ANKARA - Çalışmanın ilk aşamasında, resimler üzerinde iki çeşit kırmızı boya olduğu ortaya çıktı. Analizle, o dönemin teknolojisi ve sosyal yaşamının da daha fazla aydınlanabileceği bildirildi...
Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, insanoğlunun ilk toplu yerleşime geçtiği, hayvanları evcilleştirilip tarım yaptığı Çatalhöyükün en ilginç buluntularından olan ve dönem hakkında önemli bilgiler sunan duvar resimlerinden 14ü Anadolu Medeniyetleri Müzesinde teşhir ediliyor.
Ancak, malzeme analizi yapılmadığı ve bu nedenle restorasyon ve konservasyonu tamamlanamadığı için depolarda korunan 96 eşşiz resim, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ile Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Sarayköy Nükleer Enerji Araştırma ve Eğitim Merkezi uzmanlarının ortak çalışması ile müze salonlarında yerini alacak.
Üç yıl sürecek çalışma kapsamında, nükleer tekniklerle, 96 duvar resminin malzeme analizi yapılacak. Analiz sonuçlarına göre, eserlerin restorasyon ve konservasyon işlemleri gerçekleştirilecek.
TAEKDEN TÜM MÜZELERE KATKI Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürü Hikmet Denizli de nükleer analizler sonucunda, resimler yapılırken hangi boya ile aletlerin kullanıldığının ortaya çıkarılacağını ve eserlerin buna uygun olarak restore edilebileceğini söyledi.
TAEK Sarayköy Nükleer Enerji Araştırma ve Eğitim Merkezinden Dr. Abdullah Zararsız ise nükleer tekniklerle, malzemeye hasar vermeden tarihi eser üzerinde inceleme yapabildiklerini, analizlerle, bir çömleğin hangi yöreden çıktığı, oradaki toplumun kimlerle ticaret yaptığı gibi bilgiler elde edilebildiğini anlattı.
Bakanlık ile protokol imzaladıklarını belirten Zararsız, Türkiyedeki tüm müzelere katkı verebileceklerini dile getirdi.
ÇOK ETKİLENDİM TAEKin davetlisi olarak çalışmayla ilgili Türkiyeye gelen Yunanistan Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi görevlisi Nükleer Fizikçi Dr. Andreas Karydas da eserler üzerinde incelemeler yaptı. Çatalhöyük duvar resimlerini daha önce görmediğini belirten Karydas, o zamanki tekniklerden çok etkilendiğini bildirdi.
Karydas, konuyla ilgili Yunanistanda benzer çalışmalar yaptığını belirterek, Türkiye ve Yunanistanda zengin kültürel varlıklar olduğu için konservasyon ve malzeme analizinde, nükleer tekniklerin kullanılması gerekiyor. Nükleer teknik, tarihi miras için en uygun teknik, karakteri iyi analiz etme konusunda optimum düzeyde uyum sağlıyor ve malzemenin tahrip olmasını engelliyor dedi.
Bu tekniğin kültür varlıklarının incelenmesinde kullanılmasının giderek arttığına dikkat çeken Karydas, projede de kısa zamanda önemli sonuçlar elde ettiklerini, TAEK ile bakanlık arasında güçlü bir iş birliği olduğunu gördüğünü söyledi.
Müze Uzmanı Latif Özen ise 1960-63 yılları arasında yapılan kazılarda ortaya çıkan resimlerin çok önemli olduğunu, çünkü daha sonraki kazılarda bu kadar özel resimlere rastlanmadığını anlattı.
YENİ KEŞİF: KIRMIZI BOYA İKİ TÜR Çalışmanın daha başlangıcında olunmasına rağmen, duvar resimleri üzerindeki kırmızı boyanın, demir bazlı ve civa bazlı olmak üzere iki çeşit olduğu ortaya çıktı. Daha önce sadece kırmızı boyanın demir bazlı olanı biliniyordu.
Dr. Karydas konu ile ilgili olarak, çalışmayı yaparken Yunanistandaki arkadaşının kendisini aradığını, tesadüfen aynı anda oradaki duvar resimlerinde de civa bazlı kırmızı boya bulunduğunu haber aldığını söyledi. Karydas, çalışmayla uzun dönemde yeni bulgular ortaya çıkacağını belirtti.
Bazı boyaların her yerde, bazılarının ise sadece bir bölgede yapılabileceğini ifade eden müze uzmanları da duvar resimleri çözümlendikçe, kültürler arasında ticaretin yaygın olup olmadığı, o dönem ki teknoloji, insanların sosyal yaşamı, iletişimi ve etkileşimi gibi bulgulara da rastlanabileceğini anlattılar.
Başkanlığını Müze Müdürü Hikmet Denizlinin yaptığı projede, Dr. Zararsız ve Dr. Erdal Tan, Dr. Karydas, müze personeli ve Çatalhöyük Kazısı Konservatörü Duygu Çamurcuoğlu Cleere yer alıyor.
ÇATALHÖYÜK DUVAR RESİMLERİ Çatalhöyükte, 1961-1965 yılları arasındaki kazılarda, 13 yapı katı açığa çıkarıldı. En erken yerleşim katının Milattan Önce 5 bin 500 yıllarına ait olduğu höyükte, ilk yerleşme, ilk ev mimarisi ve ilk kutsal yapılara ait özgün buluntular yer alıyor. Çatalhöyük, insanlık tarihine ışık tutan bir merkez olarak görülüyor.
İlk Çağ insanının mağara duvarlarına yaptığı resimlerin devamı niteliğinde olan Çatalhöyükte duvar resimlerinde av ve evle ilgili sahneler ile kuş motifleri ve geometrik desenler bulunuyor. Ayrıca, duvarlara, ölü gömme adetlerinin de resmedildiği gözleniyor.