İstanbul töre ve namus cinayetinde lider
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

İstanbul töre ve namus cinayetinde lider

Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’nın hazırladığı 2007 Türkiye İnsan Hakları Raporu açıklandı. Şikayetlerde ilk sırayı sağlık-hasta hakkı alırken, işkence şikayetleri geriledi. Töre-namus cinayetinde ise gerileme yok ve ilk sırada İstanbul var.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 09:08 TSİ 03 Temmuz 2008 Perşembe

ANKARA - Başbakanlık İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, “2007 Türkiye İnsan Hakları Raporu”nu basın toplantısıyla açıkladı. Rapordaki çarpıcı sonuçlar, insan hakları ihlallerine ilişkin şikayetler arasında ilk sırayı son 4 yıldır sağlık-hasta hakkının alması. İşsizliğin de bir insan hakkı ihlali olup olmadığının tartışılması gerektiği vurgulanan raporda, töre-namus cinayetlerininin artış gösterdiği, ancak sanıldığı gibi Güneydoğu’da değil, İstanbul’da olduğu dikkat çekiyor.
Haberin devamı

Prof. Fendoğlu, il insan hakları kurulları ve diğer kamu kurumlarının katkılarıyla hazırlandığını söylediği raporun ilk olma özelliği taşıdığını belirtti, “Şimdiye kadar hep biz sustuk başka çevreler rapor hazırladı” dedi.

Rapora göre; 2007 yılında ihlal edildiği iddia edilen hak konuları ve genel içindeki oranına bakıldığında, ilk üç sırada 173 başvuru ile sağlık-hasta hakkı, 133 başvuru ile kötü muamele yasağı ihlali, 131 başvuru ile mülkiyet hakkı yer alıyor.

2004-2007 yılları arasında ihlal edildiği iddia edilen haklarla ilgili başvurular arasında da, birinci sırayı 762 başvuruyla yine “sağlık-hasta hakkı” alıyor. Bunu 652 başvuruyla mülkiyet hakkı, 509 başvuruyla adil yargılanma hakkı izliyor.

Sağlık ve hasta hakkının 2005, 2006 ve 2007’de istikrarlı biçimde ve genel toplamda da ilk sırada yer almasının, ülkenin genel gelişmesinin bir yansıması olmasının yanında, halkın gündelik yaşamında karşılaşması en muhtemel sıkıntıların başında sağlık hizmetlerinin geldiğini gösterdiği ifade edildi.

Özel hayatın gizliliği hakkının ihlali nedeniyle 6, din ve vicdan özgürlüğü ihlali nedeniyle 5, kadın hakları için ise 1 başvuruda bulunulmuş.

ADİL YARGILAMA İHLALİ DİKKAT ÇEKİCİ
Adil yargılanma hakkının üçüncü sırada yer almasına dikkat çekiliyor. Bu hakkın ihlalinin, mahkemelerin kararlarının doğruluğu değil, bu kararları oluşturma süreçlerinin adaletin gereklerine uyulmaması olduğu vurgulandı. Yargılamaların uzun sürmesi, yargı bürokrasisinin pahalı ve ağır işlemesi, yetki ve görev uyuşmazlığı nedenleriyle dosyaların mahkemeler arasında dolaşması ve tarafların bu nedenle mağdur olması, adli yardım konusundaki yetersizlik ve aksaklıkların başta gelen şikayet konuları olduğu belirtildi.

İŞSİZLİK İNSAN HAKKI İHLALİ Mİ?
Çalışma ve sözleşme özgürlüğü ile ilgili şikayetlerin ise işsizlik, iş bulamama, işten çıkarmalar gibi istihdam piyasasında yaşanan sorunlar, bu başlık altındaki şikayetlere konu olduğu, işsizliğin başlı başına bir insan hakkı ihlali olup olmadığının tartışılabileceği belirtildi.

2005, 2006 ve 2007 verilerinde ikinci sırada yer alan mülkiyet hakkıyla ilgili şikayetlerin ise tapu ve kadastro sorunları, kamulaştırma bedelleri ve ödenmesinde yaşanan ihtilaflar gibi konularda yoğunlaştığının gözlendiği belirtildi.

İŞKENCENİN MÜNFERİT OLMASI YETMEZ
İşkence yasağının ihlaliyle ilgili son 4 yıl içinde Başkanlık ve yerel kurullara toplam 153 başvuru yapılırken, kötü muameleyle ilgili başvuru sayısı 461 oldu. Kötü muamele yasağının ihlali, en fazla şikayet konusu olan kategoriler arasında 5. sırayı alırken, işkence yasağı 14. sırada yer aldı. İşkence ve kötü muamele birlikte değerlendirildiğinde ise toplam 614 başvuru ile en çok şikayet konusu olan 3. kategoriyi oluşturdu.

