Osman Gürbüz, 9 Nisan 1997 günü Beyoğluda Emekli Tuğgeneral Habil Küçüke ait güvenlik malzemeleri satan şirkete düzenlenen baskında, kaçmak isterken yaralı olarak yakalandı.
Üzerinde Ahmet Tecer adına düzenlenmiş polis kimliği çıktı. Aynı kimlikte bir polisin o dönem Gayrettepe Emniyet Müdürlüğünde çalıştığı belirlendi.
ARABASINDA CEPHANE BULUNDU
Osman Gürbüzün otomobilinde yapılan aramada ise 5 tabanca, 1 uzi, 1 kaleşinkof otomatik silah, av tüfeği, sahte MİT ve subay kimliği çıktı.
Gürbüz, polisteki sorgusunda silahları Susurluk çetesi hükümlüsü Ziya Bandırmalıoğlundan aldığını söyledi.
Susurluk çetesini yönetmek suçundan 6 yıl hapse mahkum olan Özel Harekat Dairesi eski Başkanvekili İbrahim Şahinin şoförü olan Ziya Bandırmalıoğlu, yargılandığı davada delil yetersizliğinden beraat etti.
YEŞİLİN SAHTESİ
Sahte Yeşil olarak da tanınan Osman Gürbüz ise vahim nitelikli silah bulundurmak suçundan 39 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaya başlandı.
Gürbüz, Beyoğlu Adliyesinde yargılandığı sırasında gazetecilere attığı notta Yeşili aklamaya, beni öldürmeye çalışıyorlar yazmıştı.
Osman Gürbüz, yargılama sonunda 5 yıl hapse mahkum oldu.
RAHŞAN AFFIYLI ÇIKMIŞTI
Daha önce de biri ağabeyi olmak üzere 2 kişiyi öldürmek ve tecavüz suçlarından sabıkası bulunan Gürbüzün kamuoyunda Rahşan Affı olarak bilinen Şartla Salıverme Yasasından faydalanarak cezaevinden çıktığı öğrenildi.