Belçikada Yargıtay, dört ay önce serbest bırakılan terör örgütü DHKP-C üyelerine ilişkin adli kararı bozarak sanıkların yeniden yargılanmasına karar verdi.
BRÜKSEL - Yargıtay, Anvers Temyiz Mahkemesinin 7 Şubat 2008 tarihli kararını bozarak, DHKP-Cyi terör örgütü, suç örgütü ve çete olarak niteledi. Yargıtay, bu terör örgütünün ve üyelerinin, Belçika dışında işlediği suçlardan da bu ülkede yargılanabileceğini belirtti. Karara göre sanıkların tekrar yargılanması Brüksel Temyiz Mahkemesinde olacak.
Belçikada Yargıtay, dört ay önce serbest bırakılan terör örgütü DHKP-C üyelerine ilişkin adli kararı bozarak sanıkların yeniden yargılanmasına karar verdi.
Anvers Temyiz Mahkemesinin kararını bozarak, DHKP-Cyi terör örgütü, suç örgütü ve çete olarak niteleyen Yargıtay, terör örgütünün ve üyelerinin Belçika dışında işlediği suçlardan da bu ülkede yargılanabileceğini belirtti.
Karara göre, sanıkların tekrar yargılanması Brüksel Temyiz Mahkemesinde yapılacak. Bugüne kadar alınan kararlar geçerliğini yitirdiği için sanıklar daha farklı cezalara çarptırılabilecek.
Belçikanın Anvers Temyiz Mahkemesi, 7 Şubat 2008 tarihli son kararında, terör örgütü DHKP-C üyesi sanıkları serbest bırakırken, bu kişilerin ve bağlı bulundukları örgütün Belçika dışındaki eylemlerini dikkate almayı da reddetmişti.
Anvers Temyiz Mahkemesi, gıyaben yargılanan terör örgütünün başı Dursun Karataş ile Zerrin Sarı, Şükriye Akar ve Bahar Kimyongürü beraat ettirmişti.
Firarda bulunan terörist Fehriye Erdal 2 yıl tecilli hapis ve bin 230 Euro para, Musa Asoğlu 3 yıl tecilli hapis ve bin 230 Euro para, Kaya Saz da 21 ay tecilli hapis ve bin 230 Euro para cezasına çarptırılmıştı.
Anvers Mahkemesi, daha önceki kararların aksine, DHKP-Cyi terör örgütü olarak nitelemeyi de reddetmişti.
Cezaya çarptırılan sanıklara yönelik ithamlar arasında, sadece silah ve sahte belge bulundurmakla kullanmak yer alıyordu.
Mahkemenin gerekçeli kararında, savcılığın, DHKP-Cnin bir terör örgütü, sanıklarınsa terör örgütü üyesi olduklarını, bir çete veya suç örgütünün söz konusu olduğunu somut verilerle kanıtlayamadığı ifade edilmişti. Kararda, müdahil taraf olan Türk Devletinin iddia ve kanıtlarının yetersiz bulunduğu yer almıştı.
Belçika mahkemesinin, sanıkların ve terör örgütünün Belçika dışında işledikleri suçlara yönelik iddiaları dikkate almayı reddettiği, örgüte ve üyelerine ilişkin başka ülkelerde alınan kararların Belçika adaletini bağlamadığı görüşünü ön plana çıkardığı görülmüştü.
Federal Savcılık, ülke çapında şaşkınlık yaratan bu son karara karşı itiraz hakkını kullanarak Yargıtay yolunu açmıştı.
Savcılık, Yargıtayda, Anvers Mahkemesinin kararının belirsizlik ve kararsızlıklarla dolu olduğu üzerinde durarak adaletten daha net bir tavır ve karar beklendiğini hatırlatmıştı.
Sanıkların Belçika içinde ve dışında işledikleri suçları hatırlatan Savcılık, bunları görmezden gelen bir kararın kabul edilemeyeceği görüşüyle yeniden yargılama istemişti.
ADLİ SÜREÇ Terörist Fehriye Erdal ve terör örgütü DHKP-C üyesi 10 sanığı Belçikada işledikleri suçlardan yargılayan Bruges Ceza Mahkemesi, 28 Şubat 2006da açıkladığı kararda, Fehriye Erdala 4, örgütün başı Dursun Karataşa 5, sözcüsü Musa Asoğluna 6, Kaya Saz, Bahar Kimyongür, Zerrin Sarı ve Şükriye Akara 4er yıl hapis cezası vermişti. Gent Temyiz Mahkemesi de 7 Kasım 2006da bu cezaları onamıştı.
Terör örgütü üyelerinden Musa Asoğlu, Kaya Saz, Şükriye Akar ve Bahar Kimyongür cezaevinde bulunurken, Belçikada bir ikamette göz hapsinde bulunduğu var sayılan ve karardan 2 gün önce izini kaybettiren Fehriye Erdal ile Dursun Karataş ve Zerrin Sarı isimli teröristler firarda sayılıyordu.
Mahkeme, sanıkları 10 yıl boyunca kamu haklarından mahrum etmeyi de kararlaştırmış, Asoğlunu 5 bin 500, diğerlerini 2 bin 500er Euro para cezasına çarptırmıştı.
Bruges Mahkemesi, ayrıca DHKP-Cyi terör örgütü olarak nitelendirmiş ve Belçikada adli alanda örgütün bu sıfatına resmiyet kazandırmıştı.
Bu kararlar üzerine Yargıtaya başvuran sanıkların Belçikada işlediği suçlar arasında, sahte kimlik kullanmak, silah ve patlayıcı madde bulundurmak, terör örgütü üyesi olmak, terör eylemleri planlamak ve haraç toplamak gibi suçlar yer alıyordu.
Belçikada bazıları 1999 yılında suçüstü yakalanan örgüt üyeleri hakkında verilen kararların tümü, geçen sene Yargıtay tarafından bir tek gerekçeyle bozulmuştu. Geçen seneki Yargıtay kararının ardından tutuklu ve hükümlü teröristlerin tümü serbest bırakılmış, firardakiler hakkındaki kararlar da adli bir hata yapıldığı gerekçesiyle iptal edilmişti. Bu hata ise Termondo Mahkemesi Yargıcı Freddy Trochun, Bruges Ceza Mahkemesi başkanlığına atanması olarak ortaya çıkmıştı.
Yargıtay kararında, daha önce Türk asıllı teröristleri yargılayan ve sert kararlar vermesiyle tanınan bu yargıcın Brugese atanmasını tarafsızlığın yitirilmesi olarak değerlendirmişti. Yargıtay, sanıklar hakkında verilen kararlara yönelik hiçbir eleştiri ve itirazda bulunmamıştı.
Anvers Temyiz Mahkemesinde tekrar başlatılan ve geçen yıl sonunda sona eren yargılamalar sırasında savcılık, Karataş ve Asoğlu için 10ar yıl hapis cezası isterken, Asoğlu hakkında ayrıca 5 bin Euro para cezası talebinde bulunmuştu.
Savcılık, Kimyongür için 7 yıl hapis ve 5 bin Euro para cezası, Erdal, Saz, Sarı ve Akar için 5er yıl hapis cezası istemişti.
Anvers Mahkemesinin sanıkları serbest bırakmasının ardından Yargıtayın başlattığı yeni süreç, adli dosyanın tekrar ve baştan ele alınması anlamına geliyor.
Belçika adalet sitemi, suç
işleyenlerin cezalandırılması için
değil de, sanki kendi işlerine geldiği
şekilde ister az bişi mahkumiyet veya
beraatle sonuçlanan karayı ak gösterme
çabalrında olduğu gibi, tamamen çifte
standart uygulaması olarak
değerlendirilebilecek uygunsuz bir
mantık üstüne kurulmuş, YAMUK dönen
bir TEKERLEĞİ andırıyor !
Ülkü Kerimoğlu - Konya
25 Haziran 2008, Çarşamba 09:38
Belçika terörü desteklemenin zamanla
kendilerine zarar vereceğini anladı en
sonunda. Darısı diğer ülkelkerin
başına. Sabancılar bundan sonra rahat
nefes alırlar umarım.