Marmara Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana bilim Dalı Başkanı Prof Dr. Volkan Korten, kuş gribi virüsü, tedavi ve aşı konusundaki güncel gelişmelerle ilgili sorularımızı yanıtladı.
Kuş gribi virüsünün insan grip virüsüyle karşılaşıp melez bir virüs oluşmasının büyük bir tehlike olacağı hep vurgulanıyordu. Amerikadaki Hastalık Kontrol Merkezi laboratuarında bu işlem gerçekleştirildi. Bu virüsün geleceğini nasıl etkileyecek?
Evet, Amerikada bu korkulan işlem gerçekleştirildi. Laboratuarda oluşturulan yeni virüs hayvan modellerinde denendi. Görüldü ki, virüs korkulduğu düzeyde bulaşıcı özelliğe sahip değil. Hatta normal grip virüsünden bile daha az düzeyde bulaşıyor. Ancak yine de araştırmacıların kendi ifadelerine göre çok da kolay olacak bir iş değil bu. Tabii ki tedbirlerin elden bırakılmaması gerekiyor. Araştırmacılar sadece bir virüs üzerinde deney yaptılar. Virüsün birçok kombinasyonları olabileceğini biliyoruz.
Kuş gribi virüsünün insandan insana bulaştı mı? Bu konuda kesin kanıtlar var mı?
Kuş gribi virüsünün insandan insana bulaştığını ortaya koyan birkaç vaka var. Ancak bunların sayısı sınırlı. İnsandan insana bulaşması oldukça zor. Kümes hayvanı faktörü olmayan vakalar saptandı.
Kuş gribine karşı henüz üretim izni alınmış bir aşı bulunmuyor. Çalışmalar hangi ülkelerde aktif olarak sürüyor. İngilterede son bir aşı çalışmasıyla ilgili açıklama yapıldı. Sizce yakın bir gelecekte aşı üretilebilecek mi?
Aşı geliştirme çalışmalarında ise hibrit (hybrid) adı verilen bir yöntem kullanılıyor. Kuş gribi virüslerinin tehlikeli genleri alınıp zararsız bir virüsün içine yerleştirilerek aşı üretimi yapılıyor. Ön araştırmaları biten iki aşı çalışması var. Birisi Amerika, birisi de Fransa. Ancak bu iki aşı da orta düzeyde başarı gösterdi. Aşı yaparken biraz fazla madde vermeniz gerekiyor. İki kere aşılama gerekiyor. Sonuçlar parlak değil. Bunun anlamı şu. Dünyadaki aşı üretim kapasitesi sınırlı ve bu yüksek dozlarda verildiği zaman aşı yeterli olmayacak. Firmalar çok da fazla aşı üretemiyorlar. Ancak geçen hafta İngilterede -henüz yayınlanan bir çalışma yok ama- bir ilaç şirketinin yaptığı duyuruda daha çok antijenle, daha küçük miktarlarda antijenle daha yüksek koruma oranı elde ettiklerini ifade ettiler.
Eğer bu aşının üretim izni verilirse öbürlerinden farklı bir gelişme olur. Yüz milyonlarca doz aşı daha kısa sürede üretilmiş olur. Ancak bu aşı yeni gelişen virüslere karşı koruyucu değil. Bir yakınlık olduğu için virüsler açısından bu aşıyı olanların kısmi koruma altına girmeleri ve daha sonra gelecek yeni aşılara d aha iyi yanıt vermeleri söz konusu olabiliyor.
Kuş gribi aşısı üretim izni alırsa öncelikli olarak kimlerin aşılanmasını önerecek bilim adamları. Grip aşısında olduğu gibi risk grubuna mı önerilecek?
Bu aşının nasıl yapılacağı tamamen devletin düzenlemesine bağlı olan bir şey tabii ki çok farklı uygulamalar olabilir. Örneğin sağlık personeli öncelikli olabilir veya kuş ölümlerinin yoğun olduğu bölgedeki riskli kişiler olabilir. Bunların başında da çiftçiler geliyor. Bu tamamen aşının fiyatına miktarına bağlı olarak değişecek. Ancak en erken 2007 yılında her şey yolunda giderse aşı uygulamaya girecek. Birçok aday virüs üretiliyor aşıda kullanılmak üzere. Bunlardan en son üretilenlerden biri de hindilerden elde edilen bizim suşumuz, bizim izolatımı İngillterede hazırlanan aşıda kullanılan suşladan bir tanesi.
Dünyada ve Türkiyede ne kadar insan kuş gribine yakalandı, ne kadarı öldü? Ölümlerin yüksek olması virüsün ölümcüllüğüyle mi doğru orantılı, yoksa tedaviye başlanırken geç mi kalındı?
Dünyada 232 kişi kuş gribine yakalandı. Bunlardan 134 kişi öldü. Türkiyede yakalanan insan sayısı ise 12. Bu hastalardan da 4ü öldü. Yakalanan her iki kişiden biri ölüyor gibi görünüyor ama bu doğru değil. O kadar ölümcül bir virüs değil. Ama ölen kişilere geç müdahale edildiğini biliyoruz. Tedavide şu an kullanılan iki ilaç var. Ön planda olan oseltamivir. Bu etken enfeksiyon yalnız solunum sisteminde değil, tüm vücutta etkin olarak görülüyor. Ağızdan hap olarak alınan oseltamivir de yalnız solunum sisteminde değil, diğer organlardaki enfeksiyon üzerinde de etkili. 48 saat içinde verilmesi gerekiyor. Bir başka önemli konu da normal insanlar için önerilen doz kuş gribinde yeterli olmayacağı düşünülüyor. Bir misli daha yüksek doz verilmesi gibi bir görüş hakim. Bizim ülkemizde de bu ilaçlar kullanıldı ama geç kullanılan vakalar da oldu. Bu nedenle eğer bir şüphe varsa test sonuçlanmamış olsa bile ilk 48 saat içinde antiviral ilaçlar verilebilir.
Dünyada büyük bir grip salgını beklentisi var. İnsandan insana bulaşırken virüslerde nasıl bir farklılık oluşuyor?
İnsandan insana geçince virüslerin güçlerinde kaybolma söz konusu oluyor, ancak yeni gelişen virüslerin daha saldırgan olma ihtimalleri de var. 1917-1918 yılında en büyük grip salgınına neden olan virüsle ilgili araştırmalar zaman içinde virüsün küçük küçük değişikler geçirdiğini ve bulaşıcı özelliğinin arttığını gösteriyor.
Sağlık Bakanlığı ulusal grip eylem planını oluşturmak için illere duyuruda bulundu. Yaşadığımız deneyimleri dikkate alarak sizce alınan önlemler yeterli mi?
Bakanlık bir salgın olabileceği konusunda uyarıda bulundu. Ancak kırsal bölgelerde halka dönük bilgilendirilmenin artması şart. Medya ve Sağlık Bakanlığı bu konuya daha fazla eğilmeli. Nasıl bulaştığı, nelerin yapılmaması gerektiği daha fazla vurgulanmalı. Erken teşhisin önemi anlatılmalı. Evin arkasında kümes hayvanı beslenmemeli. En önemlisi hasta ve ölü kuşlara dokunulmamalı, yenilmemeli, avcılar dikkatli olmalı. Güvercinlerin yoğun olduğu bölgelere gidilmemeli. Kümes hayvanlarıyla vahşi kuşlarla yakın temasta olmamak lazım.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |