Özok: Gözaltılar rövanşsa felaket
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Polis - adliye

Özok: Gözaltılar rövanşsa felaket

Ergenekon soruşturmasında gerçekleştirilen son gözaltıları değerlendiren Türk Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, ” Eğer rövanş anlaşıyla yapılıyorsa bu büyük bir felakettir. Hukuk dışı uygulamalar varsa savcılar bedelini öder” dedi.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:22 TSİ 01 Temmuz 2008 Salı

İSTANBUL - Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok,Ergenekon soruşturması kapsamında bu sabah gerçekleştirilen gözaltıları NTV yayınnıda değerlendirdi.
Haberin devamı

Özok, şöyle konuştu: “Herkesin kendisini yargıya teslim etmesi, hukukun üstünlüğü ve hukuk kurallarını öteleyecek, örseleyecek ve yıpratacak beyan ve eylemlerden kaçınılması uyarısını yine yapıyoruz. Hukuk devletinin olmazsa olmaz koşulu olan yargı bağımsızlığıdır. TBB olarak, eksiksiz demokrasi herkesin duyarlı davranması gerektiğini bir kez daha yineliyoruz. Yargının dokunamayacağı kimse yoktur. Bu kararları alanlar olağanüstü mahkemeler değil, sıkıyönetim yargıcı, hakimi ya da komutanı değildir. Normal bir hukuk çerçevesinde alınan kararlar. Savcılar ve yargıçlar, bu duyarlılığı göstermeliler.

Sanıyorum, bu soruşturma Cumhuriyet tarihinin en uzun soruşturmasıdır. 8-9 aydır süren bu soruşturma, kimi spekülasyonlara, kimi polemiklere neden olabilecek kadar uzun bir süreçte ve ülkemizin önde gelen, çok saygın politikacılarını, köşe yazarlarını, bilim adamlarını itam eden bir soruşturma haline geldi. Bu soruşturmayı yürüten savcılık kurumu ve arama kararlarını, yakalama kararlarını veren yargıçların 5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun’nun ‘ifadeye çağırma’ 145; ‘zorla getirme” 146, Yakalama ve Aramaya İlişkin CMK’nın 90, 98, 116, 118 ve 118-2 maddelerine uygun bir hukuki işlem yapmalarını öneriyoruz; umut ediyor ve bekliyoruz.

TBB olarak, farklı bir yaklaşımla bir değerlendirme yapmamıza olanak yoktur. Karar veren, bir yargı organı ve yargı sürece var. Kuşkusuz şok geçirtecek kararlar olmasına rağmen, tüm yurttaşlarımızın, iktidar partisinin ve muhalefet partisi temsilcilerinin halka örnek olacak bir şekilde soğuk kanlı karşılaması ve soruşturmayı yürüten savcı-yargıçların saydığım ilkelere ve kavramlara zarar verecek eylem ve davranışlardan kaçınılması gerektiği inancındayız. Eğer, bu bir biçimde belirli davalara karşı bir rövanşsa, büyük bir felakettir. Kişiler hakkında itamlar ve iddialar bir şekilde sonuçlanır. Ancak bu ihtimal gerçekleşirse Türkiye, çok olumsuz, telafisi olmayan sonuçlarla karşılaşır.

Dileğimiz, bir an evvel meselenin yargıya intikal etmesidir. Konunu hukuk içerisinde çözülmesidir. İktidarıyla muhalefetiyle herkesi rahatsız eden bu boruşturmanın iddianameye bağlanarak mahkemenin önüne getirilmesini istiyoruz. TBB ve barolar olarak dikkatli izliyoruz. Asla ve asla yargıyı yıpratacak, tek gideceğimiz yer yargı güvencesidir. Söylemlerimizi, davranışlarımızı ve eylemlerimizi bu sorumluluk bilinciyle ortaya koyuyoruz. Yoksa, bugün gözaltına alınanlar arasında yakından tanıdığımız, çok saygı duyduğumuz arkadaşlarımız var. Saydığımız ilkeler altında bu bir soruşturma yapılmasını etkilemez ancak bir koşulla, herkesin hukuk devleti, hukukun üstünlüğü ve hukuk ilkelere uygun bir biçimde soruşturmanın yürütülmesi bizim şu andaki kaygımız bu. Kişilerden çok kurum ve kavramların yara almamasını istiyoruz.

Ben burada özel bir neden çıkarmak istemiyorum. Hepimiz yargının üzerine titremek ve hukukun üstünlüğünü öne çıkarmak mecburiyetindeyiz. Savcı iddia edebilir ama o şüphelinin lekelenmeme hakkının da önemli olduğunu da gözardı etmemelidir. Savcılar, lekelenmeme ve yıpranmama hakkını gözetecek, bir yandan da soruşturmayı yürütecek.

TBB kapatma davasıyla ilgili lehte ve aleyhte konuşmadı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı hakkında neler yazıldı, neler söylendi. Başsavcı yetkisini, görevini kullanmıştır. Bir hüküm verilmedi Anayasa Mahkemesi hakkında.. Eğer Ergenekon savcıları rövanş anlayışıyla yapıyorlarsa -ki bizim aklımızdan asla böyle bir şey geçmiyor- bunun hukuk içinde yaptırımı vardır. Eğer hukuk dışı uygulamalar varsa savcılar bunun bedelini ödeyeceklerdir. Bütün eksiklerine rağmen yargı bağımsızlığı vardır. Hiçbir savcının kendi keyfi davranışlarla bir takım soruşturmalar yapması mümkün değildir. Eğer öyle bir şey olmuşsa bu çok fecidir.

Soruşturmada İstanbul Savcılığımız “Gözaltına alınmalarda benim haberim yok” diyor. Bu kadar önemli bir soruşturmada, bu denli kamuya mal olmuş kişilerin gözaltına alma konusundaki karar İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nın eğer bilgisi dışında yapılmış ise asıl sorgulanması gereken budur diyorum.

Yargının dokunamayacağı, ulaşamayacağı kimse yoktur. Kimsenin bir ayrıcalıklığı, dokunulmazlığı yoktur.

 
NTV Haber paketine abone olmak için tıklayın

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Ender Yurt  - Ankara
02 Temmuz 2008, Çarşamba 09:31  
Sadece Cumhuriyet Mitingleri bile Bu soruşturmanın ne kadar gerekli olduğunu anlamak için yeterli. Neydi 27 nisan ,ile başlayan süreç? Bütün medya ya göre Halk AKP den yaka silkmiş ve gitmesini istiyordu. Bu kesinlikle böyle idi. Halk meydanlara koşmuitu. AKP nin oyları düşecekti. Peki o meydanlara koşan Sivil toplum örgütlerinin başkanlarının emekli generaller olması tesadüf müydü? Hayır Değildi. Peki görevlerinin ortada bir neden yok iken suni darbe ortamı oluşturmak ve manipülasyon yapmak olduğundan şüphemiz var mı? Peki bu ülkede iktidar bu zümrenin keyfi ile değişmeye devam etmeli mi

ibrahim demirci  - Bursa
02 Temmuz 2008, Çarşamba 01:07  
slmlar ülkemde neler oluyor anlamıyorum.bu konularda haber yapanlarda yanlı yada yandaş bir taraf başka yazıyor diğer taraf başka.herkes kendi hoşuna giden cümleyi yazıp kararını veriyor,kimse gerçekleri göremiyor bizede göstermiyor.hukukun dışına kim çıkıyorsa bence cezalandırılmalı.suçu işleyen ağada olsa paşada olsa bende olsam..saygılar

Sinan Kaya  - Elazığ
01 Temmuz 2008, Salı 22:44  
Umarim sizin gözaltina alinmaniz 7. veya 8. dalgaya kalmaz Özok bey. 6. dalgada sizi de listede görmeyi cok isteriz. Gerci sizin gibilerden bu ülke de cok ya. Artik kac dalga ile biter onu bilemeyiz.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları