HANCOCK Vizyona giren, yönetmen Peter Bergin filmi Hancockta, Jason Bateman, Will Smith ve Charlize Theron performanslarını sergiliyor. Senaryosunu da Akiva Goldsman, John August, Peter Berg ve Vince Gilin hazırladığı bilim kurgu, aksiyon ve komedinin birleştiği filmin konusu kısaca şöyle: Hancock, aslında başkalarının ne düşündüğünü umursayan birisi değildir. Halkla İlişkiler Uzmanı Ray Embreyin hayatını kurtardıktan sonra alaycı süper kahramanımız kendisinin de zayıf bir tarafının olabileceğini farketmeye başlar. Hancockun bugüne kadar karşılaştığı en büyük sorun bu yönüyle yüzleşmek olacaktır. Ayrıca, bu da Rayin karısı Marynin, onun işe yaramazın teki olduğu konusundaki ısrarını kırmak için bir fırsattır.
KUNG FU PANDA Ünlülerin seslendirdiği haftanın animasyon filmi Kung Fu Panda seyirciyle buluştu. Yönetmen Mark Osborne ve John Stevensonun filminde karakterleri, Angelina Jolie, Dustin Hoffman, David Cross, Jack Black, Michael Clarke Duncan, Ian McShane, Lucy Liu, Jackie Chan gibi isimler seslendirdi. Filmde olaylar kısaca şöyle gelişiyor: Panda Po, antik Çindeki Barış Vadisinde ucuz bir restoranda garson olarak çalışmaktadır. Kung fu fanatiğidir ama becerisini bir türlü sergileyemez. Bu arada Barış Vadisinin kapısına birbirinden güçlü düşmanlar dayanmıştır. Eski bir efsaneye göre günün birinde bir kahraman doğacak ve halkı kurtaracaktır.
KADAVRA - PATHOLOGY Marc Schölermannın yönettiği ve Milo Ventimiglia, Michael Weston, Lauren Lee Smith ile John Whitworthun oynadığı Kadavra - Pathology vizyona girdi. Filmin konusu kısaca şöyle: Her ikisi de kendilerinin en anlaşılmaz ölüm sebeplerini ortaya çıkarmada eşsiz olduklarına inanmaktadır. Jake, Tedi hangisinin daha mükemmel bir cinayet işleyeceğine dair ölümcül bir oyuna davet eder. İki parlak doktor, kimin en iyi olduğunu göstermek için son bir yarışa girecektir.
AŞKZEDE - FORGETTİNG SARAH MARSHALL Aşkzede - Forgetting Sarah Marshall izleyiciyle buluştu. Nicholas Stollerın yönetmenliği üstlendiği filmde, başrol oyuncuları Jason Bateman, Kristen Bell ve Paul Rudd. Komediyle romantizmi birleştiren filmin konusu kısaca şöyle: Müzisyen Peter, altı yılını televizyon yıldızı kız arkadaşı Sarahı idolleştirmekle geçirmiştir. Sarahın attığı her adımda yanında olmaya çalışır. O, Sarahın hem sevgilisi, hem asistanıdır. Ancak Sarah tarafından terk edilmesiyle birlikte kendisini yapayalnız bulur. Peter kendine gelebilmek için Hawaiiye tatile gittiğinde hayatının en büyük kabusuyla karşı karşıya kalır. Eski sevgilisi ve erkek arkadaşı Aldous da aynı tatil köyünde kalmaktadır.
"No Country for Old Man", evet güzel
film, epey güzel, ama harika değil,
harika bir sonu yok, yine de kendi
tarzına sahip ve evet denildiği gibi
aldığı oscarı hak ediyor, böyle bir
filme oscar vermeleri de şaşırtıcıydı
aslında, daha çok masraflı filmlere
oscar vermeyi seven kurul için.
Baran - Yurt Dışı
23 Mayıs 2008, Cuma 20:04
Benim gorusum "No country for old man"
in bayagi iyi bir film. Biraz hizli
bittigi dogru fakat senaryosu standart
filmlerden farkli gelisiyor vede film i
1 kere izleyerek herseyi cozemiyorsunuz
2 seferde daha once farkinda olmadiginiz
detaylari goruyorsunuz bu ufak seylerde
bana gore filmi enteresan kiliyor. Eger
sinemaya cok merakliysaniz tavsiye
ederim. hatta izledikten sonrada filmle
ilgili internetten yorumlar okuyup
birdaha izlemenizi tavsiye ederim film
daha farkli gozukuyor.
birol boztoprak - İstanbul
23 Mayıs 2008, Cuma 17:04
No Country For Old Man filmini
izleyenler genelde filmin sonunu
beğenmmemişler çünkü alıştığımız gibi
bitmiyor film insanlarımız farklı bir
sona alışkan deiller o yüzden olabilir