New York Times’a konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fırat, Atatürk devrimleri için “Türk toplumu bir travma yaşatmıştır. Bir gecede kıyafetlerini, dillerini değiştirmeleri istenmiştir. Dini yaşama biçimleri ortadan kaldırılmıştır” dedi.
NEW YORK - New York Timesta, Sabrine Travernise imzasıyla yayınlanan “Bu acı kan davasının kökleri tarihe dayanıyor” başlıklı haberde AK Partiye kapatma davası değerlendirilirken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fıratın Atatürk devrimleri için “Türk toplumu bir travma yaşamıştır. Bir gecede kıyafetlerini, dillerini değiştirmeleri istenmiştir. Dini yaşama biçimleri ortadan kaldırılmıştır” şeklindeki değerlendirmelerine yer verildi.
Yazıda, AK Partinin kitleleri temsil ettiği savunuldu Sınıf ayrılığı bugünlerde de devam ediyor ve laik kadınların yaşam tarzlarının, dindar bir toplumda kısıtlanacağı yolundaki derin korkularına katkıda bulunuyor yorumu yapılıyor.
Türkiyede iktidardaki parti, onu kapatabilecek ve çok sayıda üyesine siyaset yasağı getirebilecek bir yüksek mahkeme kararı için hazırlanırken parti yetkilileri, o kadar sorun yaratmak için neler yaptıklarından söz etmekten hoşlanıyorlar görüşüyle siyasetçilerin değerlendirmelerine de yer verildi.
DİKKAT BİR GÜNAHKARLA KONUŞUYORSUNUZ Grup Başkan Vekili Sadullah Erginin Dikkat, bir günahkarla konuşuyorsunuz sözlerine yer veren gazete, Erginin iddianamenin hukuki değil, siyasi olduğu konusundaki yorumuna liberallerin de katıldığını yazdı.
Baskın Oranın ise TSK ile ilgili olarak Son oyununu oynuyorlar. Asker artık darbe yapamıyor. Tutunabilecekleri son çizgi de, Anayasa Mahkemesidir görüşüne yer verildi.
Geçen Cumartesi günü İstanbulda birkaç bin kişinin darbeleri protesto ettiğini belirten gazete, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgilin Laiklik, bir Müslüman toplumunun özgürlüklere açılan akciğerleri gibidir. Kadınlar için en büyük sigortadır sözleriyle, Başbakan Erdoğanın halkın daha fazla özgürlükleri olacağını, laik bir devlet istediği sözlerini kaydetti.
ATATÜRK DOĞU İLE TÜM BAĞLARI KOPARTTI NYTtaki yazıda, Türkiyede bugün yaşanan mücadelenin 1920 yıllarında Atatürkün reformları ile başlayan bir sürecin son aşaması olduğu öne sürülerek, Batıya bakan Atatürkün Doğu ile tüm bağları koparttığı belirtildi.
AK Parti hükümetinin, TBMM ve Cumhurbaşkanlığını da ele geçirerek, daha önce hiç olmadığı kadar laik çevrelerin hakimiyetini kırdığı belirtilen yazıda, Hükümet içindeki İslami akımlara ilk karşı çıkanlar olan Türkiyedeki liberaller de, kapatma davasına karşı seslerini yükseltti. Çoğu bunu ordu ve yargıdaki laik elitlerin son çabası olarak görüyor. Geçen yıl ordunun Erdoğana gözlerini dikmesi seçimlerde geri tepti. Şimdi Erdoğanı durdurma görevi yargıdaki müttefiklerine bırakıldı ifadeleri kullanıldı.
CHP Milletvekili Birgen Keleşin Yüksek oy oranının kendilerine istedikleri yapma hakkının verdiğini sanıyorlar. Bu demokrasi değil sözlerine dikkat çekilirken, Ancak laik parti, artık liberalizmin öncüsü değil. İfade özgürlüğünü genişleten ve dini azınlıklara mülk iadesini yapan ve Türkiyenin AB hedefi açısından büyük önem taşıyan, iki yasaya karşı oy kullandı yorumu yapılıyor.
Şeyh Sait`in torunu Atatürk
devrimlerini sorguluyor..Bizim koyun
milletimiz de arkasından gizli gizli
şakşakçılığını yapıyor..Akp iktidarı
gerçekten istediğini elde etti..
Serdar - İstanbul
17 Temmuz 2008, Perşembe 15:23
Fırat, ayrılıkçı terörist Şeyh Sait`in
torudunudur.Bülent Arınç Menemen
olaylarının sanıklarından birisinin
torunudur..Bu bilgiler acı verici
çünkü milletimizin nasıl da koyun
sürüsü haline geldiğini
gösteriyor..Tepkisiz, bilinçsiz,
vurdumduymaz, umursamaz..Hak ettiğimiz
şekilde yönetiliyoruz..Daha iyisini
istemeye de hakkımız yok!
Ali - Yurt Dışı
28 Haziran 2008, Cumartesi 21:14
"Bugün hâlâ Türkiye halkı düşündüğünü
açıkça söylemeye korkuyor.O kadar ki
Fırat’ın doğruluğu apaçık olan tespitine
bile kamuoyu önünde karşı çıkmak zorunda
kalınıyor...Cehaletlerinin farkında
olmayanlar ise bu sözleri ‘cumhuriyet
karşıtlığı’ olarak tanımlıyorlar...Öyle
ki Cumhuriyet devrimlerinin halk
üzerindeki gerçek etkisini tartışmak,
sizi bir anda cumhuriyet düşmanı
yapıyor...Sorun, Türkiye’de bu basit
açık yürekliliğin bile hâlâ cesaret
gerektirmesinde...birtakım ‘örümcek
kafalıların’ söz konusu açık yürekliliği
gösteren vatandaşları kınayacak kadar
hastalanmalarında..."