İşkence ve kötü muamele yasağıyla ilgili alınan başvuru adedi ve bu rakamın yıllar içindeki eğilimine bakıldığında, bilinen gerçekten farklı bir tablo gözlendiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

“Yıllar içerisinde kurulların aldıkları toplam başvuru sayısı ciddi biçimde artarken işkence ve kötü muamele ile ilgili başvuruların hemen hemen aynı seviyede kalması, herkes tarafından kabul edilen ‘işkencenin ciddi oranda geriletildiği gerçeğinin’ kurul rakamları bazındaki bir diğer matematiksel görünümüdür. Bu arada, diğer tüm başvurularda olduğu gibi işkence ve kötü muamele hususunda da yapılan başvuruların ‘iddia’ düzeyinde olduğu unutulmamalıdır. İşkenceyle mücadele konusunda gelinen noktayı yeterli saymak gibi bir yanılgıya düşülmemelidir. İşkencenin sistematik olmaktan çıkarılması, uluslararası imajımızın bu bağlamda düzeltilmesi kafi görülemez. İşkence vakalarının sayısının azalmasına değil, hala yaşanabilen olayların nedenlerine ve çözümlerine yönelinmelidir.”

KOLLUK KUVVETLERİ FAZLA ÇALIŞTIRILIYOR
En fazla şikayet edilen kurumların başında belediyeler geliyor. Belediyeleri; yargı, emniyet, sağlık kurumları, bakanlık, valilik, eğitim ve öğretim kurumları, ceza ve tutukevleri takip ediyor.

Kolluk görevlilerinin orantısız güç kullanımının ve genel olarak da insan haklarına uygun olmayan davranışlarının sebepleri arasında “eğitim eksikliği, fazla çalışma, özlük haklarının yetersizliği” gibi nedenler sayılabilir. Fazla çalıştırılan, zaruri ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çeken ve sosyal faaliyetlere katılma imkanı bulamayan kolluk görevlilerinin insan haklarına yeterince uygun davranamayabileceği düşünülebilir. Gerekirse bu sorunun çözümü için kolluk görevlilerinin personel artırımı yoluna gidilebilir, mali olanaklar çerçevesinde özlük haklarında iyileştirme yapılabilir.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN AZALMA YOK
İfade özgürlüğü konusunda, TCK’nın 301. maddesi ile ilgili tablolarda 2003’ten 2007’ye kadar açılan dava sayıları ve sanık sayılarında dikkate değer bir azalma görülmedi. TCK’nın 301. maddesinde yapılan değişikliğin olumlu yansıması gerekiyor. Son zamanlarda insan hakları konularındaki mevzuatta, yabancıların ‘sessiz devrim’ adını verdiği reform niteliğinde ciddi ilerlemeler kaydedilmesine rağmen, uygulamada hala birtakım sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu sorunların giderilmesi veya en aza indirilmesi için bir kısım faaliyetlerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

İSTANBUL’DA TÖRE CİNAYETİ İKİ KAT ARTTI
İnsan ve özellikle de kadın varlığına yönelik en ağır insan hakkı ihlallerini oluşturan töre ve namus cinayetleri varlığını koruyor. Her yıl 200’ü aşkın insan bu cinayetlere kurban gidiyor. 2006’ya göre 2007’de töre ve namus cinayetlerinde ciddi bir değişiklik yok.

2003 yılında töre ve namus cinayetine kurban gidenlerin sayısı 159 iken 2006 yılında bu sayı 233, 2007 yılında ise 231 oldu. Son 5 yılda töre ve namus cinayetlerinden ölenlerin sayısı bin 100’ü aştı. Töre ve namus cinayetleri en çok İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Antalya gibi nüfus yoğunluğu fazla ve yoğun göç alan büyük illerde görülüyor. Son beş yılda gerçekleşen töre ve namus cinayet sayısı sırasıyla İstanbul’da 167, Ankara’da 144, İzmir’de 121, Diyarbakır’da 69, Bursa’da 58 ve Antalya’da 46. Tüm Türkiye’de gerçekleşen töre ve namus cinayetlerinin yarısından fazlası sadece bu illerde gerçekleşti.

İstanbul açısından dikkati çeken önemli bir husus, 2007’de, 2006’ya göre gerçekleşen töre ve namus cinayetleri sayısının neredeyse iki katı artış oldu.

Bölgesel açıdan bakıldığında, töre ve namus cinayetlerinin sanılanın aksine, en çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde değil, Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde görüldüğü ortaya çıktı.

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Gazi ŞAŞKIN  - Ankara
03 Temmuz 2008, Perşembe 16:41  
Namus cinayeti mi? Eminönü"nden Sirkeci"ye yada Ulus"tan Kızılay"a yürüyen bir bayan yüzlerce erkeğin sözlü tacizine maruz kalır.Evli kadın peşinde koşan milyonlarca kişiliksiz vardır sokaklarda,sokaklar bedenini satan yerli yabancı kadınlarla dolu.... İlginç olan her pisliği yapanlar aynı zamanda namus temizliyecek kadar namuslu(!)dur da.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları