Nergis tayfunun vurduğu Myanmarda, resmi ölü sayısı 38 bini, kayıpların sayısı ise 27 bini geçti. Felaketin üzerinden 10 gün geçmesine rağmen yardımlar ihtiyaç sahiplerinin sadece üçte birine ulaşabildi.
Myanmar'da pirinç ve temiz su gibi gıda malzemeleri çok zor bulunuyor.
YANGON - Uluslararası kuruluşlar ölü sayısının bir milyonu geçmesinden endişe duyuyor. Cunta yönetimi ise hala yardım görevlilerine vize vermiyor. Myanmar devlet televizyonu, tayfunda şimdiye dek 38 bin 491 kişinin öldüğünü, 27 bin 838 kişinin kaybolduğunu duyurdu. Televizyon, tayfun felaketinde 1403 kişinin yaralandığını belirtti. Ülkede bir milyondan fazla kişi evsiz kaldı, ülkede temiz su ve gıda sıkıntısı baş göstermeye başladı. Tayfunun ardından yerle bir olan birçok bölgeye erişimde, büyük lojistik zorluklar yaşanıyor. Cunta yönetimi hala yardım görevlilerine vize vermiyor ve yardım malzemelerinin akışına engel oluyor. Uluslararası kuruluşlar, yardımlar düzgün bir şekilde ulaştırılamazsa, ölü sayısının bir milyona çıkmasından endişe ediyor. Felaketin ardından Myanmarın, büyük bir insani dramla karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Uluslararası yardım ekiplerine kapılarını açmaya isteksiz olan cunta yönetimi, dün bir Amerikan yardım uçağına, ülkeye iniş izni verdi. Ancak hala onlarca yabancı yardım görevlisi vize bekliyor. Cunta yönetiminin tavrı, BMyi de çileden çıkardı.
BAN Kİ MOON KIZGIN Genel Sekreter Ban Ki Moon, General Tan Şveye, telefonla bir türlü ulaşamadığını, bu nedenle de kendisine mektup yolladığını söyledi. Ban Ki-mun, Myanmar hükümetinin, Nergis kasırgası felaketinden etkilenen insanlara yardım ve uluslararası insani yardımlar konusunda kabul edilmez derecede yavaş davrandığını ve bundan son derece endişe duyduğunu söyledi. Kasırgada ölenlerin yüzde 40ı çocuk Yardım örgütleri, felakette 100 bin kişinin öldüğünü tahmin ediyor. Temiz içme suyu sağlanmadığı ve sağlık önlemleri alınmadığı takdirde, bu sayısının 1,5 milyona çıkabileceği uyarısı yapılıyor.
YAĞMUR SUYU İÇİYORLAR Felaketzedelerin anlattıkları dünya kamuoyunda duyulmaya başlandıkça, afetin boyutunun ne kadar büyük olduğu da ortaya çıkıyor. Bir felaketzede, 4-5 gün boyunca hiç yiyecek ve içme suyu olmadan köyünde kaldığını ve sadece hindistan cevizi yiyerek hayatta kalmayı başardığını anlatırken, diğer bir felaketzede yağmur suyunu biriktirerek içme suyu elde ettiğini anlattı.
YARDIMLARA İZİN GÜÇLÜKLE ÇIKIYOR Uluslararası yardım ekiplerine kapılarını açmaya isteksiz olan cunta yönetimi ise, 10 gün sonunda bir Amerikan yardım uçağına ülkeye iniş izni verdi. Ancak hala onlarca yabancı yardım görevlisi, Myanmara girebilmek için vize bekliyor.
ABDden Myanmara doğru yola çıkan ve yardım malzemesi taşıyan askeri C-130 kargo uçağı, Bangkokun güneyindeki Tayland askeri üssünden Myanmarın Yangon kentine gitmek üzere havalandı. ABD ordusundan Yarbay Douglas Powell, uçağın silahsız olduğunu, cibinlik, battaniye ve su gibi yardım malzemeleri taşıdığını kaydetti. Myanmara iki yardım uçağının daha gönderilmesi bekleniyor.
ABDyi düşman olarak gören Myanmar askeri hükümetinin bu uçağa izin vermesi büyük bir imtiyaz olarak görülüyor. Çünkü cunta yönetimi BMnin yaptığı yardımın ülkeye girişini geciktirmişti.
GAZETECİLER BASKI ALTINDA Merkezi Taylandda bulunan bir gazetenin ve sürgüne gönderilen Myanmarlı gazeteciler tarafından yayımlanan bir internet sitesinin editörü olan Aung Zaw, Bu hükümet çok paranoyak ve yabancı düşmanı. Kasırganın kendilerine olan inanılırlığı baltalayacağını düşünüyorlar. Askeri rejim zararın büyüklüğünü saklamak istiyor. Burma halkının yabancılara gerçek hikayeyi anlatmalarını istemiyorlar diyor.
Yabancı gazetecilerin, birçok yabancı yardım görevlisi gibi ülkelerine girmelerine izin verilmiyor. Yerel gazeteciler, engellemelerle karşılaşıyor ve iktidardaki alıngan generallerin hoşuna gitmeyen haberler nedeniyle hapse girme riski altında bulunuyor. Bu risk yüzünden insanlara gazeteciyim diyemiyorlar.
Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü ve diğer medya örgütleri, görüntü ve haberlerin felaket kurbanlarına yardım edilmesinde ve yeniden yapılanma çabalarında önemli olduğu gerekçesiyle, gazetecilere vize yasağının kaldırılması için cunta yönetimine çağrıda bulundu.
AB MYANMAR İÇİN TOPLANIYOR Öte yandan, ABnin insani yardımdan sorumlu üyesi Louis Michel, Nergis kasırgasıyla yerle bir olan Myanmardaki insani durumu ele almak üzere yarın acil toplantı çağrısında bulundu.
Michel, ayrıca bizzat Myanmara gitmek ve yerel yetkililerle uluslararası yardımın felaketzedelere en uygun biçimde ulaşmasını sağlamak amacıyla yerinde görüşmek istediğini de belirtti.
ABnin acil toplantısının ise, AB ve Avrupa Komisyonuna üye ülkelerle bir durum değerlendirmesi yapmak ve bu acil durum karşısında neler yapılabileceğini ele almak bakımından gerekli olduğu ifade edildi.
AB dönem başkanlığını yürüten Slovenyadan yapılan açıklamada ise, acil toplantı için henüz resmi davet yapılmadığı, gün içinde yapılmasının beklendiği belirtildi.
NE YANİ NE BEKLİYOLAR, NEDEN VİZE
VERMİYOLAR, GÖRMÜYOLARMI İNSANLARIN
DÜŞTÜĞÜ DURUMU... YAZIK DEĞİLMİ O
İNSANLARA YAŞAMA HAKLARI ELLERİNDEN
ALINIYO.. KİM ÖDEYECEK BU KADAR
MASUMUN HAKKINI...