Anayasa Mahkemesi kararının ne olacağını bilemiyorum ama kapatma olursa bunun sonuçları olacaktır şeklinde konuşan Babacan, olası bir kapatma kararının Türkiyenin AB üyeliğine sıcak bakmayan bazı ülkelerin eline koz verebileceğini dile getirdi. Babacan, ABnin böyle bir karara kurumsal yaklaşımı olacaktır, ancak bazı ülkelerin bireysel yaklaşımı da olacaktır. Kapatma kararı Kopenhag kriterleri ve Venedik ilkeleriyle uyumlu mudur, sorgulanacaktır, hem AB hem de üyesi olduğumuz Avrupa Konseyi cephesinde. şeklinde konuştu.
Babacan, buna karşılık, yargının bağımsızlığı ve saygınlığına dikkat çekti. Yargının vereceği kararların nihai kararlar olduğunu ve bu hususa ikili görüşmelerde özellikle vurgu yaptığını söyledi. Babacan, olası olumsuz senaryolar konusunda spekülasyon yapmak istemediğini belirtmesine rağmen, kapatma davası konusunda eskiye oranla daha ihtiyatlı bir yaklaşım sergilediği gözlemlendi.
Babacan, Bakanlar Komitesi toplantısında yaptığı konuşmada ise, kültürler arası diyalog ve çok kültürlü toplum kavramlarını savundu. Türkiyenin Avrupanın geleceği konusundaki vizyonunun, evrensel insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü değerleri, açık toplum ve bireylerin onuruna saygı üzerine kurulu olduğunu söyledi.
Babacan, Strasbourgda, Macaristan ve Gürcistan başbakan yardımcıları, Azerbaycan, Yunanistan ve Andora dışişleri bakanları ve Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammerberg ile ikili görüşmelerde de bulundu.