Taşnak Arşivi’ndeki sır ve restleşme
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Dış politika

Taşnak Arşivi’ndeki sır ve restleşme

TTK Başkanı Halaçoğlu, önemli belgeler olduğu iddiasıyla Taşnak Arşivi’nin açılması için 20 milyon dolar önerdi. Arşivin 1995’te açıldığı açıklanınca, restleşme başladı. NTVMSNBC son durumu Halaçoğlu’na ve ABD’deki tarihçi Taner Akçam’a sordu.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 09:35 TSİ 28 Mayıs 2008 Çarşamba

İSTANBUL - Ermeni sorununun arşivler açılarak, tarihçilerden kurulacak ortak komisyon tarafından araştırma başlatılması yönündeki Türk tezi, son dönemde tarihçiler arasında ilginç bir restleşmeye dönüştü. Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu, Boston’daki Taşnak arşivinde büyük sırlar saklı olduğunu söyleyip, bu arşivin açılmasını istedi ve belgelerin tasnif edilmesi çalışmaları için de 20 milyon dolar teklif etti. Halaçoğlu’na cevap birkaç gün sonra geldi. Hürriyet gazetesi, Taşnaksutyun Arşivi Sorumlusu Tatul Sonentz-Papazian’ın New York’ta yayımlanan The Armenian Reporter’a yaptığı açıklamaları duyurdu. Papazian, tasnif ve mikrofilm işlemlerinin 1995 yılında tamamlandığını ve arşivin o günden beri bütün araştırmacılara açık olduğunu söylüyordu. Hürriyet gazetesi, Halaçoğlu’nun bu resti gördüğünü ve “Hemen yarın başvuracağız” dediğini kaydetti.
Haberin devamı

NTVMSNBC, bu açıklamaların yayınlanmasından bir gün sonra Halaçoğlu’nu arayıp, “Başvurdunuz mu” diye sordu. Halaçoğlu, “Yarın, bir zaman sürecidir” dedi ve ekledi: “O arşiv sadece bazı Ermenilere açık. Biz başvuracağız ve ret cevabı aldığımızı dünya görecek.” NTVMSNBC bu kez, ABD’de Ermeni sorununa ilişkin çalışmalarıyla tanınan tarihçi Taner Akçam’a sordu. Akçam, arşivin yıllardır açık olduğunu söyledi, “Arşivde büyük sırrın saklı olduğu ise tam bir palavra” dedi.

HALAÇOĞLU: YARIN, ZAMAN SÜRECİDİR
NTVMSNBC’nin Boston’daki Taşnak Arşivi Sorumlusu’nun açıklamaları üzerine Halaçoğlu’na yönelttiği sorular ve aldığı yanıtlar şöyle:

Dün yaptığınız açıklamada Taşnak arşivine “yarın” başvuruda bulunacağınızı söylemiştiniz, bulundunuz mu?
Bir günde başvurulmaz. Arşiv başvuruları o kadar kolay değil.

“Yarın” demişsiniz de, “yarın”dan kastınız...
Yarın, zaman sürecidir. Biz biliyoruz nerenin açık, nerenin kapalı olduğunu. Ara Sarafyan dahil herkes buranın kapalı olduğunu biliyor. Ama biz nerelerin kapalı olduğunu biliyoruz. Bir defa o arşiv kapalı. Sadece Ermenilere açık, ancak her Ermeniye de açık değil. Kimlerin faydalandığına bakarsanız zaten konu kendini gösteriyor. Buraya başvuruda bulunacağız, başvurumuza nasıl cevap alacağımızı bekleyip göreceğiz. Tabii Türk kamuoyu da görecek haliyle.

Peki, ne zaman başvuruda bulunmayı düşünüyorsunuz?
En geç önümüzdeki hafta başı veya bu hafta sonuna kadar başvururuz. Yazıyı yazıp göndereceğiz, şu kişiler için araştırma izni istiyoruz diyeceğiz.

Daha önce Türk Tarih Kurumu adına resmi bir başvuruda bulunmuş muydunuz?
Hayır, başvurmama gerek yoktu. Stanford Shaw başvurmuştu, kapalıydı. Onun dışında Hilmar Kaiser gitmiş, ona da açılmamıştı. Ara Sarafyan’ın kendi ifadesiyle burası açık değildi. Zaten sadece onlar değil, Kudüs’teki Patrikhane arşivi de aynı şekilde açık değil, sadece belli kişiler inceleyebiliyorlar. Şimdi biz de şunu söylüyoruz: Bize iletilen şey, “Paramız olmadığı için tasnif edemiyoruz” idi, biz de dedik ki “Size tasnifte yardımcı olalım, tasnif ücretini biz karşılayayım.”

20 milyon dolarlık destek sözü buradan mı çıktı?
20 milyon değil, 10 milyon-20 milyon dolar, ne gerekiyorsa verelim, dedik. Ama tabii bu parayı nakit olarak vermek şeklinde değil.

Tarih Kurumu olarak resmi başvuruda bulunmadığınızı söylüyorsunuz, aynı zamanda tasnif için yardım teklifinde bulunmuşsunuz.
Ara Sarafyan’lar veya Hilmar Kaiser, tasnif edilemediği için arşivin açılamadığını söylediler, diye ifade ettiler. Ondan sonra Amerikan Temsilciler Meclisi’nin üyelerine, danışmanlarına da ifade ettik bunu.

Sizin de Ermeni sorunuyla ilgili üç kitabınız var. Bu kitapları yazarken Ermeni arşivlerinden yararlanmadınız mı?
Taşnak arşivinden, Ermeni arşivlerinden o şekilde yararlanamadım. Ama onların dışında Fransa’ya Ermenilerin gönderdikleri, İngiliz ve Cenevre ve Rus arşivlerinden yararlandım. Rus arşivlerinde de Taşnak’lara ait belgeler var.

Bir sürpriz bekliyor musunuz, Taşnak arşivinden size açık olduklarına dair bir olumlu bir yanıt gelebilir mi?

Zannetmiyorum geleceğini, ama gönderirlerse çok mutlu olacağım.

20 milyon dolar vaad ettiniz. Tarih Kurumu’nun o kadar parası var mı?
Tarih Kurumu’nun 150 milyon doları da vardır.

“Yeter ki Ermeni arşivleri açılsın” mı diyorsunuz?

Atatürk boşuna mı kurdu bu kurumları? Biz devletten bir kuruş almıyoruz, devletle alakamız yok. Atatürk’ün İş Bankası’nda hisseleri var biliyorsunuz. 2006’da da mahkeme kararıyla konu netleşti ve Dil Kurumu ile Tarih Kurumu’na o zamandan itibaren para aktarılıyor, biliyorsunuz. 20 milyon doların devletle hiç alakası yok. 10 milyon, 20 milyon dolar sembolik bir meseledir. Kimseye nakit olarak verilecek değil. Tasnif başladığı zaman tasnifin karşılanmasında kullanılacak. Onun ödemeleri tarafımızdan yapılacak.

Boston’daki Taşnak arşivine özel bir önem veriyorsunuz.
Kesinlikle. Mesele şudur. Osmanlı arşivini niye herkes merak ediyor, “açılsın, açılsın” diyor. Çünkü Osmanlı arşivinde Ermenilerle ilgili ne kararlar alınmış diye merak ediliyordu. Peki, Taşnakların arşivinde hangi devletlerle ilişkiler kurdukları, nerelerden silah geldiği, -elimde bazı belgeler var çünkü- hangi harekatı düzenledikleri, ne yaptıklarına ait raporların olduğunu düşünüyorum. Çünkü bunların örnekleri var. Ama Taşnak arşivinde olursa çok daha iyi olmaz mı? Bir Türk-Ermeni meselesi veya Osmanlı-Ermeni meselesi varsa, iki tarafın arşivinin de normal şartlarda görülebilmesi gerekir.

