El Kaide örgütü kendisini bombalar ve patlayıcılarla karşılama tehdidinde bulundu ancak bizler bir savaş suçlusu olarak ona yakışan karşılamanın, bozuk yumurta ve çürümüş domates yağmuruna tutulması, kendisine, yıkıcı savaşlarına, Arap ve Müslüman olan her şeye karşı taraflı dış politikalarına yönelik Arap ve Müslüman duyguları gösterme amaçlı gürültülü gösteriler olduğunu düşünüyoruz.
Altı ülkedeki rejimlerin ve liderlerinin, ABD başkanının önüne kırmızı halılar sermeleri, onun ve beraberindeki heyetin onuruna görkemli ziyafetler vermeleri hakları. Zira bu rejimler bölgedeki savaşlarına katılmamış olsalar da işbirliği yapmışlardır. Bu bağlamda Iraka saldıran ve Bağdatı işgal eden ABD güçlerinin Iraka komşu Arap topraklarından kalktığını hatırlatmak yeterli olacaktır. Fakat Arap halklarının da uygar bir şekilde bu adam, katliamları, savaşları ve felaket politikaları hakkındaki görüşünü ifade etmesi hakkı.
Başkan Bush, hükümetleri Irak ve Afganistandaki Amerikan savaşlarında hamasetle işbirliği yapan ve dost olmaları öngörülen İngiltere ve Avustralya halkları gibi Batılı halklar tarafından gürültülü gösteriler ve şiddetli protestolarla karşılanırken Mısır, Ürdün, Filistin, Suudi Arabistan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirliklerinde güllerle, kokularla ve hatta sessizlikle karşılanması utanç verici olur.
ABD halkının kendisi bu adamı diline dolayıp tarihinin en kötü başkanı olarak görüyorsa, halk desteği yüzde 25lerin altına düştüyse kendisinin Iraktaki kanlı savaşında 1,5 milyon evladını kaybeden bölge halkları tarafından güzel karşılanacağını hissetmeyeceği gayet açıktır.
Başkan Bushun savaş ve yıkım dışında bir şey bilmediği için barış yapıcısı olması mümkün değildir. İlk günden itibaren İsraili desteklemek, Filistin halkına, yönetimine ve diğer Arap ülkelerine Yahudi devleti olarak İsrailin tanınmasını dayatmak için bölgeye gittiğini açıkladı.
İsrailin Batı Şeria ve Gazze şeridinin evlatlarına yönelik günlük katliamlarını desteklediği, yerleşim birimlerinin genişletilmesine, işgal Kudüs etrafına temel yerleşim birimleri eklenmesi ve Batı Şerianın dört bir yanında başka genişletmelere arka çıktığı halde onun bölgeye bağımsız Filistin devleti kurmak için geldiğini nasıl doğrulayabiliriz ki! İsrail Yedioth Ahronot gazetesinde yayımlanan özel konuşmasında hali hazırdaki ziyaretinin en önemli sebebinin, İbrani devletini desteklemek ve tehlikelerle mücadelede yanında olduğunu teyit etmek olduğunu açıkladı.
ABD Başkanının bahsini ettiği tehlike ise İran tehlikesi. Bu tehlikenin yeniden büyütülmesi, İran nükleer programına yönelik ABD ve belki İsrail askeri operasyonuna hazırlık için programlı medya ve siyaset operasyonu başladı. Bush, ziyaret edeceği ülkelerin liderlerine bizler İranı tehlike olarak görüyoruz ve Amerikan istihbaratların bu tehlikeye ilişkin değerlendirmesinin konunun önemini azaltmadığını aksine yapısına açıklık getiriyoru ifade edeceğine vurgu yaparak aynı gazetede bu durumu bütün açıklığıyla ortaya koydu.
Bu adam savaşlar ve kan dökmekte uzman. Mirası ise başarısız ve felaket savaşlar, başarısız ülkeler yaratmak, kanlı kaos, tersanesinde bolca bulunan kitle imha silahlarının asılsız gerekçeler altında masumların öldürülmesi için kullanılmasıyla kabarık. Iraka demokrasi getirme, insan haklarına saygıyı öngörme, Irak halkını diktatör rejimden kurtarma gerekçesiyle saldırdı. İşte Irak işgalden beş yıl sonra, 1,5 milyon ölü ve bu sayının iki katı yaralı, beş milyon sürgünü ile mezhepçi milislerin hükmettiği, sosyal yapıyı parçalayan, öldürücü mezhepçilik tohumlarıyla beslenen, orta sınıfı yıkan ve bilim adamlarını öldüren yabancı işgale boyun eğmiş güvenli olmayan başarısız bir devlete dönüştü.
Irak işgali, demokrasi veya Irak halkı için değil, İsrailin güvenliğini sağlamak, Irak petrollerini kontrol altına almak, Arap milletini aşağılamak ve bütün güç etkenlerinden mahrum bırakmak içindi. On yıl ABD Merkez Bankası başkanlığı yapmış Alan Greenspan anılarında Avustralya savunma bakanının kendisine Irak savaşının petrol için yapıldığını ifade ettiğini yazmakta tereddüt göstermedi.
Şayet başkan Bush, demokrasi sancağının koruyucusu ise Pakistanda diktatör Pervez Müşerrefle koalisyonunu, bölgedeki demokrasiye, özgür ve nezih seçimlere benzeri görülmemiş bir örnek sunması sebebiyle Filistin halkını aç bırakmasını neyle açıklayacağız? Sonra başkan Bush bizlere hali hazırdaki gezisinde ziyaret edeceği ülkelerdeki büyük demokrasileri ve insan haklarına saygıyı gösterebilir mi?
Bushun teröre karşı savaşı bile şu ana kadar 600 milyar dolardan fazla harcamasına rağmen tersi sonuçlar getirdi. Zira Tora Bora cumhuriyetinde mahsur durumdaki El Kaide örgütü, Irak, Suudi Arabistan, Avrupa, Somali ve son olarak Arap Mağripte şubeleri bulunan uluslararası bir örgüte dönüştü. İroni, Bushun güçlerini yönetimini devirmeleri için gönderdiği Taliban hareketinin saflarını yeniden düzenlemeye başlaması ve 5 Afgan vilayetini kontrolüne almasıdır. İngiltere gazeteleri son olarak İngiliz diplomatların Taliban temsilcileriyle İngiltere güçlerinin canlarını korumak, güvenlik ve uyuşturucu ekimiyle mücadele alanlarında işbirliği için yaptıkları görüşmeleri ortaya çıkardı.
Başkan Bushun veya yönetiminin en iyi şartlarda Benazir Butto suikastından dolaylı olarak sorumlu olduğunu ifade edersek abartmış olmayız. ABD yönetimi, Buttoyu İslamcı aşırılıkçılarla savaşlarında bir piyon olarak kullandı ve Pakistan nükleer bombasının babası Abdulkadir Hanın teslimi, ABD güçlerini istedikleri mevzileri bombalaması için serbest bırakması gibi taciz edici bütün Amerikan taleplerini yerine getirmesini şart koştu.
Başkan Bushun ziyaret edeceği ülkelerdeki Arap halkları, onun küstahlığına karşı koymalı, gururunu kırmalı, kendilerine yönelik cehaletini ve düşüncelerini gözler önüne sermeli ve kendisini karşılayacak, elini sıkacak ve sarılacak liderlerin, halkların asıl tutumlarını temsil etmediğini ispatlamalılar.
Başkan Bushun savaş davullarını çalmak ve kışkırtmak için geldiği İran savaşı, bölge için bir felaket olacaktır. Arap halkları da bu savaştan en fazla zarar görecek halk olacaktır. Zira İran füzeleri intikam misillemesiyle fırlatıldığı zaman hükümetleri bu savaşa katılan veya topraklarında ABD üssüne ev sahipliği eden Arap petrol kuyularına ve şehirlerine çevrilecektir.
Başkan Bush bütün savaşlarını kaybetti, dünya halklarının nazarında rejimin en iğrenç rejim haline getirdi, 4000 Amerikan askerinin öldürülmesine, 25 binin yaralanmasına ve büyük oranda askerin engelli olmasına sebebiyet verdi. Şimdi Bush yaralı bir kaplan, her şeyi kaybetmiş ve kaybını bir şekilde telafi etmek isteyen kumarcı gibi hareket ediyor. Bu yüzden Bushun veya çok tehlikeli ve yıkıcı olacak yeni savaşına destek vermeye hazırlanan Arap hükümetlerinin durdurulması gerekli.
*Londrada yayımlanan El Kuds El Arabi gazetesi, 8 Ocak 2008, Genel yayın yönetmeni,
Arapçadan çeviri: Halil Çelik