İngilizcede konserve jambon eti anlamına gelen spam sözcüğünün reklam amaçlı elektronik postalar için kullanılması, Monty Phyton adlı komedi topluluğunun 1970lerde yayımlanan skeçlerinden birinden geliyor. Skeçte bir grup Viking, menüsündeki her yemekte spam bulunan bir lokantada yemek yiyor. Spam sevmeyen bir müşteri ile lokanta sahibi arasında tartışma çıkmasının ardından Vikingler spam sözcüğünü neşeli bir şekilde defalarca tekrarlayarak yemeklerine devam ediyor.
Spam konusunu araştıran Amerikalı uzman Brad Templetona göre spam sözcüğü, bilgisayar literatüründe, bir şeyin bıktırana kadar tekrarlanması anlamı taşıdığı için kullanılmaya başladı.
Günümüzde spamler milyonlarca internet kullanıcısını olumsuz
etkilerken, koruması olmayan sanal posta kutularını dolduruyor.
Templetona göre 30 yılda spam yollama yöntemlerinde de büyük değişiklik oldu. İlk spami gönderen kişi, alıcı adreslerini tek tek yazmak zorundaydı, ancak günümüzdeki virüsler ve programlar sayesinde spamler binlerce adrese aynı anda gönderilebiliyor.
Googleın elektronik posta hizmeti Gmail yetkililerinden Jason Freidenfeldse göre, internet kullanıcılarının Gmail adreslerine gönderilen spam sayısı son 4 yılda 4 kat arttı. Freidenfeldse göre, şirketin elektronik posta filtresi sayesinde, spamlerin sadece yüzde 1i kullanıcılara ulaşıyor.
30 yılda spamlerin içeriği ve gönderilme amaçlarında da büyük değişiklik oldu. İlk gönderilen spam yeni piyasaya sürülen bir ürünün reklamıyken, bugün kendilerini Nijeryalı prensler ya da ölen Afrikalı diktatörlerin yakınları olarak tanıtan kişiler, kolay para kazanma vaadiyle dolandırıcılık amacıyla binlerce kişiye spam gönderiyor.
FBIın yıllık raporuna göre, ABDde geçen yıl internet üzerinden dolandırılan kişilerin kaybettiği toplam para 239 milyon dolar (yaklaşık 315 milyon YTL) oldu. Bu kişilerin, yüzde 75i kendilerine yollanan spamlerle dolandırıldı.