Yargıtay Başkanlar Kurulu’ndan sert bildiri
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Politika

Yargıtay Başkanlar Kurulu’ndan sert bildiri

Yargıtay Başkanlar Kurulu sert bir bildiri ile AK Parti hükümetine tepki gösterdi; Anayasa Mahkemesi’ni etkilemeye çalışma hevesinin sonucu etkilemeyeceğini bildirdi.

 DİĞER HABERLER

  GÜNCEL - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

AA
Güncelleme: 09:43 TSİ 22 Mayıs 2008 Perşembe

ANKARA - Yargıtay Başkanlar Kurulu bir bildiri yayınlayarak, yeni anayasa ve yargı reformu hazırlıkları ile kapatma davasına karşı girişimleri nedeniyle Hükümet’e sert çıktı. AK Parti’den “siyasi kuruluş”, hükümetten “yürütme erki” olarak bahsedilen, “yandaşları” ifadesi kullanılan bildiride, “ısrarlı bir biçimde ve sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediği, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasını amaçlandığını belgelemeye yettiği” ifade edilerek, “Hedeflenen budur, ancak asla unutulmamalıdır ki, insanlık tarihi böylesi güdümlü yargı ile varlığını sürdürebilen, bireyini güvenli ve mutlu edebilen ve uygarlık yarışında başarılı olabilen hiçbir millet ve devlete tanıklık etmemiştir” denildi.
Haberin devamı

Bildiride, “bir yıla yakın süreçte ve özellikle son zamanlarda, giderek artan bir biçimde yargı erkine yönelik ve hukuk devleti olma ilkesiyle bağdaşmayan sistemli saldırıların Cumhuriyetin temel ilkelerini zedeler hal aldığı” değerlendirmesinde bulunuldu.

Bildiride, “Süreklilik gösteren bu davranışlar, toplumun, çözüm bekleyen sorunlarının ve gerçek gündeminin ötelenmesine, gelişimine harcanması gereken zamanın gereksiz biçimde yitirilmesine neden olur hale dönüşmüştür” ifadesine yer verildi.

ANAYASA TOPLUMSAL MUTABAKATLA HAZIRLANMALI
Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisinde, “Anayasa’nın kimi hükümlerinin yenilenmesi konusunda oluşan genel kabulden yararlanılmak suretiyle bir siyasi görüşün istek ve direktifi doğrultusunda bütünü değiştiren bir taslak hazırlattırılarak ‘en doğru ve en çağdaş Anayasa’ tanımlamasıyla kamuoyuna sunulduğu” ifade edildi.

Bildirinin tam metni için tıklayın

Anayasaların en geniş toplumsal mutabakatla, tartışma ve uzlaşma ve sahiplenmelerle hazırlanması gerekeceğinin “göz ardı edildiği” görüşüne yer verilen bildiride, “Böylece ilk ciddi gerilim, beklenmedik bir zamanda ve hiç de gerekli olmayan yöntemle gündeme yerleştirilmiştir” denildi.

İDDİANAMENİN KURUMSAL OLDUĞU GÖZARDI EDİLİYOR
Bildiride, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun 28 Eylül 2007 tarihli konuya ilişkin bildirisine yer verilerek, şunlar kaydedildi: “Toplumun yoğun ve isabetli refleksi, anılan taslağın yasalaşması girişiminde duraksama yaşatmış, ancak Anayasa’nın 10. ve 42. maddeleriyle ilgili değişiklik engellenemeyen bir hızla yasalaştırılmıştır.

Tüm gelişmeleri izleyip, değerlendiren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı anayasanın ve yasaların kendisine yüklediği sorumluluğun gereği ve tezahürü olarak yasal yöntemle topladığı kanıtlara dayanmak suretiyle bir siyasi parti hakkında iddianame düzenleyerek Anayasa Mahkemesi nezdinde yargılama ve müeyyide talebinde bulunmuş; ne var ki talebin muhatapları ve onların yandaşları iddianamenin kurumsal olduğu gerçeğini gözardı ederek, akla, mantığa ve hukuka aykırı tavır, söylem ve yazılarla ve hatta çoğu suç teşkil eden davranışlarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nı toplumun tepki ve husumetini muhatap kılmaya yönelmişlerdir.

ANAYASA MAHKEMESİ’Nİ ETKİLEMEYE ÇALIŞILIYORLAR
Bu türden davranışların kişisel tatmin duyguları ötesinde, yargılanan siyasi kuruluşa hukuken hiçbir siyasi yarar sağlamayacağı, yargılamanın sonucunu da etkilemeyeceği gözetilmemiş, zaman zaman şiddetini kaybetse de bütünüyle sona erdirilmediği, belki de bilinçli tarzda sona erdirilmek istenmediği gözlenir olmuştur. Süreçte, çelişki ve yanlışlıklar sürdürülmüş, açılan davayı Anayasal ve yasal sorumluluk ve yetkinliğiyle hukuka uygun olarak değerlendirilip, sonuçlandıracağında hiçbir kuşku bulunmayan Anayasa Mahkemesi’nin, her tür etkiden uzak biçimde, yargı yetkisiyle baş başa bırakılması ve sonucun saygıyla karşılanacağı kanısının yaratılması yerine Anayasa’nın 138. maddesi hükmünü göz ardı eder bir sorumsuzlukla, yargıyı etkilemeye yönelik tavır, davranış ve görüş açıklamaları artan bir hızla sergilenmiştir.

YARGI MENSUPLARI HEDEF GÖSTERİLİYOR
Yargı huzurunda kendini ve siyasi teşekkülünü hukuka uygunluk içinde savunmak, ithamların asılsızlığı inancına sahip olunuyorsa kendi karşı kanıtları ve gerekçeleriyle iddiaları çürütmek yerine ‘dilediği her şeyi yapabilme yetkisini halktan aldığı’ gibi şaşırtıcı bir inançla yargıyı ve mensuplarını halka şikayet ederek, hedef göstererek, hatta yabancı kişi ve kuruluşların yardım ve katkılarını sağlayarak Türk yargısını etkileme niyet ve gayretine girmek suretiyle açılan kapatma davasında lehe sonuç alma heves ve yöntemleri sıklıkla denenir olmuştur.”

YARGI REFORMU TASLAĞI
Avrupa Birliği Genişlemeden Sorumlu Komiseri’ne, “Yargı Reformu Strateji Taslağı”nın verilmesinin de eleştirildiği bildiride, şu ifadelere yer verildi:

“Tüm bu gelişmeler, ısrarlı bir biçimde ve sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediğinin, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasının amaçlandığını belgelemeye yetmektedir. Hedeflenen budur, ancak asla unutulmamalıdır ki, insanlık tarihi böylesi güdümlü yargı ile varlığını sürdürebilen, bireyini güvenli ve mutlu edebilen ve uygarlık yarışında başarılı olabilen hiçbir millet ve devlete tanıklık etmemiştir. Yüce Türk ulusu ise bağımsızlığı ve etkinliği eksiksiz bir yargı erkine her zaman layık olmuştur. Yüce ulus adına yargı yetkisini bu görüş ve sorumlulukla kullanmayı sürdüreceğimizi, yargı bağımsızlığının takipçisi olacağımızı saygıyla duyururuz.”

Adalet Bakanı: Dam üstünde saksağan gibi oldu


Bakanlar Kurulu bildiriyle cevap verdi

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

yücel yüce  - İstanbul
18 Haziran 2008, Çarşamba 17:57  
YARGI TARAFSIZ OLDUĞU ADALETLİ KARAR VERDİĞİ ZAMAN ÜLKEMİZ DAHA GÜVENLİ VE FERAH OLACAKTIR. HALKA RAĞMEN HALKCILIK OLMAZ VATANDAŞTAN SEN BENİM İSTEDİĞİMİ İSTEMİYORSUN DİYE İNTİKAM ALINMAZ.

yusuf narlı  - İstanbul
22 Mayıs 2008, Perşembe 14:59  
yargı taraflı, statükonun maşası durumunda.halen birileri yok halkı gördüğünü yok kararlarının eleştirilmez olduğunu falan sanıyor.bu yaşadığımız yargı müdahaleleri yargıç devleti olma özentisidir.2008 yılında demokrasinin olmadığı bir yerde biz bırakın onu bunu insan olduğumuzu bile iddia etmeyelim.

Ömer UlUSOY  - Antalya
22 Mayıs 2008, Perşembe 14:48  
Bu ülkede ne zaman işler iyi gitmeye başlasa birileri rahatsız oluyor. Hele adaletin terazisi bir siyasi görüş tarafına ağırlık basınca insan karamsar oluyor. Başımız sıkışınca adalete sığınmamız gerek ama ne yazıkki halkın hakkını hukukunu koruması gereken adalet o halkı hiçe sayıyorsa durum vahim...

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları