ABU DABİ - Bu iki ülkenin rollerinin artması, Arap ülkeleri ve halkları üzerindeki -klasik ve modern anlamda- emperyalist emellerinin tarihi uzantısını oluşturabilir. Türk Osmanlı ve İran Safevi yaklaşımları arasında hiçbir fark yoktur.
1971den beri Birleşik Arap Emirliklerinin üç adasını istila etmesi sebebiyle Birleşmiş Milletler kararları ve sözleşmeleri gereği, Arap topraklarını işgal eden bir ülke olarak görülen İran, nüfuzunu ve hegemonyasını başka Arap ülkelerine yaymakta tereddüt etmiyor.
İranın Lübnanda, iki Şii harekete, Emel ve Hizbullaha verdiği maddi ve askeri destek herkesin malumu. Bu desteğin sonucu olarak, bu iki hareket Lübnanlı kardeşlerine silah doğrulttular. Yüzlerce masum insan öldü ve yaralandı.
İranın Irak içişlerine müdahalesi de apaçık ortada. Zira şu an İranda ikamet eden Mukteda El Sadr, Irak hükümetiyle savaşını bitirmedi ve Sadrın milisleri, Irakı iç savaş sahasına çevirerek birçok katliam işlemekle suçlanıyor.
Suriyede ise birçok kentte Şii mescitleri inşa edilerek, toplumda İran eğilimli Şiileşmenin yayıldığından bahsediliyor.
HER ŞEYE RAĞMEN TÜRKİYE İLE TİCARET İLİŞKİLERİ İYİ İranın bölgedeki bu açık faaliyetlerine rağmen, Arap ülkelerinin çoğunluğu İranla olumlu ilişkiler kuruyor. Örneğin bazı Arap ulusalcıların, Arapçılık ve Arap hakkı sancağının taşıyıcısı olarak gördükleri Suriye, yetkililerin açıklamaları doğrultusunda İranı bırakılması mümkün olmayan stratejik bir ortak olarak görüyor. Komşu Irak için de bu tutum geçerli. Bazı Iraklı yetkililer İranın Birleşik Arap Emirliklerinin adalarını işgal ettiği ifadesine dahi karşı çıkıyor. Mesela, Erbilde yapılan Arap parlamenterlerin son toplantısında Irakın işgal altındaki bu üç adanın kapanış bildirisine alınmasına temkinli yaklaştığı dikkat çekti.
1938de Suriyenin İskenderun sancağını topraklarına katmasıyla Arap topraklarını işgal eden bir devlet olarak görülen Türkiyenin rolü ise İrandan geri kalmıyor. Türkiye, 1998de Suriyeyi PKK lideri Abdullah Öcalanı barındırmakla suçladığı sorunda, Suriyeye ile ilişkileri gerilmesine rağmen, iki ülke şu an bölgede benzeri olmayan ekonomik ilişkiler kuruyor. Hatta ilişkileri ekonomik sınırları da aştı. Şu an Türkiye, Suriyenin Golan Tepelerinin geri alınması amaçlı Suriye-İsrail görüşmelerini yürütüyor. PKK unsurlarını yakalamak, Türkmen partilere süregelen desteğini sunmak ve Kerkük bölgesinde kargaşa çıkarmak gerekçesiyle Irak topraklarında süren Türk ihlallerine rağmen, Iraktaki Türk yatırımları da Arap yatırımlarından daha güçlü.
TÜRKİYE İRANIN AKLINA GELMEYEN YÖNTEMİ BULDU Ortada İran ile Türkiye arasında Ortadoğu bölgesinde nüfuzlarını yayma noktasında açık bir rekabet var. Fakat ikisi arasındaki tek fark şu: Türkler şu dönemde İranlılardan daha zeki şekilde Arap aklına ulaşabildiler. Şu an Arap kanallarında yayınlanan Türk dizileri benzeri görülmemiş bir halk kabulüyle karşılaşıyor. Hatta bu dizilerin oyuncularının resimleri, sanki Arap liderlerimizin resimleriymiş gibi, Arap kentlerimizdeki sokakları ve dükkanları işgal ediyor. Kendi sanatçımız merhum Sadullah Vunustan özür diliyoruz. Arap ülkelerinde bizler senin dediğin gibi ümitli değiliz. Aksine bizler şu an İran, Türkiye ve ıhlamurlar altındaki Türk dizisine mahkum olduk.
*Birleşik Arap Emirliklerinde yayımlanan Ahbar El Arap gazetesi, 16 Haziran 2008, Iraklı yazar, Arapçadan çeviri: Halil Çelik
Yazarın sözünü ettiği Safeviler Türk
kökenlidir. Safevi Devleti daha sonra
İranileşmiştir.
bahadır barışık - İzmir
19 Haziran 2008, Perşembe 10:18
Batılı devletlerin her zaman olduğu
gibi şu anda da tek amacı Ortadoğuya
hükmetmek zaten. Çöküşte olan Batı
(ekonomik, siyasi, ve manevi) bu
süreci yavaşlatabilmek için Doğu nun
tüm kaynaklarını ele geçirmek istiyor,
her devirde yaptığı gibi.Bizler neden
birbirimize onlar gibi davranıyoruz?
Öncelikle biz kuvvetli ve güçlü
olmalıyız. Birbirimize sahip
çıkmalıyız. Bu bir gün elbette olucak
ama neden daha önceden uyanmayalım.
Ama ne yazık ki şöyle bi gerçek var;
Ulkeler arasında ebedi dostluklar da
yoktur ebedi düşmanlıklarda sadece
menfaatlar vardır.
engin - Antalya
18 Haziran 2008, Çarşamba 20:12
her Arap"ı suçlamıyorum ama 1.dünya
savaşında bol ingiliz altını alan
Arapları neden yazmadın hani
Türkiye"yi arkadan vuranları...
Türkiye yine de barış ülkesi ki böyle
bi hainliği affetti. barıştan
şüpheleri olanlar bosna herse"e,
afganistan"a, pakistan"a, g.kore" ye
Türkiye"yi sorsunlar.