CHP lideri Baykalın, telekulak tartışmalarına yönelik iddiaları sürüyor. Baykal Kişisel bilgilerin şantaj amaçlı olarak birilerinin elinde tutuluyor. Telekominikasyon İletişim Başkanlığında cemaat kadrolaşması var dedi.
ANKARA - Baykal, CHP Genel Sekreteri Önder Savın bir valiyle konuşmasının kayıtlarının bir gazetede yayınlanması hakkında da Genel Sekreterimizin bir Valiyle konuşması 2 gün sonra bir gazetede kelime kelime yayınlandı. 2 kişi arasındaki bir görüşmenin bilgileri ve izni olmadan yayınlanmış olması ciddi bir suçtur. Ve bu suç işlenmiştir dedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin grup konuşmasında Dışişleri Bakanı Babacanın sözlerine ve telekulak tartışmalarına değindi.
Dışişleri Bakanının Türkiyede Müslümanların da hak ve özgürlüklerine ait sıkıntılar olduğu yönündeki sözlerinin doğal karşılanamayacağını söyledi: Bir dışişleri bakanı işini bırakıp onlar bir söylüyorsa kendisi iki söylüyor. Bu normal midir? Türkiyenin nasıl gözden çıkarıldığı, haksızlığın nasıl yapıldığı, ne kadar yalnız olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Ben böyle bir tabloya alışamıyorum. Türkiyenin bakanlarının Türkiyeye hakaret etmelerine, saygısızlık yapmalarına içime yediremiyorum. Memleket sevgisi, savunma ihtiyacı kaybolmuş. Dışişleri Bakanı ülkesine haksızlık yapıyor. Geçenlerde Cannesda En İyi Yönetmen ödülünü alan Nuri Bilge Ceylan yalnız ülkem dediğinde herkes benimsedi. Evet öyle yalnızız ki bakanlar bile Türkiyeyi yalnız bırakmış... Babacan şikayet etmek yerine Batı Trakyayı gündeme getirmeliydi... dedi.
İslamiyetin baskı altında olduğunu söylemenin Türkiyeye haksızlık olduğunu belirten Baykal 80 bin camide ezan okunuyor. Suuddi Arabistanın koyduğu kotaya göre Hac hakkı sonuna kadar kullanılıyor. Televizyonlar ve rtadyolar özgürce dini yayın yapıyor. Gazeteler de aynı şekilde. Sorun laiklikle ilgili sorundur. Türkiyedeki gerilimin nedeni farklı laiklik anlayışında... Başbakan AKP ortalama Türkün partisidir diyordu. Ortalama Türkün Türkiyede İslamiyetle ilgili yaşadığı bir sıkıntı mı var? Erdoğan kendi kafasındaki modeli Türkiyeye dayatmaya çalışıyor diye konuştu.
TELEKULAK TARTIŞMALARI Baykal geçen hafta CHP Genel Sekreteri Önder Savın bir valiyle konuşmasının kayıtlarının bir gazetede yayınlanmasının ardından yaşanan tartışmalara da değindi:
Baykal Genel Sekreterimizin bir Valiyle konuşması 2 gün sonra bir gazetede kelime kelime yayınlandı. 2 kişi arasındaki bir görüşmenin bilgileri ve izni olmadan yayınlanmış olması ciddi bir suçtur. Ve bu suç işlenmiştir. Büz hükümeti göreve çağıran açıklamalar yaptık. Bu görüşmeyi nasıl intikal ettirdiniz, içyüzü nedir? dedik. İktidarı göreve çağırdık. Skandal olarak bunu söyledik. Önder Savın konuşmalarının yayınlanması suçtur. Şu anda konu yargıya intikal ettirdik. Gazete de verdi biz de. Biz Mecliste soruşturma komisyonu kurulmasını önerdik. dedi.
Erdoğanın 44 dakika görüşüldü iddiasını kuşkuyla karşıladıklarını belirten Baykal 44 dakikalık görüşmenin bir kelimesi anlaşılmamıştır denilmeden yayınlandı... Günümüz teknolojisinde telefon kapalı olsa bile dinlenebilir... Ama sonuç bir tutanağa bağlanıyor. Normal bir telefon görüşmesinde bile anlayamadığınız şeyler oluyor ama burada her kelime var. Bu militan gazetenin CHPyi ve Genel Sekreteri gündeme taşımayı istediği günlerde, telefon çalıyor. Genel Sekreter tek kelime bile demeç vermemeye özen gösteren biri. Ama ondan 44 dakikalık bir konuşmayı ele geçiriyorlar. Bu incelenecek. Bu konu önümüzdeki günlerde mahkemeye intikal edecek. diye konuştu.
CEMAAT KADROLAŞMASI VAR CHP lideri dinleme iddiaları bakımından yeni bir düzenin Türkiyede gerçekleştirilmiş olduğuna dikkat çektiklerini söyledi. Baykal 23 Temmuz 2005te Mecliste kabul edilen bir yasayla Telekominikasyon İletişim Başkanlığı diye bir başkanlık kurulmuştur. Bunun başkanlığına 3lü kararnameyle değil, sadece şahsen Başbakanın talebiyle biri getirilmiştir. Kurumsallıktan uzak, kişiye endeksli, birebir başbakana bağlı, kapsamlı yüksek teknolojik kapasitesi olan bir oluşum gerçekleştirilmiştir. Başbakanın direkt olarak atayacağı bir insan başa getirilmiştir. Teknik Birim Başkanlığına yine özel bir atama yapılmıştır. Burada 5000 kişinin dinleme işleriyle uğraşıyor. 5000 kişinin dinlediği muazzam bir dinleme sisteminin Başbakanın kişişisel yönlendirmesine tabi, kontrolünde oluşturulduğu ortaya çıkmıştır. Başına da bir emniyetçi atanmıştır. Telekominikasyon İletişim Başkanlığında cemaat kadrolaşması var. Nereden biliyorsun denirse mahkeme kararından biliyorum. dedi.
Kişisel bilgilerin şantaj amaçlı olarak birilerinin elinde tutulduğunu belirten Baykal Cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde 70 milyonun dinlendiği bir izlendiği bir karar alınmış. Herkesin bağlantılarının kayda alınmasını mümkün kılan bir mahkeme kararı alınmış.Bu karar uzatıla uzatıla bugüne gelmiş. Şu an karar yürürlükte, herkes dinleniyor. Bu noktada edinilen bilgiler eğer bir mahkemede delil olarak kullanılmıyorsa birileninni elinde duruyor. Nerede kişisel haklar, özel hayatın gizliliği nerede? Herkesin izlendiği sistem derhal ortadan kaldırılmalıdır. Emniyet ardından da jandarma izleme izni almış. Adalet Bakanı jandarma aynı izni alınca itiraz ediyor. Emniyet alınca neden etmiyorsun? Ne emniyet ne de jandarma böyle bir uygulama yapamaz dedi.
Erdoğan konuşmasının sonunda Erdoğanın kendisiyle ilgli sözlerine yanıt verdi: Başbakan diyor ki, Kaçtıkça kovalayacağım. Dur orada. Kim kaçıyor? Sen mahkemeden kaçtın. Dokunulmazlığa sığındın. Ben kendimden kaçmadım. Sen kendinden geçmişinden kaçıyorsun. Ben geçmişimle iftihar ediyorum.
İşadamı Remzi Gür hakkındaki rüşvet kararını değerlendiren Baykal,Geçen hafta bir CHP milletvekiline cumhurbaşkanlığı seçiminde oyunu etkilemek üzere rüşvet teklif edildiği kesinlik kazandı.Bu cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şeydir. Rüşvetin belgesi mi olur diyorlar ya, rüşvetin ilamı çıkmıştır. Bu başka bir ülkede olsa yer yerinden oynar. Hükümet istifa eder. Bu mahkum olan kişi acaba bu girişimi kendi şahsi takdiri ile mi yaptı? Bu girişim AKP grup başkanvekilinin odasından yapılıyor. AKP grup başkanvekili olaya tanık mı? Evet...Onun bilgisi altında yapılıyor. Peki AKP grup başkanvekili biliyor da grup başkanı habersiz mi? Bu önemli bir soru değil mi? Başbakanın en yakını, çocuklarını emanet ettiği insan bu... dedi.
Bence Türkiye nin gündemi bu
olmamalı.şu an tartışılması gerken Ak
partinin hayata geçirmek istediği gap
eylem planı olmalı.uzun uzadıya
tartışılmalı.konuşulmalı.kısır siyasi
çatışmalar bize çok şey
kaybettirdi.kaybettirecekte.bakalım bu
düello rantı kim kazanacak?
Hasan Can - Antalya
03 Haziran 2008, Salı 20:11
Kadrolasmanin ne demek oldugunu CHP
den ogrendi herkes. Mogultayin
videosundan alinan derslerle herkes
devletin nasil ele gecirilmesi
gerektigini ogrendi!!!
EREN YÜCEL - İstanbul
03 Haziran 2008, Salı 20:06
DENİZ BAYKAL DOĞRULARI SÖYLÜYOR.AKP
KARŞISINDAKİ TEK CİDDİ MUHALİF CHP DİR.
TUTTURMUŞLAR CHP ZAMANINDA BÖYLEYDİ.
ZİHNİYET BÖYLEYDİ DİYE.AKP NİN
FATURASINI GÖRÜNCE NE DİYECEKLER.
SOKAKTA EKONOMİDEN ANLAMAYAN EKONOMİ
İLE ALAKALI BİR YAZI OKUMAMIŞ OLAN
HERKES EKONOMİ ÇOK İSTİKRARLI DİYOR.
BUNLAR AT GÖZLÜKLÜ GALİBA.