El-Hayat: Türklerin ‘güneşi’ ve ABD-İsrail tozu
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Dünya
Ortadoğu
Irak
Kıbrıs
AB
ABD
Genel
Balkanlar
O.Asya-Kafkaslar
G.Asya-Pasifik
Güney Amerika
Afrika
Dünya basını
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Dünya » Dünya basını

El-Hayat: Türklerin ‘güneşi’ ve ABD-İsrail tozu

El Hayat’ta yayımlanan yazıda, Türkiye’nin Kuzey Irak’a kara harekatı ve ABD’nin desteği; İsrail Savunma Bakanı’ndan sonra, Ankara’ya ABD Başkan Yardımcısı Cheney’in yapacağı ziyaretin amacıyla değerlendiriliyor.

 DİĞER HABERLER

  DÜNYA - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

ZÜHEYR KUSAYBATİ
Güncelleme: 15:48 TSİ 26 Şubat 2008 Salı

LONDRA - Türk ordusunun Kuzey Irak’ta gerçekleştirdiği ve adına ‘güneş operasyonu’ dediği askeri operasyonun ‘gerçek’ hedeflerinin üzerini yoğun sis kaplıyor. Oradaki Kürtler, istikrarlarının yeniden ‘PKK terörünün’ kökünü kurutma amaçlı ‘savaş örtüsü’ altında Ankara ile Washington arasındaki işbirliği planıyla bozulmasından endişeliler.
Haberin devamı

Her ne kadar bazıları bu işbirliğini, İsrail ordusu istihbaratının katılacağı ve Türk-ABD-İsrail savaşı halini alacak cepheye dönüşmesini düşünmese de, Kuzey Irak’ın Kürt yönetimindeki uzmanların çoğunluğu, bu üçgenin bir günde oluşmadığının ve arkasında PKK’nın savaşçılarına ve üslerine yönelik, dönemlik darbeleri aşıp bölgesel projelere geçecek planlar olduğunun idrakindeler.

Türk birlikleri Irak’ın kuzeyindeki dört bölgeye girdi. ABD tarafının birkaç yüz Türk askerinin sınırı geçtiğini doğrulamaktaki (çarpıtması) gayet açıktı. Oysa Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin içerideki siyasi baskıları kaldırmak için elini serbest bırakma amacıyla tezkere verdiği ordu, binlerce askerin PKK ve terörüne karşı yeni gövde gösterimine katıldığını teyit ediyor.

Tankların tozunun örtemediği nokta, Ankara’nın güvenlik endişelerini anlamaya yönelik bu Amerikan-İsrail ‘uyanışı’. İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, Türkiye’ye ordusunun kayıplarını aza indirmesine destek olan istihbarat raporları bağışladı ve generallerin ‘güneşinin’ Irak’ın kuzeyine parlamasından önce, askeri üslerinden birinde İsrailli uzmanlar faaliyet gösteriyordu. ABD Dışişleri Bakanlığı, PKK’nın isyanına karşı koymak için Türklerle ‘en iyi işbirliği’ taahhüdünde bulunuyor.

Washington’un güneşin altında ve tozun dumanın arkasında hesapları var. ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’in, sadece PKK’ya yönelik sınırlı operasyon sürecine güven vermek için yakında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün misafiri olacağının, doğru olduğunu düşünmek mümkün değil. Ayrıca İsrail’in Türkiye’nin bütünlüğünün kalesi olduğunu düşünmek zor.

Karşılıklı çıkar alışverişi içinde; Washington, Türkiye’de iktidardaki AKP’den bölgedeki Amerikan çıkarlarının güvenliğine dokunan sorunlarla mücadelede kendisiyle işbirliği yapmasını beklediği vakit, ABD’nin bölge ve müttefikler üzerindeki “bölgesel İran tehlikesi”nden başka bir şey akla gelmiyor. Hal böyleyken Ahmedinejad nükleer dosyada ne zaman zafer elde etse, Tahran’la çekişmenin dozu yükseliyor, ABD’nin İran’ı cezalandırmaya yönelik Batı desteği toplama çabası artıyor.

İsrail hesaplarının başında da Bakan Barak’ın, Ahmedinejad’ın nükleer füze programını tamamlamak için Batı yaptırımını atlatma gücüne yönelik endişesi geliyor. Yoksa Bakan’ı, Ankara’yı Tahran’a karşı kışkırtma, PKK için İran desteği dosyası sunma ve El Kaide’nin topraklarına sızma ihtimaline karşı Türklerin endişelerini seferber etmek için harekete geçiren unsur bu değil mi?

Cheney’in Mart ayında gideceği Türkiye’deki görevinin, istihbarat işbirliğini etkinleştirme derecesinde basitleştirmek ise gülünç gerçekten. Zira ABD Başkan Yardımcısının dış gezileri zor görevlere özel. Cheney, Başkan George Bush yönetimindeki yeni muhafazakar şahinlerden arta kalanlara liderlik etmesiyle ve ABD’yi İran’a karşı savaşa sokma hamasetiyle biliniyor.

PKK üsleriyle ilgili Amerikan istihbarat bilgilerinin işini kolaylaştırması sonrası Irak sınırını geçen Türk tanklarının tozu dumanının arkasında; Türklerin Cheney’in kendilerine İran dosyasıyla geleceğini, nükleer programı ve balistik füzeleriyle, komşunun bölgede yeni gerçekler dayatacakken, Türk generallerin çabalarını PKK savaşçılarıyla küçük bir savaşta harcamaması nasihatinde bulunacağını itiraf etmeleri pek uzun sürmedi.

Müslüman-laik Türkiye’nin tehdit edilmesine İsrail silah anlaşmaları da giriyor. Ankara bu silahlarla Suriye, Yunanistan ve doğal olarak İsrail’le savaşmayacak kesinlikle. Generallerin donatılması içinde Türk-Amerikan-İsrail ortak savaşını hak etmeyen PKK’ya yönelik ‘güneş’ operasyonu altında çok toz var. Barak’tan sonra Cheney’in Ankara’daki misyonu, her ne kadar Türkiye Milli Güvenlik Kurulu, İran nükleer tesislerinin vurulmasını kolaylaştırma rolüne ikna olmasa da Türkiye ile İran arasında çatışmanın tohumlarını ekmek olabilir.

Irak kitle imha silahları tehlikesi etrafındaki Amerikan değerlendirmeleri yalandan ibaretti. Peki savaş projesindeki İsrail yalanını ne engelleyebilir? Barak ve Cheney silah ve rollerin değişiminde kesinlikle cimri davranmayacaktır. Türklerin ‘güneşinin’ arkasında onları Tahran’la açmaza sokmak amaçlı yoğun saptırma sisi var.

Londra’da yayımlanan El Hayat gazetesi, 25 Şubat 2008,
Arapçadan çeviren: Halil Çelik

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

ahmet akçay  - Denizli
27 Şubat 2008, Çarşamba 11:39  
artık bunun böyle olduğunu kör gördü sağır duydu artık kime güveneceğimizi şaşırdık yok güvenebileceğimiz bir yönetici sanırım önce yönetici demek dürüst olmalı böyle birşey varsa hiç bu oparasyon yapılmamalıydı saygılar

Berke Birinci  - İstanbul
26 Şubat 2008, Salı 23:25  
Yazıda birbiriyle çelişen anlamsız yorumlar ve teoriler var. Öncelikle gerek Türkiye, gerek İran; ortak etnik yapısından dolayı, Irak"ın kuzeyinde Kürdistan devletine sıcak bakmıyor. Hal böyleyken, yazdığı şekliyle ABD, Türkiye ile İran arasında PKK dosyasıyla nasıl bir çatışma tohumu ekebilir ki? Olsa olsa, yapılan doğalgaz satın alma anlaşmaları fes olunur, bu da çatışma ile aynı platformda değerlendirilmekten çok uzakta.

barış turan  - İstanbul
26 Şubat 2008, Salı 19:48  
cok dogru olmasa da dogru denebileck seyler var! bnde endişeliyim günesin tozlanmasndan...

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları