Dünyada milyonlarca kadın, gününün yaklaşık 4 saatini su taşıyarak geçiriyor. 1 litre atık su 8 litre tatlı suyu kirletiyor. Kirli sular yüzünden yılda 250 milyon kişi hastalıklara yakalanıyor ve 1 milyon 800 bini çocuk olmak üzere 5 milyon insan ölüyor.
AKSARAY - 20-23 Ekim 2008 tarihleri arasında Aksarayda Jeoloji Mühendisliği Bölümü tarafından Su-Enerji-Sağlık Sempozyumu düzenlenecek. Sempozyumda Türkiyenin su ve suya bağlı enerji potansiyelinin verimli kullanımı değerlendirilecek.
Aksaray Üniversitesi (AÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Afşin 20. yüzyılda dünya nüfusunun 19. yüzyıla oranla 3 kat, su kaynaklarının tüketiminin ise 6 kat arttığını söyledi. Afşin, Dünyada milyonlarca kadın, gününün yaklaşık dört saatini su taşıyarak geçiriyor. Bir litre atık su 8 litre tatlı suyu kirletiyor. Kirli sular yüzünden yılda 250 milyon kişi hastalıklara yakalanıyor ve bunların 1 milyon 800 bini çocuk olmak üzere 5 milyonu ölüyor. Su sıkıntısı, su kaynaklarının azlığına değil, suyun adaletsiz dağılımına bağlı ve bu sorun şimdilik çoğunlukla yoksulları etkilemektedir. Ulusal ve küresel eylem planlarıyla milyonlarca insanın hayatı kurtarılabilir dedi.
Türkiyenin 110 milyar metreküp kullanılabilir su potansiyeline ve 26 su havzasına sahip olduğunu vurgulayan Afşin, önemli havzalardaki bilinçsiz su tüketiminin, soğuk ve sıcak su kaynaklarını olumsuz etkilediğini söyledi.
Afşin, Su-Sağlık-Enerji Sempozyumunun amacının Türkiyenin su ve suya bağlı enerji potansiyelinin verimli kullanımını değerlendirmek, giderek yaygınlaşan su sorununun nedenlerini Orta Anadoluyu baz alarak ayrıntılı şekilde belirlemek ve çözüm önerileri sunmak, jeotermal kaynakların sürdürülebilir kullanımını, suyun insan sağlığına etkilerini ve ülke ekonomisine sağlayacağı yararları vurgulamak olduğunu sözlerine ekledi.
JEOTERMAL ENERJİMİZİN YÜZDE 5İNİ KULLANIYORUZ Yılda 9 milyar dolarlık ekonomik kazanıma eşit jeotermal enerji potansiyeliyle dünyada 7. sırada yer alan Türkiyenin mevcut potansiyelinin yüzde 5ini kullandığı bildirildi.
Afşin, yenilenebilir enerji kaynaklarından olan jeotermal enerjinin, fosil yakıtlara göre temiz, çevre dostu ve yerli olduğunu söyledi.
Yağmur ve kar sularının, yer altındaki jeotermal rezervleri besleme koşulları devam ettiği sürece jeotermal enerjinin bitmeyeceğini vurgulayan Afşin, Yer kabuğunun derinliklerinde biriken ısının oluşturduğu sıcak su, buhar ve gaz, elektrik enerjisi üretimi, endüstri, merkezi ısıtma-soğutma, seracılık, balık çiftlikleri, kaplıca gibi çok farklı alanlarda kullanılmaktadır dedi.
Türkiyenin jeotermal enerji potansiyelini yeterince değerlendiremediğini ifade eden Afşin, şunları kaydetti: Yılda 9 milyar dolarlık ekonomik kazanıma eşit jeotermal enerji potansiyeliyle dünyada 7. sırada yer alan Türkiye, mevcut potansiyelinin yüzde 5ini kullanıyor. Ülkemizde sıcaklığı 40°Cnin üzerinde değerlendirilebilecek 170 adet jeotermal sahadan beşi elektrik üretimine, diğerleri de doğrudan ısıtmaya, sanayi uygulamalarına, sağlık ve termal turizme uygundur.
ÜLKEMİZ SULARININ SORUNLARI
 Gerekli finansmanın zamanında
karşılanamaması
 Kesin fizibilite raporları
olmayan ve ekonomik değerlendirmesi
yeterince düşünülmeyen, sorumlusu
belli olmayan projelerin
programlanması
 Su havzalarının ve ovaların
gelişi güzel yerleşime ve sanayiye
açılması
 Yeraltı ve yerüstü su
kaynaklarının aşırı kirletilmesi
 Su yapılarının projesi ve
inşası sırasında yeterli mühendislik
ve işçilik hizmeti alamamış olması, Su
yapılarında kullanılan malzeme ve
ekipmanların kalitesizliği
 Su kullanımı konusunda halkın
bilinçlendirilmemesi
 Sulamada gelişmiş sulama
tekniklerinin yaygın olarak
kullanılmaması
 Yüzey suları potansiyelinin
dicle ve fırat havzasında % 29 unun
bulunması
 Yeraltısuyundan sulama yapılan
bölgelere havzalar arası yüzeysuyu
naklinin güç ve az olması, Su
yapılarının zamanında tamir bakım ve
onarımlarının yapılmaması,
 Su yapılarının İşletilmesine
özen gösterilmeyerek bilgisiz ve
yetersiz personel
çalıştırılması,Kanun, tüzük,
yönetmelik ve standartların göz ardı
edilerek iş yapılmaya çalışılması,
 Çok eskiden çıkarılan ve
kullanım imkanı bulunmayan yasal
zorunlulukların değiştirilmesi ve
günün şartlarına göre düzenlenmesi
için gerekli çalışmaların yapılmaması,
 Bilgili, çalışkan ve dürüst
personele yeterli ücret verilmemesi,
 Su kaynaklarının havza
bazında planlanması ve yönetimi
konusunda dünyada uygulanan
çalışmaların yeterince dikkate
alınmamış olması,
 Su kaynaklarının havza
bazında yönetimi ve ileri teknoloji
kullanımı sırasında çeşitli
disiplinlere bağlı meslek gruplarının
ortak çalışmasın yeterince
sağlanamamış olunması,
ÜLKEMİZDE YAŞAN SU SORUNLARININ ÇÖZÜMÜ
İÇİN NE YAPILMALIDIR?
 Siyasi kararlılık , Yeni bir
su kanunun çıkarılması
 Su Kaynaklarının geliştirilmesi
 Bürokratların su sorunlarını
çözmedeki istekliliği ve bilgi
birikimi
 Kamuda çalışan personelin
gayreti, özverisi ve konulara bakışı
 Suyla ilgili yatırımlara
finasman oluşturulması
 Tarım da İçme ve kullanmada,
sanayide aşırı su kullanımının
azaltılması
 İl, İlçe ve Beldelerimizde su
kayıp ve kaçaklarının önlenmesi
 Yerüstü ve yer altı su
havzalarının kirleticilere karşı
korunması
 Halkın ve
özer çelik - İzmir
01 Mart 2008, Cumartesi 12:35
Bilim adamlarımızın yapmış olduğu
bilimsel araştırma ve incelemelere
eyvallah ama 1 şitre atık 6 litreyi
kirletiyormuş. Peki atıkların içeriksel
farklılıkları yokmu toksit bir atıkla
organik toksit olmayan bir atık aynımı
bunu merak ettim. Bilimsel çalışmaların
üretime dönük olması önemli. kaç bilim
adamımnız bilgisi dahilinde bir üretim
merkezi açabilmiş. Üretim için sermaye,
müteşebbis ruh ve bilgi gerekmekte en
önemli olanıda bilgi teorikte geçerli
pratikte uygulanabilir olmayan bilgi
bilimsel veri olamaz.