Cinsellik hikayeleri paylaşımda
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Yaşam
Ramazan
İnsanlar
İlişkiler
Alışveriş
Hayvanlar Alemi
Lezzet
Gezi
Taylan Kümeli ile Yaşama Sanatı
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Yaşam » İlişkiler

Cinsellik hikayeleri paylaşımda

“İşte Böyle Güzelim” kitabında yer alan seks işçisi, psikolog, üniversite öğrencisi, hastabakıcı, doktor, tiyatro yönetmeni, sosyolog, öğretmen 30 kadının anlattığı cinsellik hikayeleri, okuma tiyatrosu ile başka kadınların ağzında yeniden hayat buluyor.


 DİĞER HABERLER

  YAŞAM - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 16:12 TSİ 12 Haziran 2008 Perşembe

İSTANBUL - Sabancı Üniversitesi’nden akademisyen Hülya Adak, Ayşe Gül Altınay ile doktora öğrencileri Esin Düzel ve Nilgün Bayraktar, yüzyüze görüşmelerle topladıkları kadınlara ait cinsellik hikayelerini, kitaplaştırmakla yetinmiyor, bir ‘okuma tiyatrosu’nda farklı kadınların sesinden dile getirildiği buluşmalarla canlandırıyorlar. Dinleyenler ve okuyanlar, yaşayanın hayatına dahil oluyorlar. Hikayeler kâh güldürüp, kâh ağlatıyor. Kitaba emeği geçenler için hikayelerin her okuyucuyla yeni bir kimliğe büründüğünü görmek “heyecan verici.”
Haberin devamı

Cinsellik... Ne bileyim hiçbir şey anlamadım ben o işten... İki kere evlendim, boşandım ama çok fazla bilgim yoktur. İlk gece hiçbir şey anlamadım, sonra da hiç istemedim... Ne yapacaksın, biz bize bastıracaksın kendini. Evliysen bile genelde kadının isteğiyle olmaz o. Erkeğin isteğidir. Ben istemezsem de olurdu tabii. Zaten çocuklar olmuş. Çocukların bile nasıl olduğunu bilmiyorum ben. Olduğu zaman da etkisi sıfır değil, acı çekiyordum tabi ki. Bunu nasıl anlatayım. Ben bilmiyorum, ama kocam da bilmiyordu. O kendi çapında mutlu oluyor, ben mutsuz oluyordum”.

(Ceylan, 45 yaşında, hastabakıcı)


BİRBİRİMİZİN CESARETİNE HAYRAN KALDIK

2002 Şubatı’nda biraraya gelen dört kadın önce birbirleriyle, sonra başka kadınlarla cinselliklerini konuşmaya başladı. Cinsellik önce söze sonra yazıya dönüştü. 6 yıllık bir çalışmanın sonucunda Türkiye ve Almanya’da yapılan yüzyüze görüşmelerle ortaya çıkan İşte Böyle Güzelim, Sel Yayıncılık’tan çıktı. Şimdilik yalnızca birbirini tanıyan-tanımayan onlarca kadının biraraya gelerek yeniden okuyup seslendirdikleri gerçek hikayeler, kitapta farklı rumuzlarla yer alıyor.
Görüşülen 50 kadından 30’unun hikayesine yer verilen kitap için yazarları,”Birbirimizin cesaretine hayran kaldık, hikayelerinden ilham aldık” diyorlar.


KADINLARIN ALTIN GÜNLERİNDE DE OKUNSUN İSTİYORLAR

Kadınların kadınlara anlattıkları cinsellik hikayelerinden oluşan kitabın yaratıcıları, İşte Böyle Güzelim’in bir okuma tiyatrosu olarak yaygınlaşmasını, her yerde, kadın grupları tarafından okunmasını, paylaşılmasını istiyor. Hayalleri, okumaların tekstil atölyelerinde, kadınların altın ya da dolar günlerinde; kadınların birlikte oldukları her yerde okunması.


ERKEKLER DE SESLENDİRECEK
Hikayeleri biraraya getirerek kadınların başka kadınlar ve erkekler için seslendirecekleri bir “okuma tiyatrosu” yaratmak hayaliyle yola çıktılar. 50’nin üzerinde görüşme yaptılar, ancak okuma tiyatrosuna uygun olmayan bazı hikayeler bir sonraki kitaba saklandı. Cinselliğin ne ifade ettiğini konuşmak istediklerini söyleyip, gerisini anlatıcıya bıraktılar. Anlatıcılar kendilerine bir rumuz seçti.

Hikayeleri dinlerken dikkatlerini çeken noktalardan biri de, kaç yaşında olurlarsa olsunlar pekçok kadının çocukluk ve gençliğinden sözetmesi oldu:

BEKARET KONUŞULUYOR MENOPOZDA SUSKUNLUK
“Hikayelere sonradan baktığımızda ilginç bir zaman boyutu keşfettik. Pekçok kadın, hikayesini paylaştığı sırada kaç yaşında olursa olsun, çocukluğundan ve gençliğinden bahsetti bize. Cinsellik dendiğinde pek çoğumuz bedenimizle ve cinsellikle ilk tanıştığımız dönemlere döndük; acısıyla tatlısıyla (galiba daha çok acısıyla) o dönemi hatırladık. Çok az kişi yetişkin olduğu ya da görüşme yaptığımız ana yakın bir dönemi anlattı. Nevbahar, menopoz deneyimini ele aldığı hikayesinde tam da bu soruyu soruyor: “Neden bekaret üzerine bu kadar konuşuyoruz da menopoz hakkında söyleyecek sözümüz yok? Cinselliğin ‘yetişkin’ halleri, özellikle de menopoz üzerinde genel bir suskunluk varken başka konular düşündüğümüzden daha yaygın ifade buldu. Örneğin, kadınlar arasında yaşanan dostluk, aşk ve cinselliğin, her zaman adı konmasa da, pek çok kadın hikayesini şekillendirdiğini gördük.”


Cinsel ilişkinin sadece sonuçta çocuk doğurmak için yapılan bir şey olduğu konusunda eğitim aldım ve hâlâ da cinsellik, cinsel hazla ilgili bir eğitim verildiğine inanmıyorum. Ki ben tıp fakültesini bitirmiştim, düşünün artık!

(Sibel, 45 yaşında, doktor)


İşte Böyle Güzelim’den bazı hikaye başlıkları:


“SEN EMİN MİSİN HETEROSEKSÜEL OLDUĞUNA?”
Su: Belki siz tiyatronuzda memelerimizin tarihini konuşursunuz.
Hacer: Bizzat erkeğe kondomun nasıl kullanılacağını anlattığım vardır.
Asya: Kadın egemen toplum yok mu?
Yağmur: Sen emin misin heteroseksüel olduğuna?
Hilda: Özgürlüğün yarattığı baskı da var.
Sibel: Cinsel ilişkinin adının orgazm olduğunu zannediyordum.


Başörtülüyüm, kendimce doğrularım var. İnsanların benim hakkımda ne düşündükleri hiçbir zaman umrumda değil, ama çalıştığım yerde tekim, diğer başörtülülere laf gelecek diye çok ürküyorum, onları iyi temsil edemiyorum diye. Kendimle kalıp düşündüğümde yaptığım şeyler günah gibi geliyor.

(Handan, 21 yaşında öğrenci)


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Emel  - Ankara
12 Ağustos 2008, Salı 11:30  
Toplumumuzda cinselliğin tabu, konuşulmasının da erkeğe hak ama kadına ayıp olması nedeniyle bu kitap bir "haber"dir. Oysa herkes herhangi bir deneyimini herhangi bir yolla paylaşabilir. Bugün kadın kadar erkek de cinsellik konusunda bilgisiz ve benzer mutsuzlukları yaşamakta. Önemli olan, toplumu nasıl eğiteceğimizdir. Artık insanlar cinsel anlamda ya aşırı yobaz, ya aşırı serbest oldular. İki uç da mide bulandırıcı. Dengeyi bulabilmek için önce cinselliği öğretmeli/öğrenmeliyiz, ki bundan korkmayalım. Kadın-erkek herkese iş düşüyor: Bu bir paylaşımdır, bir görev değil.

isa erburç  - Samsun
04 Temmuz 2008, Cuma 09:36  
Cinsellik eşit değildir seks. Bu insanlar insanlar cinselliğini değil seks hikayelerini anlatıyorlar. Cinselliğin toplum ahlak ve kültürüne dayalı olarak perdelenmesi bu günkü türkiye sorunlarının çok büyük bir kısmının ortaya cıkmasını sağladı. Cinsellik bir yaşam. İnsanımız yaşamayı bilmiyor. bunu günah sayıp öğrenmek istemiyor. çpk fazla hata yapıyor ve bu konu hataya tolerans tanımıyor. Düşencesi bozuk bireyler yetiştirmemize sebebiyet veriyor. Birileri yönetilmemeli hayatta, ortakça yaşanmalı hayat...

Defne  - İzmir
10 Haziran 2008, Salı 02:52  
""Kendi erkeğini yönetemeyecek ve ondan tatmin olamayan kadın"" Erkeğin yönetilmesi mi gerekir miş? Nedendir? ""Kocasını tatmin etmek için ne yapmış ki?""    Sayenizde ne biliyor ki ne yapsın bayan ,karımı tatmin edememekten ödüm kopuyor demiyorsunuz da. Kadın erkeği tatmin etme ya da çocuk doğurma aracı değildir.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları