Başbakan Erdoğan, Avrupa Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, Avrupa Birliğinin Türkiyeye verdiği taahhütlere sadık kalması gerektiğini belirterek, Müzakereler siyasi nedenlerle engellenmemelidir dedi.
ANKARA - Başbakanlık Basın Merkezinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve serbest piyasa ekonomisi gibi ortak evrensel değerleri benimsemiş olan Türkiyenin, Avrupa Birliğinin bir parçası olduğunu ifade etti.
Avrupa Gününün, Türkiyenin adaylık statüsünün tescil edildiği 1999 yılından itibaren çeşitli etkinliklerle, 9 Mayısta kutlandığını anımsatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: Kabul edilmelidir ki Avrupanın entegrasyonu sürecinde kısa sürede büyük adımlar atılmış. Bu adımlar neticesinde Avrupa Birliği temel hak ve özgürlükler ile barışın tesisi alanlarında dünyada eşsiz bir konuma gelmiştir. Avrupa Birliği yarım asrı aşan zaman dilimi içinde önüne çıkan güçlükleri her defasında aşabildiğini de gösterebilmiş ve geleceğe doğru yürüyüşünü kesintisiz sürdürebilmiştir. Avrupa Birliği, bu nedenle de dünyanın birçok bölgesi ve ülkesi için ilham kaynağı olmuştur. Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve serbest piyasa ekonomisi gibi ortak evrensel değerleri benimsemiş olan Türkiye, Avrupa Birliğinin bir parçasıdır. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana muasır medeniyetler seviyesine ulaşma yönünde yürütülen çabalar, özellikle son beş buçuk yıl zarfında kapsamlı bir değişim ve dönüşüm süreci halini almıştır.
Erdoğan, Türkiyenin bu doğrultuda cesur adımlar attığını ve kapsamlı reformları hayata geçirdiğini belirterek, gelecek dönemde de bu yolda cesaretle yürümeye devam edileceğini ifade etti.
Toplumsal yaşamın her alanında standart ve uygulamaların en ileri düzeylere yükseltilmesini hedefleyen reform çabalarının, halkın talep ve beklentileri ile uyum içerisinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: Milletimizin, Türkiyenin değişimi ve gelişimi yönünde atmakta olduğumuz adımlara verdiği güçlü destek bizim için en büyük güç kaynağıdır. Reformlar neticesinde, Türkiye bugün, eskiye oranla Avrupa Birliği üyeliğine daha yakındır. Gerek müktesebatın üstlenilmesi ile ilgili teknik reformlar gerek Kopenhag siyasi kriterlerinin tam olarak hayata geçirilmesini hedefleyen siyasi reformlar, Türkiyeyi her geçen gün daha demokratik, müreffeh ve güçlü kılmaktadır. Elbette, Avrupa Birliğine üyelik yolunda attığımız bu adımların karşılığını da görme arzusundayız. Avrupa Birliğinin taahhütlerine sadık kalmasını ve müzakere sürecinde somut ilerleme sağlanması amacıyla üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz, bu noktada, müzakerelerin siyasi saiklerle engellenmemesi büyük önem taşımaktadır.
Erdoğan, Türkiyenin, Avrupa Birliğinin daha geniş bir coğrafyada barış ve istikrara yapacağı katkılar bakımından gelecekte, bugünkünden büyük bir rol üstlenmesini samimiyetle ümit ettiğini belirterek, Türkiyenin bu yönde uzun yıllardır vermekte olduğu katkıların her geçen yıl daha arttığını ifade etti.
Türkiye ile ABnin istikrar ve güvenliği, siyasi, stratejik ve ekonomik çıkarları birbirini tamamladığına işaret eden Başbakan Erdoğan, bu nedenle de Türkiye ve Avrupa Birliğini 21. Yüzyılda ortak bir geleceğin beklediğini bildirdi.
Erdoğan, Türkiyenin, üyeliği ile birlikte Avrupa Birliğinin küresel barış ve istikrara katkı sağlayan gerçek bir küresel aktör haline geleceğini kaydetti.