ANKARA - Bakanlar Kurulunun haftalık olağan toplantısında, AB dönem başkanlığının yarından itibaren Fransaya geçecek olması değerlendirildi. Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AB süreci ile ilgili Bakanlar Kuruluna bilgi verdi, Lüksemburgda yapılan katılım konferansında Türkiye-AB müzakereleri çerçevesinde 2 faslın daha açılmasının kararlaştırıldığını ve böylece toplam fasıl sayısının 8e çıktığını anlattı.
Toplantıdan sonra gazetecilere bilgi veren Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin de, şunları söyledi:
Yarın Fransa AB Dönem Başkanlığını devralacak. Bizim Türkiye olarak Fransa dönem başkanlığından beklentimiz, müzakere sürecimizin şeffaflık ve ahde vefa çerçevesinde devam etmesi ve yeni fasılların açılmasına zemin hazırlayacak bir dönem olmasıdır. Fransanın şeffaflık ve ahde vefa ilkeleri çerçevesinde bu konuda müzakere sürecine katkı yapması beklentimizi Sayın Babacan Bakanlar Kurulunda da dile getirmiştir.
Bir gazetecinin, Fransa dönem başkanlığını alıyor, ancak NATO kanadına da girmek istiyor. Türkiyenin de bunu veto etme yetkisi var. Fransanın, Türkiyenin AB üyeliğine karşı tutumu biliniyor. Türkiyenin bu konudaki tutumu nasıl olacak? Onların politikalarını değiştirmeye yönelik ne adımlar atılabilir? sorusu üzerine de Şahin, şöyle dedi:
Biraz önce Fransadan beklentilerimizi, dönem başkanlığı ile ilgili birkaç cümle ile ifade ettim. Bunun dışında da Fransadan başka bir tavrı doğrusu beklemiyoruz. Bir başka konuyla AB sürecini denkleştirmeyi veya bu bağlamda farklı müzakere içinde olmayı biz Türkiye olarak, etik açıdan uygun görmeyiz. Biz Türkiye tarafı olarak, bu aylık dönem içerisinde de 8 açılan fasla yeni fasılların eklenmesi beklentisi içerisindeyiz.
AKPM KARARI DÜŞÜNÜLMELİ, BİZ BİR ŞEY YAPAMAYIZ Şahin, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinin, parti kapatılması halinde Türkiye ile müzakere sürecinin sıkıntıya girebileceği yönünde bir karar aldığının hatırlatılması üzerine ise şunları söyledi:
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi zaman zaman böyle karar tasarılarını görüşür. Çok kez de kabul eder. Bu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinin kendi iç işleyişiyle ilgili bir konudur. Tabii Türkiye ile ilgili olduğu için Türkiyeyi ilgilendirmektedir. Bu karar tasarısında Türkiyenin lehine hükümler olduğu gibi, üzerinde düşünülmesi gereken Türkiyenin aleyhine diye de değerlendirilebilecek cümleler olmuştur. Ama 71 üyenin oy kullandığı, 65 üyenin de kabul oyu verdiği konu Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde geçmiştir. Bizim hükümet olarak bu konuyla ilgili şu anda yapacağımız herhangi bir şey yoktur.
TÜRKİYEYE YAKIŞAN DEMOKRASİYİ YÜKSELTMEK Türkiyenin AB bağlamında demokrasi standartlarını daha da yükseltmeyi, temel hak ve özgürlüklerin sınırlarını genişletmeyi hedeflediğini kaydeden Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:
Bu konuda da çok önemli adımlar atılmıştır. Nitekim bu karar tasarısında Türkiyenin atmış olduğu adımlar değerlendirilmekte, zaman zamanda bunlardan övgüyle bahsedilmektedir. Tabii gelmiş olduğumuz bu noktada, Türkiye daha da ileriye gitmelidir. Demokratik standartlarını daha da yükseltmelidir. Temel hak ve özgürlükler alanında da yeni adımlar atmalıdır. Gerçek anlamda Cumhuriyetimizin 85. kuruluş yıldönümünü kutlayacağımız bu yıl, bu bakımdan demin söylediğim alanlarda çok daha ileri noktalarda olmalıyız. Türkiyeye yakışan budur. Cumhuriyetimizin 85. yıldönümüne de yakışan budur. Hükümetimiz, bu konuda her türlü uyarıyı da kuşkusuz ki değerlendirerek, Türkiyenin bu alanda da daha iyi işler yapabilmesi için üzerine düşeni yapmıştır. Bundan sonra da yapacaktır. Sarkozy AB Dönem Başkanı
Elin Sarkozi"sinden medet umanlara
gülüyorum. ne çabuk unuttunuz, daha
geçenlerde bu adam Ermeni soykırımı
kanunu çıkardı be. Şimdi tekrar bu
olaylar gündeme gelir bize "sizi
alırız ama sizde kabul edin
der"bunlar. Daha ne konuşuyor bu
hükümet anlamadım gitti. Laf laf....