Ergenekondaki son gözaltıları değerlendiren İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Mehmet Durakoğlu, Yargının bir travmadan kaynaklandığı anlaşılan rövanş duygularının tatmin aracı olarak kullanılmasına asla izin verilmemelidir dedi.
İSTANBUL - İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Mehmet Durakoğlu, Baro Yönetim Kurulu üyeleriyle düzenlediği basın toplantısında, yaklaşık 13 ay geçmesine rağmen soruşturmayla ilgili gözaltıların devam ettiğini kaydetti. Durakoğlu, daha önce yaptıkları uyarıların dikkate alınmamış olması nedeniyle soruşturmanın hukuksal bağlamda derinleşmiş yeni sorunlar doğurduğuna tanık olunduğunu ifade etti.
Bu ülkede kimse yargıdan muaf olmamalıdır. Kimse kendisini yargının üzerinde görüp gözetmemelidir. Hele ortada bir suç varsa, kimse yargının adalet oluşturan gücünden kaçmamalıdır diyen Durakoğlu, şöyle konuştu: Ama kimse de yargıyı kullanarak, hukuksuzluğa yol açmamalıdır. Kimse siyasal beklentilerine yargıyı araç kullanmamalıdır. Yargının evrensel kabule ulaşmış kutsiyetlerinden istifade ederek, kimse ele geçirdiği erki, kendi planlarının parçası olarak düşünmemelidir. Bu soruşturmada süre olağan sayılabilecek her türlü ölçüyü aşmıştır. Bu soruşturmada, alınan gizlilik kararları nedeniyle savunma devre dışındadır. Bu soruşturmada, tutukluluk tedbir olmaktan çıkmış, giderek infaz edilmekte olan bir cezaya dönüşmüştür.
Durakoğlu, 13 ay boyunca hakimler tarafından sanıkların tutukluluğunun devamına karar verilirken, bu süre içinde iddianamenin yazılamamış olmasının sorgulanmamasının doğal kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Soruşturmanın siyasal özünün giderek hukuksal niteliğinin önüne geçtiğini savunan Durakoğlu, bu durumun, siyasal iktidarın soruşturmaya özel bir ilgi göstermesinden kaynaklandığını öne sürdü.
Bir hukuk kurumu olarak bu durumdan üzüntü duyduklarını dile getiren Durakoğlu, şunları söyledi: Soruşturmanın, siyasal iktidarı oluşturan partinin kapatılması için açılan davanın hesaplaşmasına yönelik bir tartışmanın vesilesi haline getirilmesi, soruşturmadaki yönlendirme arzusunun da göstergesidir. Yargı kurum ve organlarının, bir travmadan kaynaklandığı anlaşılan rövanş duygularının tatmin aracı olarak kullanılmasına asla izin verilmemelidir.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
Madde 9: Hiç kimse keyfi olarak
yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün
edilemez. Madde 10: Herkesin, hak ve
yükümlülükleri belirlenirken ve
kendisine bir suç yüklenirken, tam bir
şekilde davasının bağımsız ve tarafsız
bir mahkeme tarafından hakça ve açık
olarak görülmesini istemeye hakkı
vardır. Madde 11-1 Kendisine bir suç
yüklenen herkes, savunması için gerekli
olan tüm güvencelerin tanındığı açık
bir yargılama sonunda, yasaya göre
suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz
sayılır. Açık bir insan hakları ihlali
mevcut!