Fethullah Gülen: Humeyni gibi dönmem
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel

Fethullah Gülen: Humeyni gibi dönmem

“Humeyni gibi dönmem, kendim gibi dönerim” diyen Fethullah Gülen, dönüşü sorunlara neden olacaksa, dengeli hareket etmek gerektiğini söyledi, “Dönüşünüzün konjonktürünü sizin belirlemeniz lazım” dedi.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 19:26 TSİ 26 Haziran 2008 Perşembe

İSTANBUL - Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, “laik devlet düzenini değiştirmek amacıyla örgüt kurma” suçundan beraat kararını onamasıyla Türkiye’ye dönüş yolu açılan Fethullah Gülen, dönüp dönmeyeceği konusunda açıklamalar yaptı.

Haberin devamı

Gülen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun beraat kararını onaması üzerine dönüp dönmeyeceği konusunda yapılan yorumlara www.herkul.org sitesinde yayınlanan röportajda açıklık getirdi. Gülen’in açıklamaları özetle şöyle:


OKULLAR AKLANDI
... Bir başkasının sizin okulları ziyaret ettiğinden dolayı suçlanması meselesi var. Şimdi orada tescil ediliyor, bir kere daha tespit ediliyor: Bu mesele suç değil. Okul açmak dünyada, öğretmen göndermek suç değil. Dolayısıyla onları gidip ziyaret etmek niye suç olsun ki!.. Milletin okulları, sonra adı onların Türk okulları, o okulların adları Türk okulları. Türkiye’de yetişmiş eğitimciler, öğretimciler gidip oralarda eğitim yapıyorlar.

BANTLAR MONTAJDI
... Orada esasen o iddianame hazırlanırken adamlar ne biliyorlarsa ne ediyorlarsa o bilme ve etmenin çoğu da bu montaj yapılmış bantlardandı. Bantlardan montaj yapılmış, başından sonundan kesilen şeylerden sun’i olarak suçlar icat edilmişti, ihdas edilmişti. Ne kadar yapmışlarsa bir sene, iki sene çalışmışlardı; haberimiz vardı ondan. Biz buraya geldiğimiz zaman patladı o mesele. Yani “Geriye ihtiyat olarak elimizde bazı şeyler kalsın, belki onları da kullanırız gelecekte!” dememiş, hepsini kullanmışlardı. Şimdi mahkemenin kararı “Bunların hepsi boş, havada şeyler!” falan demek manasına gelir. Dolayısıyla o türden yeni böyle suçlarla sizi tecrim etmeye, o mevzuda bir dava açmaya hakları yok.

MAHKEME SAFHASI IZDIRAPLI OLDU
... Ama “o mahkeme safhası benim için ızdırapsız oldu” diyemem. Değişik zamanlarda hemen her anti-demokratik harekette, her darbede, darbe türü şeylerde, post-modern darbelerde her defasında halk ifadesiyle diyeceğim, argo da diyebilirsiniz, bir tebelleş olma hadisesi söz konusu oldu, her defasında hemen. Hepsinde de belli sıkıntılar çekildi. Fakat itiraf etmeliyim; bu dönem benim için daha sıkıntılı oldu. Ciddi bir şey yapamadım böyle, kendi kitaplarımla meşgul olamadım, muttarit arkadaşlarımızla öyle orada takip ettiğimiz gibi günde dört-beş saat böyle kitap mütalaa edemedim, müzakere edemedim. Bir yönüyle böyle benim dokuz-on senem beyhude geçti, israf oldu. Bunlardan dolayı da benim en acılı yıllarım oldu, ızdırap yıllarım oldu. Allah öyle bir şeye maruz bıraktı.

GÜRÜLTÜLÜ, PATIRTILI GELMEM
... Ben değişik zamanlarda yurtdışına çok çıkan insanlardan biriyim. Bu Amerika’ya bile bu bilmem kaçıncı gelişimdir benim. İlk defa 92’de geldim, iki buçuk ay kaldım buralarda. 94’te bir daha geldim, 96’da geldim, 97’de geldim, en son 99’da mı ne geldik buraya. Sonra Avrupa’ya defaatle gittim ben, hizmet müesseselerine, arkadaşlarımızın yanına, değişik yerlere... Belki hizmetimizin olduğu okulların bulunduğu yerlere gitmedim. O da ruh haletim, belki onda da benim şu andaki durumumu okumak mümkün olabilir. Hayatımda hiç öyle gürültülü, patırtılı gidip gelmedim ben. Hiç istikbale gitmedim, istikbal (karşılanma) isteğinde bulunmadım.

