Tüm Türkiyedeki telefon görüşmelerini, elektronik posta ve faks trafiğini takip etmek için mahkeme kararı aldığı ortaya çıkan Emniyet Genel Müdürlüğü, iznin dinleme amaçlı olmadığını, sadece izleme amacına dönük olduğunu bildirdi.
İSTANBUL - Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2007de Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığına 25 Şubat-25 Temmuz tarihleri arasında Türkiye genelinde bütün ev ve işyeri telefonlarını, tüm cep telefonlarını, SMS mesajlarını, e-mail ve faks yazışmalarını izleme izni verdi.
Mahkemenin, aynı izleme yetkisini Milli İstihbarat Teşkilatına verdiği de belirlendi. Emniyetin izleme yetkisi üç ayda bir yeni başvuru üzerine, MİTin izleme yetkisi ise 3 ayda bir kendiliğinden uzatılıyordu.
JANDARMANIN İZNİ İPTAL EDİLDİ Emniyet ve MİTin ardından Jandarma Genel Komutanlığı da benzer yetkiler için mahkemeden izin aldı. Ancak Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, bu kez haberleşme özgürlüğünü gerekçe göstererek jandarmaya yetki veren mahkeme kararına itiraz ederek, izni kaldırttı.
Emniyet ve MİTe verilen sınırsız izleme yetkisi tartışma yarattı. Emniyet Genel Müdürlüğü, alınan iznin dinleme amaçlı olmadığını, sadece izleme amacına dönük olduğunu duyurdu.
Açıklamada şöyle denildi: Dünyadaki tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi Türk polis teşkilatı da Anayasa ve yasalarla verilen görev ve yetkiler dahilinde suçları önlemeye yönelik yasal faaliyetlerde bulunmaktadır.
TELEGÖZ Söz konusu uygulama telekulak değil, telegöz olarak nitelendiriliyor. Emniyet istihbaratı, MİT ve jandarma istihbaratının Türkiyedeki tüm telefon görüşmeleri ile internet haberleşmelerinin detaylarını depoladıkları veri bankaları bulunuyor.
Bu uygulamada, kimin kimi aradığı, kimin kime mesaj attığı, kimin ne zaman hangi baz istasyonunu kullandığı gibi detaylar izleniyor.
YILDA 10 BİN KİŞİ DİNLENİYOR Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının 50 bin kişiyi aynı anda izleyebilecek ve dinleyecek düzeyde oluğu belirtiliyor.
Mahkeme kararıyla yılda ortalama on bini aşan kişiyi dinleyen emniyetin kapasitesi ise 25 bin civarında olduğu ifade ediliyor.
pekı herkes herkesı mı dın
leyecek.koluk kuvet lerı bır bırını
olmadı şahısları.şahıslar koluk kuvet
lerını.yasal olmayan ları yasal
olmayan lara havale ederek nereye
kadar gıdecek .konumu guclu olan dev
ranı surdurecek .nerde bızım delıkan
lılıgımız.pekı sırf telefon da dın
lesın ler dıye konusanlara nasıl bı
ceza verılecek dusun ce sucun dan
mı.vatan daşina guven meyen e vatan
daş nasıl guvenecek .bukadar esnek
kanun lar olan bı
ulkemızde..hhertarafa cek uzasınn
paritus - Denizli
03 Haziran 2008, Salı 10:45
bü ülkede demokrasiden, evrensel insan
haklarından bahseden(!) ulu
başbakanımız tayyip ve adamları
nerde... yoksa bilmiyorlarmı acaba
haberleşme özgürlüğünün bir evrensel
hukuk ile güvence altına alındığını....
--ayakizleri sanat ve edebiyat
topluluğu--
Türkcan - İstanbul
03 Haziran 2008, Salı 09:35
Bizi izleyenleri kim izleyecek peki? Ya
onlar bu gücü kötüye kullanıyorlarsa
veya iznin dışına çıkıyorlarsa?
Demokratik ülkede böyle olurmuş; olmaz..
Halkına güvenmeyen, halkına güven
aşılayamayan bir hükümet tabiki böyle
despot ve çağ dışı yöntemler ile, korku
temelli politikalar izler. Yazık,
Atatürk"ün hayal ettiği çağdaş
Türkiye"ye bakın. Ufak ABD olup çıkmışız
bile.