Araştırmacı olarak sizin için tam olarak ne ifade ediyor? Bir anahtar olarak mı düşünüyorsunuz?
Türk Tarih Kurumu Başkanı olarak düşünmeyin bunu, bir tarih araştırmacısı olarak düşünün. Daha objektif ve doğru sonuca ulaşabilmenin en temel yollarından birisidir her arşivi, taraf arşivlerini ve üçüncü devlet arşivlerini gözden geçirmek. Bu tarih araştırma metodolojisinin olağan kuralıdır. Anadolu’da teşkilatlanmış mıydı Taşnaklar? Taşnak örgütleri var mıydı; vardı. Taşnak isyanları var mıydı; vardı. Ruslar’la işbirliği yaptılar mı; evet. Fransız’larla işbirliği yaptılar mı; evet. Bunların hepsi var. İsyan edildi mi; evet. İnsanlar öldürüldü mü; evet. Peki, bunlarla ilgili belgelerin olmayacağını düşünebilir misiniz? Yani bütün bunların olduğunu biliyorsunuz, Taşnak arşivleri de karşınızda duruyor ve araştıramıyorsunuz. Bir araştırmacı Ermenistan’a gitti ve üç ay hapis tutuldu. Bazı belgelerin kopyalarını aldı diye. Amerika’dan gitmişti bir Türk araştırmacı. Madem açıktı, niye insanları hapishanede tutuyorsunuz?


TARİHÇİ TANER AKÇAM “ARŞİVLER AÇIK” DİYOR
ABD’de Minnesota Üniversitesi Tarih Bölümü Holokost ve Soykırım Çalışmaları Merkezi’nde Ziyaretçi Doçent Taner Akçam da, NTVMSNBC’nin Taşnak arşivinin “açık mı kapalı mı” olduğuna ilişkin sorusuna şu yanıtı verdi:

“Boston Taşnak Arşivi açıktır. Fakat arşivin müdürü veya çalışan memuru veya düzenli mesai saatleri vb.yoktur. Arşiv tasnif edilmiştir. Girard Libaridian, (şu anda Ann Arbor Üniversitesi’nde tarih profesörü) arşiv müdürü olarak çalışmış ve tasnifi yaptırmıştır. Çalışmak isteyenlerin başvuruları tek tek değerlendiriliyor. Yani istediklerine müsaade verirler, istediklerine vermezler. Gerekçeleri ise devlet arşivi olmadıkları, özel bir parti arşivi olmasıdır. Eğer varsa, bizim CHP’nin arşivi gibi. Arşivde Yusuf Halacoğlu’nun iddia ettiği ‘büyük sır’rın saklı olduğu ise tam bir palavradır.”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Onur MERAL  - İstanbul
29 Mayıs 2008, Perşembe 20:37  
Ben çevremden /akrabalarımdan dinledim "Ermeni kesme" hikayelerini, bizzat yapanlardan, gururla anlatıyorlardı, ve dededen toruna "Ermeni kesmiş" bıçaklar hediye ediliyordu. Ne yapsak, neremize soksak saklayamayız bu gerçeği, ucu görünür, dışarıda kalır. Şu Latife Hanım"ın anılarını da çok okumak isterdik ama Tarih Kurumu ve kutsal devlet politikamız gereği mühürlendi/saklandı halktan Atamız"ın insani yanları. Bunu yapan devlete ve TTK"na nasıl güvenebiliriz ki gerçekleri herzaman dürüstçe söyleyeceğine?

Onur MERAL  - İstanbul
29 Mayıs 2008, Perşembe 20:33  
Ben bu Y. Halaçoğlu kadar büyük bir demagog görmedim. Kendi daha önce başvurup cevap almadığı arşiv için nasıl "Kapalıdır" diyebiliyor. T.T.K ordan burdan duyduklarıyla mı yönetiliyor? Şu Taşnak Arşivi"nden aldığı "RED" cevabını bizimle paylaşırsa çok memnun olacağım.

Mustafa Dinç  - İstanbul
29 Mayıs 2008, Perşembe 20:11  
Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bu güne kadar Bilinen din isyanları, ermeni terör örgütü ve pkk"ya kimler destek verdi ise Önceden ermeni isyancılarına da aynı devletler destek vermiştir. ABD"nin PKK"ya destek verdiğin UGANDA bile biliyor. Bundan 100 sene sonra da bunun için neslimiz evrak mı aracak.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları