 Temmuza kadar ses getirecek bir eylem olacak. 2- Bir gün sonra, bu eylem bahane edilerek, 40 büyük ilde halk sokağa dökülecek, Yargıya sahip çık sloganıyla izinsiz mitingler yapılacak. Şener Eruygurun katılacağı Gaziantepteki miting sonrası yaşanacak olaylar ülke gündemini belirleyecek. Ordu göreve çağrısı yapılacak. Mitinglerin televizyonlardan yayınlanması sağlanacak. 3- Darbe olacak. 4- Ardından yeni hükümet kurulacak. Ajandada, ses getirecek eylemler için itirafçı O.G liderliğinde 30 kişilik özel timden söz ediliyor. Darbe yapılması öngörülürken ise, nasıl olacağı belirtilmiyor.
Mustafa Karaalioğlu: Ne rövanş, ne hamle ... Cevap bekleyen sorular ilk kez bugün sorulmuyor. Araştırılması gereken ilişkiler sadece bugünün ilişkileri değildir. Sorun ne bugün iktidarda hangi partinin olduğuyla ilgilidir; ne de ona karşı açılan davanın akibetinin ne olacağıdır. Sorun, Türk demokrasisinin darbe fikrine teslim olup olmayacağı, daha da ötesi bu elim vakayla yüzleşip yüzleşemeyeceğidir. ... Bir demokraside darbe planlamaktan daha büyük bir suç olamaz. ... Türkiye bu ayıpla yaşayamaz. Nitekim, hükümetin ilk ortaya çıktığı günlerde iddialara kayıtsız kalışı, bugünü geciktirmedi. O zaman hükümeti eleştirmeyen, yargıyı dava için cesaretlendirmeyen CHPnin bugün yargı olaya el koyduğunda cunta için kendini paralaması da ülkenin demokrasiye doğru yürüyüşünü engelleyemeyecek.
Mustafa Erdoğan: Krizi atlamada dış dinamiğin etkisi ... Soru şu: Bu krizi atlatmada dış dinamiğin devreye girmesi doğru mudur? İşe yarar mı? ... Bu şartlar altında dış dinamiğin devreye girmesi doğrudur. Çünkü bir kere Avrupa kurumları bizim için yabancı değildir. İkincisi, Türkiyedeki halilazır güç ilişkileri karşısında, içerdeki sivil-demokratik inisiyatif tek başına bu krizin üstesinden gelemez. Yine de dış dinamiğin işe yarayacağı kesin değildir. Çünkü ulusalcı cephe bu dinamiği gerektiğinde gözden çıkarmaya bile hazır görünüyor. Keşke gerçeklere sadık kalarak daha iyimser bir tablo çizmek mümkün olsaydı!..
CUMHURİYET: TOTALİTER GİDİŞE DOĞRU Son gözaltılar, başta iş dünyası ve barolar olmak üzere sivil örgütleri ayağa kaldırdı.
ZAMAN: TUĞGENERAL RUSYAYA GİTMİŞ Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında aranan eski Jandarma İstihbarat Başkanı emekli Tuğgeneral Levent Ersözün yurtdışına çıktığı öğrenildi. Ersözün, savcının mahkemeden gözaltı kararı çıkardığı gün olan 29 Haziranda Rusyaya gittiği belirlendi.
Ersözün yakın çevresi, emekli Tuğgeneralin bir iş gezisi için Rusyaya gittiğini, 10 gün sonra Türkiyeye döneceğini söylüyor. Aynı soruşturma sebebiyle aranan eski milletvekili Turhan Çömezin de kısa bir süre önce yurtdışına çıktığı belirlenmişti. Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısının Turhan Çömez ile Levent Ersözün yakalanması için İnterpolü devreye sokmaya hazırlandığı belirtilirken, iki zanlının yurda girdiği anda yakalanması amacıyla tüm sınır kapıları uyarıldığı bildirildi.
YENİ ŞAFAK: DARBE GÜNLÜKLERİNDEKİ ERSÖZ Ergenekonun telekulakı olarak aranan dönemin Jandarma İstihbarat Başkanı Tuğgeneral Levent Ersöz de Örnekin günlüklerinde şu ifadelerle geçiyor.
19 Aralık 2003: Jandarma İstihbarat Başkanı general (Ersöz) yaptıklarıyla ilgili bana brifing verdi. AKP hükümetini zayıflatmak için neler yapılması gerekiyorsa hepsi düşünülmüş ve uygulamaya geçmişler. Alınacak tedbirler içerisinde afiş asmaktan gazetelerde ilanlar vermeye kadar değişen birçok hal tarzları vardı. Bu çalışmaya Cumhuriyet Platformu ismini vermişler. Örnek, Eruygurun bazı üst düzey yöneticilere ait ses kayıtlarını kuvvet komutanlarına dinlettiğini anlatıyor.
3 Şubat 2004: Eruygur üst düzeydeki bazı yöneticilerin konuşmalarına ait ses kayıtlarını dinletmiş. AKPye danışmanlık yapan kişilermiş ve Kıbrıs sorununu nasıl halletmeyi düşündüklerini anlattıkları kayıtlarmış. Takdimin sonunda Hava Kuvvetleri Komutanı ve Eruygur 10 Martta ihtilal yapalım diye bastırmaya başlamışlar. Kara Kuvvetleri Komutanı onları şimdilik frenlemiş ve bunun için daha zamanın uygun olmadığını ve beklemememizi salık vermiş.
TARAF: ERGENEKON, BAŞBAKANIN CİĞERİNİ DİNLİYORDU Yurda dönüşünde Ergenekon operasyonunda gözaltına alınması beklenen Turhan Çömez, geçmişte özel kalem müdürü ve doktoru olarak Başbakan Erdoğanın en yakınındaydı. Çömezin izlendiğini ve dinlendiğini bildiren Emniyete göre, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt dahil birçok yetkili ve Ergenekon tutuklusu da, Çömezin dinlenmesine takıldı. İki ay önce partiden ihraç edilen eski AKP milletvekili Çömez, belediye başkanlığı sırasında Erdoğanla yakınlaşmış, özel sağlık bilgilerini ve siyasi planlarını ilk elden öğrenmişti.
Ahmet Altan: Darbe ve medya Her darbenin bir medyaya ihtiyacı vardır. ... Bugün de Ergenekonun ve darbenin bir medyası var. ... Ama bu sefer beceremeyecekler. Bütün bu gelişmeler beceremeyeceklerinin işareti. Demokrasinin tehlikede olmasına hiç aldırmayan bu medya, şimdi şaşkınlıkla bu ülkede demokrasi isteyen insanlar olduğunu görüyor. Ve komik bir şekilde, yüksek tirajlarına rağmen marjinalleşiyorlar. Çünkü artık darbenin ve Ergenekonun bir medyası olduğu gibi... Demokrasinin de bir medyası var bu ülkede.
MİLLİYET: DÜNYA İZLİYOR Ergenekon operasyonu, AB ve dünya basını tarafından yakından takip ediliyor. Dış gözlemciler gelişmeleri, hakkında kapatma davası açılan AKP ile muhaliflerinin tehlikeli hesaplaşması olarak yorumluyor.
Paşalar çekyatta sabahladı Eruygur, Tolon, emekli tümamiral İlker Güven, ATO Başkanı Sinan Aygün ve Cumhuriyet Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, ilk gece nezarete konulmadı, komiserlerin odasında çekyatlarda sabahladı. Gözaltındakilere ilk gece türlü, pilav, cacık verildi. Generallere karpuz da ikram edildi. Sabah kahvaltısı olarak çayla birlikte peynir, zeytin ve reçel verildi.
Fikret Bila: Özkök Paşadan özveri çağrısı Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, önemli bir çıkış yaparak kriz ortamıyla ilgili çarpıcı mesajlar verdi.
Çetin Altan: Ne oluyor yahu! Kışla parfümlü siyaset ile cami parfümlü siyaset kutuplaşmaları... Tencere dibin kara, seninki benden kara polemikleri... Ergenekon adında gizli, silahlı ve çizme kokulu umacı örgütlenmeler... Askeri darbe kıpırdanmaları... Mecliste çoğunluğu oluşturan siyasal partileri kapatma davaları... Ve de önce sabaha karşı, sonra da sabahın erken saatlerinde hem Ergenekon örgütü, hem de askeri darbe kıpırdanmalarıyla ilgili, gazetecilerle emekli orgeneralleri de çemberleyen gözaltına almalar... ... Saddamın devrilmesinden sonra, Irakın da nihayet demokrasiye kavuştuğu iddia edildiği bir sırada, demokratik tek İslam ülkesi olduğu böbürlenmesindeki Türkiyede, bir askeri darbenin gerçekleşmesi... Biraz rigolo olmaz mıydı? ... Darbecilik özenine kapılmış birkaç üst düzey militer; bu kadarını dahi düşünememişler ve ABDnin de nasıl olsa şeriatçılığa karşı olduğu varsayımına düğmüklenmişlerdi herhalde. * * * Türkiyenin son 100 yılını şeffaflaştırmaya kimse yanaşmadı ve Türke Türk propagandasıyla, onlar-biz ayrımlarının üstüne yatıldı. İlkokullarda ezberletilen şiirlere bir örnek: Orda bir köy var uzakta, O köy bizim köyümüzdür. Gezmesek de tozmasak da, O köy bizim köyümüzdür. * * * Biz kimdik, o köyde yaşayanlar kimlerdi? Mahmut Makal, Bizim Köyü yazdığı için, az belaya girmedi başı. ... Şairlere, yazarlara, sanatçılara, düşünürlere, bilimcilere zulmedilmiş ülkelerde, birtakım çalkantıların yaşanılması kaçınılmazdır. Çünkü efendim doktorların, hastalıkları teşhis etmeleri yasaklansa bile, hastalıklar devam eder giderler.
SABAH: 7 TEMMUZ KAOS PLANI Ergenekon operasyonunda Adanada yakalanan ve suç makinesi olarak nitelenen Osman Gürbüzün liderliğinde, eski JİTEM mensupları ve itirafçılardan oluşan 30 kadar tetikçi önemli isimlere seri suikastler düzenleyecekti. Ülke kan gölüne dönecek, ülke göreve çağırılacaktı. Eş zamanlı olarak 40 ilde izinsiz olarak Yargıya sahip çık mitingleri düzenlenecek, müdahale olursa Polis laiklerle çatıştı görüntüsü yaratılacak, polisle silahlı çatışmaya girilecekti.
Yavuz Donat: Altan Abiden Mustafa Balbaya Sevgili Gülşah üzgündü. Ama kederini içine atıp iyiyim diyor ve ekliyordu: - İyi olmaya çalışıyorum... Cumaya çıkmasını bekliyorum... Ama sırf tutmuş olmak için cumadan sonra yine tutarlar mı, bilemiyorum. Gülşah Mustafayı biliyorsunuz dedi: - Bir şey yok... Delil yok... Eve geldiler, karıştırdılar, bir şeyler bulamadılar. Mustafa telaşlıdır, esprilidir, elinde bir sürü kağıt vardır, bazen aradığı kağıdı kendisi de bulamaz. Altan Abi kaçırsa kaçırsa havaalanına geç gider... Bineceği uçak havalanmıştır... O da uçağı kaçırır... Bir sonraki uçağı bekler. Gazetede telefonla konuşurdu herkesin içinde. Yazısını yazardı herkesin içinde. Onun gizli kapaklı ne işi olabilirdi ki? ... Sene 1971di. Akşam Gazetesindeydik. Bir gün muhtıra verildi. (12 Mart.) Ve gözaltılar başladı. Akşam Gazetesinden Altan Abiyi de aldılar, götürdüler. (Öymen) Sağı solu, orayı burayı, siyasetçiyi savcıyı aradık. Suçu nedir diye. Denildi ki uçak kaçırma işine karışmış. Altan Abi kaçırsa kaçırsa havaalanına geç gider... Bineceği uçak havalanmıştır... O da uçağı kaçırır... Bir sonraki uçağı bekler. Gazetede telefonla konuşurdu herkesin içinde. Yazısını yazardı herkesin içinde. Onun gizli kapaklı ne işi olabilirdi ki? Ama götürdüler... 2 ay kadar yattı, çıktı. Bir şeyle de suçlanmadı. Suçlanamazdı. Dün Mustafa Balbayın eşi Gülşah Balbay ile konuşurken, kafamızdan bir film şeridi gibi 1971 muhtırası, Altan Abinin götürülüşü, eşi Aysel Hanımın üzüntüsü geçti.
VATAN. İLK 24 SAAT Jandarma eski Genel Komutanı ile 1. Ordu eski KOmutanı geceyi tek kişilik odalarda geçirdi. 21 zanlıya Çevik Kuvvetin tabldotu verildi, çay ikram edildi.
Aygünün kasasından 3 milyon Euro Aygünün evinde arama yapan polis iki kasa buldu. Birincen eşine ait ziynet, diğerinden döviz çıktı. Ziynet eşyalarının bulunduğu kasa çilingir çağrılarak açıldı. Aygünün özel kasasından 3 milyon Euro çıktı. Bir polis, Aygünün Tek suçum Atatürkü sevmek dediğini hatırlatarak Atatürkü sevdiğini söylüyorsun, ama kasadaki paralarda Atatürk resmi yok dedi.
REFERANS Cengiz Çandar: Ergenekonun arka planı Darbe Günlükleri ... Ergenekon soruşturmasının son gözaltı dalgasına ilişkin muhatap olduğum her soruya, Darbe Günlüklerini açıp okuyun cevabını veriyorum Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Özün incelettirmesi üzerine, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı, emekli Oramiral Özden Örnekin bilgisayarından çıktığı emniyetçe teknik olarak kanıtlanan Darbe Günlüklerinde bugün aranan her sorunun cevabı var. Nokta dergisi 29 Mart-4 Nisan 2007 tarihli 22.sayısında Darbe Günlüklerini yayınladı. Hayret verici ayrıntılarıyla SARIKIZ ve AYIŞIĞI-2004te iki darbe atlatmışız! kapak başlığı ile sayfalarca yayınlanan söz konusu Darbe Günlüklerinden bazı bölümler: 20 Ocak 2004- Hava Kuvvetleri Komutanlığında yapılacak kuvvet komutanları toplantısına katıldım. MGK ön toplantısı perşembe günü yerine yarına alındığı için bir koordinasyon ihtiyacı doğmuştu. (...) Konuşmalar sırasında Jandarma Genel Komutanı (Şener Eruygur) daima bir ihtilal özlemi içersinde, bir an önce bu işi yapalım şeklinde konuşuyordu. Bugün de defalarca tekrar etti... 6 Şubat 2004- Sabah doğruca Jandarma Genel Komutanlığına gittim ve orada üçümüz buluştuk. Durumu tekrar gözden geçirdik. Jandarma Genel Komutanı hala darbe yapalım diye inat ediyordu... Sabah toplanmamızın esas gayesi Kıbrıs konusunda neler yapılabileceği konusunda seçenekleri gözden geçirmek. Ancak biz bu konuyu bırakıp darbe yapacak mıyız yoksa yapmayacak mıyız konusuna girdik. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruyguru ikna etmek oldukça güç. Bir netice alamayacağımı bildiğim halde yine de onu ikna etmeyi denedim. Pek ikna olduğunu söyleyemem... ...Darbe Günlükleri okunduğu vakit, 1 Temmuz 2008 günü gözaltına alınan isimlerden bazılarına rastlanıyor. Bu arada, CHP ile temaslar, Onur Öymen ile biraraya gelmeler, günlüklerde epey yer tutuyor. Ve, bütün bunlar, önceki günkü gözaltı dalgasından sonra kimin ne tepkiyi, niye verdiğine de ışık tutuyor.
Büyük temizlik helal olsun,herkim
baslattiysa millet iradesi"ini hice
sayarsan böyle olur civi civi"yi söker
harman zamani darbemi olurmus. ASLAN
TEMELIM.
Rahim - Yurt Dışı
03 Temmuz 2008, Perşembe 15:56
Biz de inandik.. Science fiction
romanlarindan.. Avrupadan ithal edilmis
olmali!
EFSUN KOCA - Muğla
03 Temmuz 2008, Perşembe 14:59
Benim merak ettiğim nokta bu kadar
gizli yürütüldüğü iddia edilen ve
gizlilik kararı olan bir savcılık
dosyasında , bu kadar bilgiye sahip
olan, kanlı temmuz başlığıyla haber
yayınlayan, asılsız , gerçek dışı
bilgiler yayınlayan gazetelerin de
bağlantılarının sorgulanması gerekmiyor
mu?