HUMEYNİ’YLE HİÇBİR ALAKAM YOK
Bu açıdan da ne karakter bakımından, ne mezhep bakımından, ne ülke bakımından birilerinin ısrarla benzetmeye çalıştıkları Humeyni ile hiçbir zaman bir alakam olmadı. Hele onun hesaplarıyla, onun arka plandaki mülahazalarıyla filan diyecek olurlarsa; Allah rızasının dışında bir şey düşünmeyi ben hayatımı israf saydım şimdiye kadar.

BİR GÜN DUYARLAR
...Onu diyenler de, bu mahkemede belli beklenti içinde olanların şimdi mahcup oldukları gibi, karın ağrısına girdikleri gibi, bir gün beni orada duyduklarında yine mahcup olacaklar.

... Gitme meselesine gelince, gider miyim, gitmez miyim ayrı bir mesele. Ülkem tabii, burada onun elli yerden, yüz yerden gelmiş toprak parçaları var, ben onları koklayıp teselli buluyorum. Ben kendi ülkemin çocuğuyum. Ben dıştan ithal edilmiş ve milletin başına musallat olmuş tufeylilerden değilim. O ülkenin çocuğuyum ben. Onun bir avuç toprağını dünyalara değişmem. Bütün Amerika’yı verseler, Korucuk köyü, fakir bir köydür, ben o köyü vermem. Ruh haletim budur. Fakat bir şey var: Benim inandığım bir dava var, bir hizmet var, Din-i Mübin-i İslam’a hizmet var ve ülkemde huzursuzluğun çıkmaması, hele dine karşı bir tavır alınmaması.. bunlar benim gaye-i hayalim, düşüncem, mefkûrem.
... Arz ettiğim gibi, o gidiş bir gün, Cenab-ı Hakk’ın muradı öyle ise tahakkuk ettiği zaman, onlar sadece duyarlar; belki derler “Gelmiş mi gelmemiş mi; acaba gelmişse nerede duruyor, nasıl geldi de biz görmedik?!.”

NASILSAM ÖYLE DÖNERİM
Kendime göre bir gidişim vardı benim. Onu daha evvel de arz ettim ben, Türkiye’ye dönsem kendim gibi dönerim, yani şimdiye kadar nasılsam öyle. Karakterimi namusum sayarım. Karakterime kıymayı namusuma karşı tecavüz sayarım ben. Konuşurken de, biriyle bir muhaverede bulunurken de, bir muamelede bulunurken de onu korumaya fevkalade hassasiyet göstermişimdir. Evet, bilmeyen bilmez. İşte bilmeyenler böyle ezbere konuşuyorlar ve bir gün kim bilir onların da pek çoğunun bu ezberi bozulacak, Allah’ın izni inayetiyle. O ülkede yine imtizac, mezc, te’lif ve terkip oluşacak Allah’ın inayetiyle. Herkes birbirini olduğu yerde kabullenecek, birbirine karşı saygılı olacak. Olacak.. o zaman onlar, bir şairimizin dediği gibi “Ettiklerine nadim olup ağlayacaklar.”

KONJONKTÜRÜ BELİRLEMEK LAZIM
... Şimdi, gidişiniz sizin orada bazı problemlere sebebiyet verecekse, her şeye rağmen orada hüsn-ü niyetle iş yapan insanların işlerini zorlaştıracaksa, altından kalkamayacakları problemlere sebebiyet verecekse.. bence dengeli hareket etmeniz, vaktini, gidiş keyfiyetini ve konjonktürü sizin belirlemeniz lazım.. veya işte o genel konjonktüre göre nasıl hareket edecekseniz onu sizin belirlemeniz lazım.

SESSİZ VE SAKİN BİR DÖNÜŞ OLACAK
Hürriyet’in haberine göre Gülen, Yargıtay’ın kararının ardından ABD’de kendisine eşlik eden yardımcıları ile Türkiye’deki kurmaylarına “Sessiz ve sakin bir dönüş” hazırlamaları talimatı verdi. Gülen’in kurmaylarından Hüseyin Gülerce, “Daha önce de söylediği gibi kalabalıklarla, gösterişlerle gerçekleşen bir dönüş olmayacak. Sakin bir dönüş olacak. Herkes görecek bunu. Katiyen bir gösteri istemiyor. Öyle bir karşılama söz konusu olduğunda sevenlerine, ‘Hakkımı helal etmem’ çağrısında bulunacaktır” dedi. Gülen’in dönüş zamanını “sağlık” durumuyla gerekçelendiren Gülerce, “Kendisinin vereceği bir karar bu. Ancak ben ne zaman döneceğini sağlık durumuna bağlıyorum. Geçen ay yanındaydım ve eskiye nazaran daha kötü gördüm. Ne zaman döneceğinin tek ölçüsü bence sağlığı; bence sağlığı elverdiğinde dönecek” diye konuştu.

YEŞİL KART İÇİN REFERANSLARI
1997’den beri ABD’de yaşayan Gülen’in ABD’de oturma, seyahat etme ve çalışma izni sağlayan “Green Card” için yaptığı başvuru ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Servisi tarafından reddedilmişti. Gülen, kararın düzeltilmesi için dava açtı, ancak onu da kaybetti.

Hürriyet’in haberine göre Gülen, ABD’de Yeşil Kart alabilmek için açıp kaybettiği davada Rumi Forum’un başkanı Ali Yurtsever’in yardımı ile önemli isimlerden referans mektupları da topladı.

Gülen’e kefil olan isimler arasında CIA’nin eski Analiz ve Prodüksiyon Direktörü George Fidas, eski CIA ajanı Graham Fuller, New York’taki Yunan-Ortodoks Başpiskoposluğu’nda rahip Alexander Karloutsos, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz, eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın başdanışmanı olduğu belirtilen Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Konseyi yürütme kurulu üyesi Ermin Başer, Georgetown Üniversitesi İslam Tarihi profesörlerinden John Obert Voll, Dartmouth College Antropoloji bölümü profesörleri Ralph ve Richard Lazarus, eski başbakan Yıldırım Akbulut, eski Milli Eğitim Bakanı, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Sağlam, San Antonio’daki Teksas Üniversitesi İngilizce, Klasikler ve Felsefe Profesörü Bernadette Andrea, Elmhurst College teoloji ve Din Bölümü profesörü Paul Parker, Amerika Evangelical Lutheran Kilisesi Arkansan-Oklahama Bölge Sorumlusu Başpapaz Floyt M. Schoenhals, TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Saraylı, Roman Katolik Kilisesi İsa Peygamber Dinlerarası Diyalog Sekreterliği Papazı Thomas Michel, Catholic Theological Union Başkanı (Vatikan’ın atadığı papaz) Donald Senior’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda akademisyen ve din adamı bulunuyor.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

soner caner  - Yurt Dışı
27 Haziran 2008, Cuma 19:33  
ne mutlu elin yahudisi papazı bile hoşgörünün önemini kavramış.bi bizdeki bazı kesimler anlamadı.dinler arası diyalog denince sizin aklınıza ne geliyor.elbetteki başka dinden insanlarla görüşecek.siz gidin sütünüzü için.bazı şeyleri anlamak için yaşınız cok küçük daha...

Optimus  - İstanbul
27 Haziran 2008, Cuma 11:24  
Verdiği cevaplardan oldukça birikimli ve mantıklı olmasının yanısıra karşısındakini rencide etmeden hakkını savunabilen, uyumlu biri olduğu çıkarımını yapıyorum. Yahudi ve Hristiyan din adamlarının kendisine referans olması da benim için olumlu bir nokta. Ayrıca sözkonusu şahsın Amerika"nın ne işine yaradığını, Amerika"ya ne gibi hizmetlerde bulunduğunu da anlamış değilim doğrusu.

baris can  - İstanbul
27 Haziran 2008, Cuma 08:53  
su hale bak, amerikada yasamak icin bu kadar mi ugrasilir, referanslarina bir bakin, eger bu adam muslumansa, biz .......

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları